18.11.2016, 00:36 1788

TEMBELLİK, İNSANIN EN BÜYÜK DÜŞMANIDIR

Fikrettin ÇIPLAK

Fikrettin ÇIPLAK

Hayatta insanın en büyük düşmanlarından birisi de tembelliktir.
Tembellik, çok kötü ahlaki bir illettir. Bir insanın hamdolsun eli, ayağı, gözü, kulağı, yani bedeni ve ruhu sıhhatli, sağlam olduğu halde bir işin ucundan tutmayanlar, bir baltaya sap olmayan, iş görmeyi, çalışmayı sevmeyen, çeşitli geçersiz bahaneler ileri sürerek önüne çıkan iş imkanlarını beğenmeyen, çalışmak için çaba sarfetmeyen, sıkıntıdan, külfetten kaçan, bunlardan dolayı kimse tarafından sevilmeyen, ailesinin yüz karası, toplumun maskarası olan kişilere tembel insan denir.
Kainatın en değerli varlığı olan insana hiç yakışmayan kötü huy tembelliktir. Halbuki, insanoğlunun dünyada huzurlu olabilmesi, mutlu yaşayabilmesi, dünya nimetlerinden yeterince nasibini alabilmesi, dünya ve ebedi olan ahiret hayatını kazanabilmesi, ülkelerin gelişip yükselebilmeleri, insanların çalışıp çabalamalarına bağlıdır. Çünkü, çalışan daima kazanır. Çalışmayan tembellik gösterenler ise başlangıçta ne kadar varlıklı olurlarsa olsunlar, gün geçtikçe azalır ve yok olurlar. Yani, havuz ne kadar büyük olursa olsun, akarsu ile beslenmiyorsa, vanası açık havuzun suyu çabuk boşalır. Çünkü, bütün işlerde devamlılık esas olduğu gibi çalışmada da süreklilik esastır. Yaşı başı ne olursa olsun İslam ve insanlık anlayışında durmak yoktur, tembellik yoktur.
Yüce rabbimiz kutsal kitabımız Kur’an’da şöyle bildiriyor: “İnsan için ancak çalıştığı vardır. (tembele kazanç yoktur) Necm 53. Onun için çalışan vezir, çalışmayan tembel insan ise rezildir.
İnsanın değerini, onurunu sıfıra düşüren, çalışma ruhunu da öldüren, azmini kıran, kişiyi sefalete, yoksulluğa sürükleyen, vatanının, milletinin, devletinin muasır medeniyet seviyesine ulaşmasını engelleyen, gelişmiş ülkeler karşısında milletimizin saygınlığını azaltan tembellik illetidir. Tembellik bir Müslümana asla yakışmayan kötü bir derttir. Dermanı ise en kısa zamanda çalışmaya yönelmektir.
Ne diyor yüce dinimiz: “İki günü eşit olan zarardadır. Müminin bir sonraki günü bir önceki gününe göre daima üstün, kârlı olacaktır. Mümin daima ilerleyen ve yücelendir. Dünya ve ahireti için durmadan çalışandır. Hiç kimseye muhtaç olmayan, herkese yardım edendir” buyurmak suretiyle çalışmanın yüceliğini, tembelliğin cüceliğini, kötülüğünü anlatmaktadır.
Yine Kur’an’ın inşirah suresindeki şu çarpıcı örnek girişimciliğin önemini anlatmaktadır ki, “Bir işi bitirince -durma- hemen başka bir işe başla. Ancak rabbine yönel, ona dayan, ona güven ve ondan yardım dile.” İnşirah 7-8 ayetler.
Buruç suresinde ise; “Faalün lima yüriya”, yani (Ey insanoğlu, görmez misin ki, bütün kainatı yaratan, yaşatan ve yöneten ulu Allah cc) bir an bile durmuyor. Faal, en yüce derecede çalışıyor” iken sen nasıl yatarsın dercesine çalışmanın önemini belirtiyor. Tembelliği yeriyor. Yani çalışmak farz, çalışmamak tembellik haramdır diyor.
Bazılarımız, iş bul da çalışalım, nerede iş var, iş yok işte diyor olabilir. Bulduğu işin kazancını az bulup veya zorluğunu sebep gösterip bahane bulanlar olabilir. Ancak bunlar çalışmak isteyenler için geçerli mazeretler değildir. Bakın size yaşanmış bir örnek sunayım: 40 yıl önce köyden gelen bir kardeşimiz okuma fırsatı bulamamış, köyüne de geri dönmemiş, ufaktan çeşitli işlerde çalışmaya başlamış, inşaat işçisi olmuş. Kendisine bir kürek lazım. Nalburiye dükkanında karşılaştık. Küreği o zaman 4 liraya aldı. Sapı 1 lira. 4 lirası var, 1 lirası yok. Satıcı küreğin sapını veresiye vermiyor. Ben de olayı seyrediyorum. Satıcıya dedim ki, sen bu sapı ver, bu parasını vermezse ben veririm. Yani kefilim, dedim. Alıcıyı tanımıyorum. Satıcı kefalet öyle olmaz Hacım, verirsin 1 lirayı sapı alıcıya verirsin. İyilik böyle olur deyince, 1 lirayı verdim ve işçiye küreği aldık. Bu işçi önce kalfa oldu, taş ören oldu. Şimdi hatırı sayılır bir inşaat müteahhidi oldu ve bu halini de hiç unutmaz. Herkese de yardımcı olur. Yani isteyen, istekli olan işi bulur. Sebat eden yükselir.
R.SAV. “Sizden biriniz hiçbir iş bulamazsa bile, eline bir ip, bir balta alıp dağa çıkıp odun kesip sırtına alarak çarşıda satıp rızkını temin etmesi ve onurunu kurtarması, başkalarına el avuç açmasından daha hayırlıdır” buyuruyor.
Çalışmak İslam nazarında böylesine değerli, tembellik ise en değersiz kötü bir ahlaktır, huydur.
Tembellerin durumunu toplumda hayretle ve ibretle izliyoruz ve üzülüyoruz. Halbuki durumu ne olursa olsun hoşumuza gitmese bile bu dünyada herkesin yapabileceği bir iş vardır.
Elbette ki toplumda yaşlı, hasta, engelli, kaza geçirmiş herhangi bir sebeple iş göremez durumda olanlar vardır. Bunlar istisnadır. Anlattıklarımızın dışında olanlara sözümüz yoktur. Onlara bakmak, başta devletimizin, milletimizin ve bizlerin ana görevidir.
Unutmayalım ki, bir millet, bir devlet çalışkan bireylerinin omuzlarında yükselir. Onun için planlı, programlı, bilgili, araştırmaya yönelik çalışmalar fazilettir. Tembellik ise, rezalettir. İşin özü budur. Çocuklarımıza küçük yaşlarda çalışmayı sevdirmeliyiz. Kazanmanın zevkini onlara tattırmalıyız. Tembelliğin, miskinliğin, ataletin adiliğini çocuklarımızın ruhuna yerleştirmeli, onları çalışma azmi ile yetiştirmeliyiz. Sorun buradadır.
Konumuzu tembelliği yeren atalarımızın bazı güzel sözleri ile bitirelim.
Çalışkanlık asalet, miskinlik rezalettir.
Tembellik fakirliğin anasıdır.
Çalışkanlık hürriyet, atalet esarettir.
Bütün kötülükler boş oturmadan doğar.
Tembel insan eceli gelmeden ölen insandır. Yani tembeller yaşayan ölülerdir.
Ağustos sıcağında söğüt gölgesinde yatıp uyuyanlar kışın zemherinin soğuğunda afedersiniz Agobun iti gibi tir-tir titrerler.
Tembele kapıyı ört demişler de yel esince örter demiş.
Tembelin sırtına vurmuşlar da aşağı mahallede davul çalınıyor demiş.
Çalışan demir ışıldar, yatan demir paslanır, paslanan demiri ateş temizler.
Milli şairimiz Mehmet Akif ne diyor: Kim kazanmazsa bir ekmek parası, o kişi bu dünyada dostunun yüz karası, düşmanının maskarası...
R.SAV. efendimiz mübarek bir dualarında “Yarabbi, tembellikten, miskinlikten, fakirlikten, usandıran hastalıktan, bezdiren yaşlılıktan erzeli ömür, yani hayırsız, faydasız ömürden korkaklıktan, acizlikten sana sığınırım.”
Evet, netice; çalışanı Allah sever, kulu da sever. Onun için tembellikten uzak olalım. Daima çalışalım, çalışalım, çalışalım ki, muasır medeniyet seviyesine ulaşalım. Rabbim bizleri tembellikten uzak etsin, cümlemizin yar ve yardımcısı olsun. Amin.
 
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
26°
parçalı bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 29 Eylül 2020
İmsak 05:04
Güneş 06:28
Öğle 12:36
İkindi 15:55
Akşam 18:33
Yatsı 19:52

Gelişmelerden Haberdar Olun

@