10.06.2019, 00:10 241

TARİKAT VE CEMAATLER…

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

Selçuklu Devletini, tarikat ve cemaatler eritip, yok etti.

Osmanlı’yı da…

Eğer birileri, hiç bir şey üretmeden yaşayan, yaşamını dinsel ticarete bağlamış, hepsi birbirinden asalak bu grupları durdurmazsa; sırada ülkemiz var.

* * *

Pıtrak gibi çoğalan ve hiçbir şey üretmeyen bu güruhun tek bir amacı var; yaşamlarını sürdürmek için güçlü olmak; güçlü olmak için de (siyaseti ve siyasetçileri kullanarak) devletin içine sızmak.

Fetullahçı hareket, bunun en güzel örneği.

Yapılan tüm uyarılara karşın Fetullahçılarla içli dışlı olmayı sürdüren, devletin pek çok kademelerine sızmalarına göz yuman (hatta bu kademelere, bizzat kendi eliyle bu asalakları yerleştiren) iktidar; deyim yerindeyse, bu hatasından son saniyede döndü.

Döndü de ne oldu?

Bu zihniyeti tümden kazıyıp, temizleyebildi mi?

Konunun uzmanları, bu zihniyetin, pek çok kilit konumdaki devlet kurumunda, varlıklarını halen sürdürdüklerini dillendiriyorlar.

Kaldı ki bu iş, Fetö’yle de bitmiyor ki…

Ha Fetöcüler, ha filancalar, ha feşmekancılar…

Özünde hepsinin zihniyeti ve amacı tek ve aynı; kan emici keneler gibi insanlara yapışıp; insanları ve toplumu sömürmek.

Öyle de yapıyorlar zaten…

Din, ülke, birlik, dirlik umurlarında bile değil.

Varsa yoksa kendi camiaları, kendi ticarethaneleri(!), dahası kendi kişisel çıkarları…

Ülkemizin de; Selçuklunun ve Osmanlının akıbetine uğramaması için bu konuda yapılması gereken tek bir şey var.

O şey de; İslamiyet’in ve ülkemizin altını, içten içe oyan, insanları birbirine düşürüp, ötekileştiren bu zihniyetlerin (ayrım yapmaksızın) tümünü birden kapatıp, faaliyetlerine son vermek olmalı…

… …

Niye bu düşüncedeyiz; şimdi gelin, tarihin derinliklerine inip; Osmanlı’nın son günlerine gidelim…

Osmanlı’da da tekke ve zaviyeler, (tıpkı günümüzün tarikat ve cemaatleri gibi) çalışmadan, üretmeden ‘tevekkül felsefesini’ işleyen odaklar haline dönüşmüştü.

Tüm Batı Dünyası, her konuda üretime ağırlık verirken; Osmanlı’yı her konuda esir alan tekke ve zaviyeler, insanları, dünya gerçeklerinden koparıp, ‘uhrevi âlem’ şarlatanlıklarıyla asalaklaştırıyordu.

Uhrevi dünya safsatalarıyla boğuşan, dolayısıyla üretmeyen/üretemeyen Osmanlı; çağdaş dünyaya ayak uydurmanın semeresiyle sürekli büyüyen ve kalkınan Batı Dünyasının, giderek şamar oğlanı haline gelmişti.

Osmanlı toprakları, Batılı sömürgeci güçlerce parçalandıkça parçalanıyor ama bu durum; Osmanlının asalak şeyhleri ve şıhlarının umurlarında bile olmuyordu.

Bırakın umurunda olmayı; işgalci güçlerle işbirliği yapan, sözde din adamları vardı.

… …

Bütün bu olumsuzluklara karşın, hem bu olumsuzluklarla hem de işgalci güçlerle savaşan bir Mustafa Kemal çıktı; tek tek aştı bu olumsuzlukları.

Ülke, tüm düşmanlardan arındırılmış; sıra yerli iç işbirlikçilerine gelmişti.

Türkiye Cumhuriyeti, artık şeyhler, şıhlar, dervişler ve müritler ülkesi olmamalıydı.

30 Kasım 1925 tarihinde onanan bir yasayla, tüm tekke, zaviye ve türbeler kapatıldı. Bu yasayla birlikte, türbedarlıklar ile şeyhlik, dervişlik, müritlik, dedelik, seyitlik, çelebilik gibi benzeri unvanlar da kaldırılıp, yasaklandı.

Bu yasaklarla birlikte toplum, sağlıklı nefes almaya, doğru ve bilimsel düşünmeye, gerçekleri görmeye yönel(til)miş; üretmeye başlamıştı.

Bu solukla, hemen her alanda üretime başlandı

Bilimsel eğitime ağırlık verildi.

Ekonomi canlandı.

Osmanlı’nın Batı’ya olan tüm borçları ödendi.

Ve…

Ve bu ülke (o günkü koşullarda) uçak üretip, dış ülkelere uçak satacak teknolojiye kavuştu.

Taaaa ki…

Evet, ta ki (ve de ne yazık ki) bu güzel gelişmeler, Ulu Önder Büyük Atatürk’ün vefatına kadar sürdü.

Ulu Önderin, yeteneğinde, becerisinde ve vizyonunda olmayan ardılları; bu işin sonunu getiremedikleri gibi, pek çok şeyi yüzlerine gözlerine bulaştırdılar…

* * *

Ulu Önderin vefatı, onun pek çok ilke ve devrimlerinin tersyüz edilmesinin, miladı oldu.

Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlenip, büyümesinden rahatsızlık duyan Batılı Sömürgeci Güçler, Atatürk’ün ölümüyle birlikte, hazırladıkları senaryoları tek tek devreye sokmaya başladı. Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte de; kurguladıkları oyunları, açık seçik uygulamaya başladı(lar)..

Özellikle de Menderes İktidarına yaptıkları; “Kapatılan tekke ve zaviyelerinizi yeniden açın, dininizi doya doya yaşayın!...”, “Siz bırakın ağır sanayi hamlelerini, biz sizin gereksinimlerinizi karşılarız!” telkinleriyle; günümüz sağ iktidarlarına, ‘üretim özürlü din devleti olmanın zeminini’ hazırladı(lar)…

* * *

Atatürk’ün ölümüyle tuzağa düşürülen bu Cumhuriyet; başta eğitim olmak üzere, üretime ve ekonomik büyümeye (tekrar) ayak bağı olan, bu asalak grupların sıkıntısını yaşıyor.

Tekrar hortlayan bu cemaatler ve de bunların uzantıları, her alanda devletin ayağına dolanıyor; ekonominin büyüyüp gelişmesinin önünde çok büyük engel teşkil ediyor; insanları kutuplaştırıp, ötekileştiriyor.

Dahası, insanları tembelleştirip, miskinleştiriyor.

*

Yazarın Notu; Yarından itibaren, Menderes İktidarının yaptığı icraatlar ve çıkardığı yasalarla; kendisinden sonra gelen dinci (dindar değil dinci) iktidarlara nasıl zemin hazırladığından söz edeceğim.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
parçalı bulutlu
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 15 26
4. Başakşehir 15 25
5. Fenerbahçe 14 24
6. Alanyaspor 15 24
7. Galatasaray 15 23
8. Karagümrük 15 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Giresunspor 15 19
13. Kayserispor 15 19
14. Altay 15 18
15. Antalyaspor 15 18
16. Gaziantep FK 14 18
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Erzurumspor 13 28
2. Ümraniye 14 27
3. Ankaragücü 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. Samsunspor 14 22
7. Tuzlaspor 13 21
8. İstanbulspor 14 20
9. Kocaelispor 14 20
10. Gençlerbirliği 14 20
11. Boluspor 14 19
12. Adanaspor 15 19
13. Menemenspor 13 17
14. Manisa FK 15 17
15. Denizlispor 13 15
16. Bursaspor 13 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 15 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Man City 15 35
2. Liverpool 15 34
3. Chelsea 15 33
4. West Ham 15 27
5. Tottenham 14 25
6. M. United 15 24
7. Arsenal 14 23
8. Wolverhampton 15 21
9. Brighton 15 20
10. Leicester City 14 19
11. Brentford 15 17
12. Crystal Palace 15 16
13. Aston Villa 14 16
14. Leeds United 15 16
15. Southampton 15 16
16. Everton 14 15
17. Watford 15 13
18. Burnley 14 10
19. Newcastle 15 10
20. Norwich City 15 10
Takımlar O P
1. Real Madrid 16 39
2. Sevilla 15 31
3. Real Betis 16 30
4. Atletico Madrid 15 29
5. Real Sociedad 16 29
6. Rayo Vallecano 16 27
7. Barcelona 15 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 16 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Mallorca 16 19
13. Villarreal 15 16
14. Celta de Vigo 15 16
15. Granada 15 15
16. Elche 16 15
17. Deportivo Alaves 15 14
18. Cádiz 16 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7

Gelişmelerden Haberdar Olun

@