02.03.2015, 00:15 1028

TAHİR HOCANIN ALTIN KAMP’ININ SON DURUMU!

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Bu konu ile ilgili daha önceki yazımının başlığı, '' TÜRKİYE'DE KAMP TURİZMCİLİĞİ ve TAHİR HOCANIN 'ALTIN KAMP & PARK HOTELİ'' idi. Yazımı, ''Bu öğrendiklerim karşısında Tahir hocanın eşi Melahat hanımı arayarak hem başsağlığı dileyeceğim hem de kampın bugünkü durumu ve gelişmeler hakkında bilgi alacağım. Bu bilgilerin ışığında köşemde bir değerlendirme daha yapacağım'' şeklinde bitirmiştim.
İnternetten bulduğum telefon numarasından kendisini aradım. Defalarca aramama rağmen telefonlar açılmadı. Bunun üzerine Balıkesir Valisi hemşerimiz Mustafa Yaman’ı telefonla aradım ve yardımını rica ettim. Kendisine mail ile Çorum Haber gazetesinde çıkan yazımı da gönderdim. Bir gün sonra Burhaniye kaymakamı beni aradı ve konu ile ilgili hususları açıkladı. Ayrıca Melahat hocanın Almanya’da yaşayan iki kızının yanında bulunduğunu ve kendilerini arayıp beni aramalarını sağlayacağını bildirdi.
Kısa bir süre sonra kızı İnci beni telefonumdan aradı. Kendisi ve annesi Melahat hanımla çok uzun bir konuşma yaptım. Kendilerine baş sağlığı diledim. Melahat Hanım, benim gösterdiğim ilgi ve sevgiden dolayı çok etkilenmişti. Daha sonra bana mail gönderen diğer kızı Filiz şöyle yazıyordu; “Bugün annemle telefon görüşmeniz sırasında yanındaydım. Hepimiz çok duygulandık. Bizi düşünmüş olmanız, babam hakkında Çorum Haber Gazetesi’ne güzel bir yazı yazmış olmanız, özellikle annemi son derece mutlu etti. Adeta bir mucize gibiydi.”
Konuşmalardan ve maillerden anladığım kadarı ile daha Tahir hoca vefat etmeden önce ileride olabilecekleri düşünmüş ,büyük kızı Birsen ile oğlu Tekin’e sağlığında özel imkânlar sağlamış ve kendi işlerini kurmalarına destek vermiştir. Altın Kamp ve Park Otel’in mülkiyetini ve işletmesini iki kızı ve eşi ile kendi uhdesinde tutmuş. Bütün bunlara rağmen Tahir hocanın daha sağlığında miras ile ilgili olaylar yaşanmaya başlamış.
Ben bu yazımda miras ile ilgili konuların detaylarına girmeyi istemiyorum. 1994 yılından itibaren başlayan sorunlar 2008 yılında Belediye tarafından uygulanan önlemlerle doruğa ulaşmış. Buraya gelen turistlerden birisi olan Prof.Dr. H. Weiger'in Altın Kamp'ın sahil kesiminde yapılanlarla ilgili özet halindeki açıklamasını tekrar veriyorum; '' Altın Kamp kıyı şeridi kısa bir süre içinde büyük değişikliğe uğratılmış. Kumsaldaki tarihi ağaçlar sökülmüş. Adeta yok edilmiş. Hiç kimse bu güzel doğa harikasının yok edilişine tepkisiz kalamaz. Bu tahribata tesisin kuzeyinde yer alan doğal burunun ortadan kaldırılması neden olmuş. Kıyının doğal yapısının bozulmasına neden olan böyle bir cinayetin belediye başkanının emriyle uygulandığını öğrendim. Tüm yetkililere sesleniyorum. Kıyı şeridinin eski haline getirilmesi gerekir. Aksi takdirde erozyonun önüne geçilemez. Yanlış verilen bir karar erozyonu tetiklemiş. Bu her yıl onlarca ağacın kuruması ve kesilmesi anlamına geliyor.''
Bu gelişmeler ve her dalgada yarım asırlık çamların denize dökülmesi Tahir hocanın sağlığını daha da bozmuş ve yaşadığı strese dayanamayan hoca mide kanseri olmuş ve yapılan ameliyata rağmen 2009 yılında vefat etmiş.
Vefatından sonra da sorunlar azalacağı yerde daha da artmış. Tesis çalışamaz hale getirilmiş. Miras konusu da dâhil olmak üzere çok sayıda dava açılmış. Aile içi ve resmi davalar bitmediği için bu güzelim tesis çalışamaz halde imiş.
Kocaeli Üniversitesinin başvurusuyla Altın Kamp, DOCOMOMO teşkilatının(Modern mimarlık ürünlerinin belgelenmesi, korunması, restorasyonu ve yeniden işlevlendirilmesi amacıyla 1990 yılında kurulan beynelmilel bir teşkilat) Türkiye temsilciliği tarafından 2013 yılında modern mimari örneği ilan edilmiş ve uluslararası mimari eserler listesine alınmıştır. Kocaeli Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nden Gülhis DUYGUN’un bu konu ile ilgili değerlendirmesinin bir kısmını sizlerle paylaşmayı istiyorum:
“Türkiye modern mimarlığı bahsi geçen çeşitli dönüşümleri yaşarken eş zamanlı olarak ülkede hızlı bir göç ve buna bağlı olarak büyük kentlerde çarpık yapılaşmalar oluşmaktadır. Ancak bu süreçte toplumun sosyal hakları ve refah düzeyi de artmaktadır. Bu durumun etkisiyle iç turizm de değişim göstermektedir.
Bulundukları şehirlerden dışarıya özellikle deniz kenarlarına tatil yapmaya gidenler sayesinde artan talep sonucu mevcut kentsel alanlardaki çarpık kentleşme akımı başta Ege Denizi ve Akdeniz olmak üzere, sahil şeritlerine yayılarak rant alanlarını arttırmaktadır.
Altın Kamp ise bu süreçte modernizm anlayışıyla inşaa edilmekle beraber ülkenin etkisi altındaki bu durumdan ziyade bağlamsal değerleri ile öne çıkmasıyla önem kazanmaktadır.
Altın Kamp Turizm Bakanlığı tarafından 1963 yılında belgelendirilmiş olup, Türkiye’nin 99 nolu turistik tesisidir. O tarihte ülkemizde yer alan diğer 98 belgeli turistik tesisin yüzde sekseni şehir otelleri olarak kurulmuştur. Altın Kamp, ülkemizde deniz kıyısında tatil amaçlı kurulan ilk yirmi tesisten biri olmakla beraber Türkiye’nin ilk kamping/motel tesisi olarak bilinmektedir. Kurucusu Tahir Altın (spor öğretmeni, izci) ve öğrencisi Mimar Yalçın Kaya bu tasarımda birlikte yaşadıkları kampçılık deneyimlerini projeye aktarmışlardır.
Yapılarla birlikte tesis alanı bütünüyle ağaçlandırılmış, motel, bungalov ve çadır alanlarında 300 yatak kapasitesi yer almıştır. Ayrıca tesis sahibi Tahir Altın tarihi eser korumacısı olarak da faaliyet göstermiş ve Altın Kamp’ı bir açık hava müzesi haline getirmiştir. Bu özelliği ile tesis uluslarlarası literatüre girmiştir. Ağaçlar büyüyüp gölge alanlar genişledikçe yer ve işletme sahibi Tahir Altın bungalov yapılarını yıkıp, bu alanları da kampinge açmıştır. Bu doğrultuda yapılar ve doğal çevre arasında organik bir ilişki bulunmaktadır. Türkiye’de ilk olarak 1977’de güneş enerji sistemlerini kullanan tesis olma özelliğini de taşımaktadır.’’
Yazıma son verirken deniz kenarında yer alan ve doğal çevre haline dönüşmüş olan Tahir hocamın yıllarca uğraşarak oluşturduğu bu tesisin eski günlerine dönmesini temenni ediyorum. Bunun için aile fertlerinin aralarındaki sorunlarını çözmelerini ve resmi kurumlardan 1963 yılından beri Burhaniye ile Ören’in tanınmasını sağlayan bu tesisin yaşatılmasını ve tekrar ülke turizmine hizmet verebilmesi için yardımcı olunmasını istiyorum.
İstanbul, 28 Şubat 2015
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
17°
az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 20 Eylül 2020
İmsak 04:54
Güneş 06:19
Öğle 12:39
İkindi 16:05
Akşam 18:48
Yatsı 20:08

Gelişmelerden Haberdar Olun

@