Kötülüğün Şeffaflığı adlı kitabında Fransız felsefeci ve toplum bilinci Jean Baudrillard, ‘’Lanetli Pay Teoremi”ni irdelerken şunları söyler:

“Kesintisiz olumluluk üretiminin bir sonucu vardır. Çünkü olumsuzluk kriz ve eleştiriye gebeyse, abartılı olumluluk da homeopatik dozlarda kriz ve eleştiriyi süzme yeteneksizliğiyle felakete gebedir. Tohumlarını, basillerini, parazitlerini, biyolojik düşmanlarını kovalayan ve eleyen her biyolojik bedenin metastaz ve kanser tehlikesiyle, yani kendi hücrelerini yutan bir olumluluk ya da bundan böyle işsiz kalan kendi antikorlarınca yutulma tehlikesiyle karşı karşıya olması gibi, kendi olumsuz öğelerini kovalayan, kovan, defeden her yapı da tam bir tersinmenin getireceği felaket tehlikesine maruz kalır.”

Şuraya geleceğim.

Ben dünyayı utanç duygusunun kurtaracağını düşünürdüm ama bilinçli olarak utanç duygusunu, vicdanı hayatından ayıklamış çok insan var. Kendilerine kazanç kaybettirdiğini fark ettikleri için yapmışlar bunu. Oysa insanı insan yapan vicdanı ve utanma duygusudur.

Aynı cinsten çok sayıda bir arada toplanmış gruplara verilen sıfattır, sürü...

Bir de bunların psikolojisi vardır…

Sürü psikolojisi…

Toplumu bir arada tutmaya yarayan her olgu, sürü halinde yaşayan hayvanların ortaya koyduğu alışkanlığı gösterir…

Yakın bir tarihte bir bir ardına uçurumdan atlayarak telef olan, 150 koyunun ortaya koyduğu bir örnek.

Biri atladı mı diğeri hiç düşünmez peşinden gider.

Sormayı sorgulamayı bilmez.

Çevremize baktığımızda ne yazık ki insanlar da, bir yere ait olma ihtiyacı içinde yanıp tutuşarak sürü halinde hareket ediyorlar…

Sürü kelimesi hayvanlara mahsus bir kavram olduğundan, bu kavramı kolay kolay insanlar kendilerine yakıştırmasa da pek çok kişide olan durum.

Düşünüp kafayı çalıştırmak zor geldiğinden, hazırda olan şeylerin peşinden gitmek tercih sebebi oluyor.

Sürü psikolojisi, hayatın her alanında var olduğunu ispatlama çabasından vazgeçmedir.

Oysa başkalarının izinden yürüyen iz bırakmaz.

İnsanlarda genel olarak toplum normlarına ayak uydurma durumu var, önüne geçilebilir bir şey değil.

Bunları biraz aşan toplum tarafından dışlanır, deli denir, divane denir…

Yalnız bizim toplumumuzun deli dedikleri veli çıkıyor…

Sürü işine sağ olsun, atasözümüz bile destek veriyor…

‘Sürüden ayrılanı kurt kapar…’ Benim tanımadığım atasözü…

Aslında atalarımız bunu derken, ‘sürü psikolojisine sadık kalın, sisteme dâhil olun, itaat edin, uslu olun, hiç soru sormayın, uzak durmayın’ diyor…

Hayır, efendim sürüden ayrılanı kurt kapmaz. Sürünün kendisi kurttur, ayrılmaya bakın!

Kime sorsanız herkes bireysel hareket ediyor.

Sürüden değil.

Lakin şekersiz içilen çayın içindeki çay kaşığı kadar anlamsız bazılarının bu sözleri…

E gözümün bebekleri, kargayı bülbül sanırsınız, kovalarsınız leyleği…

Sizin kavalınız eksik…

Ülkenin haline bakınca, neden metrukeye daldığımızı tolere edebiliyorum.

Jean Baudrillard’ın, Lanetli Pay Teoremi ile başladığım makaleyi yine onunla bitireyim. Kendi lanetli yanını temizlemeyen her şey kendi ölümünü imzalar.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol