11.06.2011, 00:00 248

ŞÜKRÜ KIZILOT'UN ÇEKVA'DAKİ KONUŞMASI

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Bir önceki yazımda Çorum Eğitim ve Kültür Vakfı'nın (ÇEKVA) son burs dağıtımının 3 Haziran akşamı gerçekleştiğini ve bu toplantıya Prof.Dr.Şükrü Kızılot'un konuşmacı olarak katıldığını sizlere duyurmuştum.

Çorum'da doğan Şükrü Kızılot, Maliye Bakanlığı'nda 8 yıl çalıştı. Ardından, önce Adana İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde, sonra Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Maliye Fakültesi'nde asistan olarak göreve başladı. Kızılot, halen Gazi Üniversitesi İktisadi Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü Öğretim Üyeliği görevini ve aynı üniversitede Maliye ve Vergi Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü'nü yürütüyor. ODTÜ İktisadi İlimler Fakültesi'nde öğretim görevlisi olan Kızılot'un 56 cilt kitabı, 3 bin dolayında makalesi yayınlandı. 1988-1992 yılları arasında PETKİM Holding'de Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. 1999 yılında ‘‘Doruktakiler’’ Özel Bilim Ödülünü alarak ‘‘Yılın Bilimadamı’’ seçilen,Gazi Üniversitesi'nin 80. yılında da ''En Başarılı Bilim Adamı'' ödülünü alan Şükrü Kızılot, Maliye Bakanı olduğu dönemde Adnan Kahveci'nin danışmanlığını yürüttü. Sabah Gazetesi'nde, 8 yıl süre ile, Eylül 2002'den bu yana da Hürriyet Gazetesi'nde  köşe yazarlığı yapmaktadır. 

Aslen Çorumlu olan Şükrü Kızılot, benim Nazmiye halamın torunu olup dedesi ile aynı ismi taşımaktadır.Yaşlı olanlar hatırlarlar, bugün şehrimizde Zafer Pasajının yapıldığı yerde bulunan '' Kızılot'un Hanı'' dedesine aitti. Ayrıca dedesinin Bozburun köyünde çok güzel bir konağının olduğunu da hatırlıyorum. Zaman zaman Ankara'da okumasına rağmen ilkokulu İnkılap Okulu ve liseyi Çorum Lisesi'nde bitirmiştir.

*     *     *

Konuşmasının kısa olması gerektiğini bir Japon fıkrasına bağlayarak anlattı,

''Belki duymayanlarınız vardır. Adamın bir tanesi Japonya’da konferans verecekmiş. Japonlara kendi dilleriyle hitap edebilmek için birine sormuş, demiş ki “Japonca merhaba ne demektir?”. O da demiş ki “hay demektir”. Çıkarmış kalemini merhaba, hay diye yazmış ve peçeteyi yan cebine koymuş. Sonra “Sizlerle şu konuyla ilgili konuşmak istiyorum ne demek?” Şu demek Japonca, onu da yazmış, onu da cebine koymuş peçeteyi. Ardından “Sizlerle birlikte olmaktan çok memnunum ne demek?” onun da Japonca’sını yazmış, onu da cebine koymuş ve oturum başlamış.

Kendisi önce Japonlara Japonca birkaç kelime söyleyecek, ardından İngilizce devam edecek. Elini cebine atmış, çıkarmış ilk peçeteyi, merhaba diyecek hay yazıyor, “hay” demiş.

Sonra elini cebine atmış o da ne, diğer peçeteleri cebine koyarken düşürmüş, ne yapacağını şaşırmış bir vaziyette dururken, salondan inanılmaz bir alkış kopmuş böyle, dakikalarca sürmüş bu alkış. Adam ne olduğunu tam anlayamamış ama çok memnun. İki gün sonra Japonya’da bir başka panele katılacak, olayda öğrenmiş konuşmasına başlamadan önce “hay” demiş, ardından “hay” demiş, sonra bir daha durmuş “hay”... beklemiş, çıt yok, hiç alkış yok.

Tabii bozulmuş buna.

Toplantı bittiğinde Japon arkadaşına sormuş, “yahu” demiş “iki gün önce hay dedim bütün salon dakikalarca beni alkışladı, alkıştan yıkıldı. Bunu görünce bu defa üç kez hay, hay, hay dedim. Bir tane alkış gelmedi. O niye?” demiş. “Valla demiş, bizim Japonlar geveze insanlardan hoşlanmaz” demiş.

*     *     *

Çok içten bir sunum yapan Prof.Kızılot kendisinin yaşamından da bahsederek, ''Öğrencilik hayatım çok zor geçti. Ortaokulda simit sattım, lisede inşaatlarda çalıştım. ODTÜ İşletme'yi kazandım, ama kaydolamadım. İş bulursam okuyabileceğimi anlamıştım. Etraftan, Kars milletvekiline gidip bir kart alırsam SEK'te işe başlayabileceğimi söylediler. Bu iş benim için çok önemliydi. Kars milletvekiline gittim, çalışmak zorunda olduğumu ve okumak istediğimi anlattım, kartını istedim. Çorumlu olduğumu söyleyince, ‘‘Çorum milletvekiline git’’ diye beni kovdu. Ağlayarak Meclis'ten ayrıldım. Aradan zaman geçti Maliye Bakanlığı'nın açtığı memur sınavına girdim ve Kırıkkale Vergi Dairesi'nde işe başladım ve Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'ne de kaydımı yaptırdım. Devam mecburiyeti yoktu ama sınavlara gitmem gerekiyordu. Sınav için müdürden izin istediğimde, ‘‘Burası devlet dairesi, ya çalış, ya git okulunda oku’’ diyerek kovdu. Ağlayarak odayı terkettim. Sınava gidemedim. İşte o zaman kendi kendime söz verdim ‘Çok çalışıp bu konuları hepinizden iyi öğreneceğim ve güçlü olacağım’ diye…’’ dedi.

Konuşmasında yüksek tahsilini yapabilmek için çalışması gerektiğini vurgulayan hemşehrimiz, “Kars Milletvekili, ‘Karslı olsaydın verirdim ama Çorumlu olduğun için vermem.’ dedi, biraz da tersledi beni, çok üzülmüştüm. Sonra Maliye’nin sınavına girdim. Eğer milletvekili Süt Kurumu için bana kart verseydi Süt Kurumu’na girecektim memur olarak. Şimdi en fazla Süt Kurumu’nda müdür olurdum, vermedi ve maliyeye girdim ve bu konuda kendimi geliştirdim. Sonradan o kişiye minnet duydum. İyi ki bana kart vermemiş yoksa ben Süt Kurumu’nda olacaktım. İnsan hayatında önemli gelişmeler, bilinçli olmuyor, tesadüflerin ciddi rolü var.'' İfadesini kullandı.

Genç yaşta yazdığı kitapları satmakta zorlandığını anlatan sayın Kızılot şöyle konuştu:

''Kırıkkale Vergi Dairesi'nden sonra tayinim Ankara'ya çıktı. Bu arada üçüncü sınıfa geçmiştim. O zaman Gelir Vergisi Kanunu'nda vergiyle ilgili on satırlık çok önemli bir madde vardı. Bu konuyla ilgili 6 sayfalık açıklayıcı not çıkardım. Bu notlarım mali müşavir ve muhasebecilerin ilgisini çekti. Ben de bunun üzerine vergi konusunda kitap yazmaya karar verdim. İlk kitabım da ‘Vergi Uygulamasında Ortalama Kár Hadleri’ adıyla bu on satırlık kanun maddesinin açıklaması oldu zaten. O zaman henüz 21 yaşındaydım. Bir kitapçıya gidip kendimi tanıttım ve birkaç kitabımı verip incelemesini rica ettim. Adam bir bana bir kitaba baktı ve kabul etmedi. İkinci kitapçıdan da aynı tepkiyi aldım. Kitabımı konsinye (parasını satıldıktan sonra ödeme) olarak dahi raflarına koymuyorlardı. Üçüncü kitapçıya gittiğimde ‘Şükrü Kızılot'un oğluyum, babam böyle bir kitap yazdı, işleri çok yoğun dağıtımı ben yapıyorum’ diyerek kendimi tanıttım. Kitapçı ilk etapta rafına 10 tane koymayı kabul etti. Sorun çözülmüştü. Artık yazdığım her yeni kitabı ‘babam yazdı’ diyerek kitapçıya satıyordum. Birgün kitaplarımı satan kitabevinin sahibi babamla tanışmak istedi, kendisine vergiyle ilgili önemli bir konuda danışmak istediğini söyledi. Sorusunu benim yanıtlayabileceğimi söyledim, şaşırdı. Bu arada yayınlanan kitap sayısı 7'yi bulmuştu. Türkiye'de İnşaat Muhasebe Sistemi'ni kuran kişiyim. Bu kitabı kitapçıya götürdüğümde artık Şükrü Kızılot olduğumu açıkladım. Bu arada önce Adana İktisadi İlimler Akademisi'ne asistan olarak girdim. Ardından kitaplar birbirini izledi. Akademik kariyerim de master, doktora, doçentlik ve profesörlük olarak devam etti...''

*     *     *

Konuşması esnasında “fıkra anlatıp yazıyı yumuşatırım” diyen Prof.Kızılot,

'' Mizahi konulara çok meraklıyım. Lise ve üniversite çağlarında, gazete ve dergilere karikatürler çizerdim. Fıkra anlatmaya olan merakımı yazılarımda da sık sık kullanıyorum. Vergi gibi çok soğuk ve insanları iten bir konu hakkında yazmak zor bir olay. Anlaşılabilir yazmak daha da zor. Bunda üniversitedeki hocalığımın büyük katkısı oluyor. Konuyu hiç bilmeyen bir öğrenciye anlatır gibi yazmak zorundayım. Her ne kadar vergi hukuku uzmanlık alanım olsa da, sosyal güvenlik mevzuatı, teşvikler, şirketler mevzuatı, emeklilik gibi halkı ilgilendiren diğer konuları da ele alıyorum. Yazılarımda kişileri eleştirmek yerine olayı anlatıyorum, aksaklık varsa dikkati çekiyor ve çözüm yolunu gösteriyorum.'' Diye konuştu.

*     *     *

Öğrencilere gelecekleri için tavsiyelerde de bulunan ve daha bir çok anısını anlatan Şükrü Kızılot, konuşmasında söylemek istediklerini genelde anlattığı fıkralalarla süsledi. Konuşmasını dinleyince, kendisinin her pazar günü Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanan köşesinin neden bu kadar başarılı olduğunu anladım.Ayrıca 7 adet mizah kitabının olması ve bunların kısa sürede yeni baskılarının yapılması kendisinin bir vergi hocası olduğu kadar bir mizah ustası olduğunu da göstermektedir.

İstanbul,10 Haziran 2011

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
17°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 20 Eylül 2020
İmsak 04:54
Güneş 06:19
Öğle 12:39
İkindi 16:05
Akşam 18:48
Yatsı 20:08

Gelişmelerden Haberdar Olun

@