Beyin yıkama metodu da bir eğitimdir. Eğitim modellerinin uç noktasında bulunur. Normal ötesidir, hem metodik olarak normal ötesidir hem de neticeleri bakımından normal ötesidir. Kısacası paranormal metotlardır.

Oyun yazarı, senarist, tiyatro ve sinema yönetmeni Duşan Kovaçeviç’in ‘İntiharın Genel Provası’ eseri geçtiğimiz yıl Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından Çorum’da sahnelenmişti.

Eserde;

Başarısız bir mimarın planladığı bir intihar başarılı olabilir mi? Özellikle de bu plan bir başkasının oyunuysa. Kahramanımız bir türlü bu karışık algoritmanın içinden çıkamaz.

Tuna köprüsüne intihar etmek için çıkan bir mimar, atlamadan önce son kez sevgilisine telefon eder. Sevgilisi onu atlamaması için ikna etmeye çalışırken bir balıkçı gelir ve nehre atlamaması için yalvarır.

Olaya bir de nehirden geçen geminin kaptanı dâhil olunca, işler karışık, acınacak derecede komik ve bir o kadar da garip bir hal almaya başlar.

Sistem’ bir insanı intihar etmeye zorlayabilir mi? Zorlar.

Üstelik bunu kişinin kendi isteğiymiş gibi gösterir ve siz tam da antik Yunan tragedyalarındaki kahramanların yaşadığı ‘yazgının bozulamayacağı’ hikâyeyi yaşarsınız farkında olmadan.

“Bir İntiharın Provası” adlı oyun işte bu soruları sormamıza sebep olur kendi benliğimize.

Yukarıda spoilerini verdiğim oyunu Kovaçeviç, 2008 yılında yazmış. Eserin Absürd tiyatro kalıplarına yakın ama anlaşılabilir ve eğlendiren bir soyutluğu var.

Berlin Duvarı'nın yıkılışı dönemlerinin dağılan Yugoslavya’sı ve Avrupası üzerine yazdığı trajik komedi, kara mizah.

Oyunun sonlarında, "Kurtlar neden ot yemez?"diye sorarlar bir sahnede.
Cevabı da verirler, "Ot yeme işini koyunlar yapar. Kurtlar otu yiyen koyunu yer."

Bu sahnede oyunun mesajı var, aslında. İnsan kılığına bürünmüş kurtlar da, otla uğraşmaz, bütün işi yapan koyunları yerler.
 

İşte o zaman tüm yaşananların “İntiharın genel provası” olmasını görmek de uyarıcı ve “tiyatro” , “koyun”ların uyanmasını sağlayarak içine düşülmesi muhtemel karanlıktan bir çıkış yolu gösterebilir.

Koyun , “Kurt neden ot yemez?” sorusunu çok geç olmadan sormak ve cevabını bulmak zorundadır.”

Latinler, zamanın her şeyi eskiten, yaşlandıran ve sonunda yok eden gücünü anlatmak için, “Vulnerant omnes, ultirma necat,” demiş, ‘hepsi yaralar sonuncusu öldürür’ anlamında.

Otlu dereyi görüp kurtlu dereyi fehmedemeyenler için, aydınlanma yıkıcı bir süreçtir…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol