Bilindiği üzere Yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) uyarınca bağımsız denetime tabi olacak şirketlerin belirlenmesine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı 23 Ocak 2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştı. Anılan Bakanlar Kurulu Kararına göre, 2013 yılından itibaren denetime tabi olacak şirketler için genel kriterler aşağıdaki gibi belirlenmişti:
a) Bilanço aktif toplamı 150 milyon TL
b) Net satış hasılatı 200 milyon TL
c) Çalışan sayısı 500 çalışan
1.1.2014 tarihinden geçerli olmak üzere ise 14 Mart 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2014/5973 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yukarıda belirtilen hadler aşağı çekilmişti. Buna göre 2014 yılından itibaren tek başına veya bağlı ortaklıkları ve iştirakleriyle birlikte aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayan şirketler bağımsız denetime tabi kılınmıştı:
a) Bilanço aktif toplamı 75 milyon TL ve üstü,
b) Yıllık net satış hasılatı 150 milyon TL ve üstü,
c) Çalışan sayısı 250 ve üstü.
1.1.2015 tarihinden geçerli olmak üzere ise 1 Şubat 2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2014/7149 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yukarıda belirtilen hadler tekrar aşağı çekildi. Buna göre 2015 yılından itibaren tek başına veya bağlı ortaklıkları ve iştirakleriyle birlikte aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayan şirketlere bağımsız denetim yaptırma zorunluluğu getirildi.
a) Bilanço aktif toplamı 50 milyon TL ve üstü,
b) Yıllık net satış hasılatı 100 milyon TL ve üstü,
c) Çalışan sayısı 200 ve üstü.
Bağımsız denetim uygulamasında “şirket” tabiri Türk Ticaret Kanunu kapsamında bulunan bütün sermaye şirketlerini (anonim, limited ve eshamlı komandit şirketleri) kapsamaktadır.
Denetime tabi şirketler, tek başına veya bağlı ortaklıkları ve iştirakleriyle birlikte yukarıda belirtilen ölçütlerden en az ikisine ait sınırların iki hesap döneminde art arda altında kalması durumunda, müteakip hesap döneminden itibaren denetim kapsamından çıkmaktadırlar. Birbirini takip eden hesap dönemlerinde sınırların altında kalınan iki ölçütün aynı olması şart değildir.
Denetime tabi olan şirketler, daha sonraki hesap dönemlerinde denetim kapsamında olup olmadıklarını değerlendirirken, aktif toplamının ve yıllık net satış hasılatının hesabında varsa Türkiye Muhasebe Standartlarına (TMS'ye) uygun olarak hazırladıkları finansal tablolarda yer alan tutarları esas alırlar. TMS’yi uygulayan şirketler açısından, bağlı ortaklık ve iştirak kavramları Türk Ticaret Kanunu ve TMS’deki anlamlarıyla dikkate alınır. Bu durumda, ölçütler belirlenirken bağlı ortaklıkların tam konsolidasyon yöntemine, iştiraklerin ise öz kaynak yöntemine göre konsolide edildikleri finansal tablolar kullanılır. TMS’ye uygun olarak hazırlanmış finansal tabloların bulunmaması durumunda ise, kendileri ile bağlı ortaklıkları ve iştiraklerinin vergi mevzuatı çerçevesinde kamu idarelerine sunulmak üzere hazırladıkları bilanço ve gelir tablolarındaki son iki hesap dönemine ilişkin tutarlar dikkate alınır.
26 Ağustos 20014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nca yayımlanan Kurul Kararına göre;
1- Ekli listedeki kurum, kuruluş ve işletmeler 1/1/2014 tarihi ve sonrasında başlayan hesap dönemlerine ilişkin münferit ve konsolide finansal tablolarının hazırlanmasında Türkiye Muhasebe Standartlarını,
2- Ekli listede yer almayan kurum, kuruluş ve işletmeler ise münferit veya konsolide finansal tablolarının hazırlanmasında isteğe bağlı olarak Türkiye Muhasebe Standartlarını uygulayabileceklerdir.
Yukarıda yer verilen Kurul Kararı’na göre bağımsız denetim kapsamına giren ancak aşağıdaki ekli liste kapsamında bulunmayan kurum, kuruluş ve işletmeler dilerlerse TMS yerine Tekdüzen Hesap Planına göre münferit veya konsolide finansal tablolarını hazırlayabileceklerdir. Tekdüzen Hesap Planına göre bağımsız denetim yaptırmaya karar veren şirketler konsolide tablo hazırlamak zorunda değildirler.
EKLİ LİSTE:
1) Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi işletmelerden;
a) Sermaye piyasası araçları bir borsada ve/veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem gören anonim şirketler,
b) Yatırım kuruluşları,
c) Kolektif yatırım kuruluşları,
d) Portföy yönetim şirketleri,
e) İpotek finansmanı kuruluşları,
f) Konut finansmanı ve varlık finansmanı fonları,
g) Varlık kiralama şirketleri,
h) Merkezî takas kuruluşları,
i) Merkezî saklama kuruluşları,
j) Veri depolama kuruluşları,
k) Sermaye piyasası araçları bir borsada ve/veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem görmeyen ancak Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında halka açık sayılan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar:
- Aktif toplamı onbeş milyon ve üstü Türk Lirası.
- Yıllık net satış hasılatı yirmi milyon ve üstü Türk Lirası.
- Çalışan sayısı elli ve üstü.
2) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun düzenleme ve denetimine tabi işletmelerden;
a) Bankalar,
b) Finansal kiralama şirketleri,
c) Faktoring şirketleri,
d) Finansman şirketleri,
e) Varlık yönetim şirketleri,
f) Derecelendirme kuruluşları,
g) Finansal holding şirketleri,
h) Finansal holding şirketleri üzerinde 5411 sayılı Kanunda tanımlandığı şekliyle nitelikli paya sahip olan şirketler,
i) Ödeme kuruluşları ve elektronik para kuruluşları.
3) 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile 28/3/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu kapsamında faaliyet göstermekte olan sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri.
4) Borsa İstanbul Piyasalarında faaliyet göstermesine izin verilen; yetkili müesseseler, kıymetli madenler aracı kurumları, kıymetli maden üretimi veya ticareti ile iştigal eden anonim şirketler.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol