30.01.2019, 00:05 375

SIĞIRLAR AYNI YERDE OTLUYORLARDI

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

Öğretmen Nedim Çakmak’ın aşağıdaki yazısını HEP Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Erol Sayın Hocam göndermiş; taşı bunu köşene diye…

Okuduğum zaman inanın yüreğim kanadı

Nereden nereye geldiğimizi anlamanız açısından; aşağıdaki yazıyı, sonuna kadar okumanızı öneririm.

Hoş hiçbir yere gelmedik; hâlâ ve hâlâ aynı mekânda otlayıp duruyoruz; o da ayrı bir konu ya (neyse işte)…

* * *

“Daha yedi yaşlarında babamın çiftliğinde traktörle çift sürüyordum.

Traktör makine ve donanımlarına olan merakım daha o yaşlarda başlamıştı.

Öğretmen Okuluyla birlikte, Çınarlı Meslek Lisesi Radyo-Elektronik Eğitimi’nin gece bölümünü bitirdim.

Öğretmen okulunda öğrenciyken müdürümüz Tevfik Elmas'ın teşvikiyle, tarihte ilk defa Radyo-Elektronik kolunu kurdum.

19 yaşımda bir dağ köyüne atandığımda, bilgilerimi hayata geçirmeye can atıyordum.

O yıllarda Grundig marka transistorlu radyolar; dokuz yüz, öğretmen maaşı da dört yüz elli liraydı.

Yani bir transistorlu radyo, iki öğretmen maaşına, satılıyordu.

Atılmış radyo kondansatörleri, radyonun kalbidir, onu buldu mu, gerisini yapmak kolaydır! İzmir Çankaya Caddesinde elektronik hurdacıları vardı .

Hurdacıdan aldığım parçalarla bir radyo otuz liraya mal oluyordu .

Öğretmenlik yaptığım dağ köyünün, elinden marangozluk da gelen muhtarı İrfan, muhtarlık binasında bana yer verip bir de çalışma masası yaptı.

İşe koyulup radyo elemanlarını monte ettim.

En sona hoparlörü kalınca; muhtara, “Tut şu kablonun ucunu, hoparlörün dibine değdir” dedim.

Değdirdiği gibi oyun havaları patladı!

Ankara radyosu çalıyordu!

Muhtar radyoyu kapıp sevinçle dışarı fırladı:

“Öğretmenimiz radyo icat ettiii !” diye bağırarak köy meydanındaki kahvehaneye koştu.

Köylü merakla kahvehaneye doluşmuştu .

“Üleen dokuz yüz gaymelik iş, bu muymuş” deyip, dudak bükenler vardı.

Onlar, “Öğretmenimiz radyo icat etti “ dedikçe; ben, “ben icat etmedim, ben imal ettim, sadece…” diye uyarsam da; onlar, inatla, “hayır efendim, sen icat ettin…” diyorlardı.

Önce muhtara, sonra da köylülerime radyo yapmaya başladım.

Muhtar radyolara kutu yapıyor, hoparlör çıkışının deliklerini açıyordu. Kutunun yan tarafındaki kondansatör düğmesinden arama yapılıyor, tam net olmasa da istasyonlar da pekâlâ bulunabiliyordu.

Kimseden para da almıyordum ama onlar da çeşitli ikramlarla memnuniyetlerini gösteriyorlardı…

Radyoya kavuşmaktan dolayı herkes çok mutluydu.

* * *

Bir gün, bizim Uzun Memet, radyosunu ağaca asmış; bir yandan müzik dinler diğer yandan tarlasını sürerken; devriyede olan jandarma başçavuşu radyoyu görüyor.

- Nedir ülen bu?

- Radyo başefendi.

- Böyle radyo mu olur ülen?

- Öğretmenimiz icat etti.

- Neee, kaçak radyo yapmış haaa… Tut onbaşı , tut tutanağı!

Hemen oracıkta tutanak tutuluyor, tutulan tutanak kaymakamlık makamına iletiliyor.

O yıllarda öğretmenlerin, milletvekili gibi dokunulmazlığı vardı. Jandarma ya da polis karakoluna çağırılamazlardı. Milli Eğitim Müdürü ifade alır, gerektiğinde savcılığa sevk ederdi.

Milli Eğitim Müdürümüz Ahmet Bey, “öğretmenimiz bana bir uğrayabilir mi” diyecek kadar kibardı.

Yine öyle demiş.

Yanına vardım.

“Ne yaptın be öğretmenim…” dedi.

Yanıt vermedim.

“Durduk yere niye başını derde sokarsın?” dedi.

Yine yanıt vermedim…

Beni alıp kaymakama çıkardı ve “O muhteşem mucit bu efendim!” dedi.

Kaymakam da suçumu yüzüme tebliğ etti.

Radyoların yıllık vergisi vardı ve vergi kaçakçılığı nedeniyle radyo başına para cezası kesiliyordu.

İzinsiz radyo imal etmek de casusluk gibi bir şeydi ve sonu hapis cezasıydı.

Savcılığa sevk etmemek için; önce takdir edip, sonra bir sürgün cezası ile işi kapatarak, Ödemiş Bozdağlardaki Kızılkeçili Köyü’ne sürgün ettiler beni…

Soruşturma kapanmış ama yurdumun geri kalmışlığının yaraları kapanmamıştı.

Bahar aylarında Bozdağlar'a geldim; İsviçre gibi bir yer!

Karakeçili Köyü, Bozdağların tepesindeki son köy, buradan öteye sürülecek yer yok!

Köyü gezerken, içinde alabalıkların oynaştığı, dere boyunda terk edilmiş üç su değirmeni gördüm.

Elektriklisi çıkınca, bunların pabucu dama atılmış!

Birinde bir su var; insana çarpsa parçalar ama ne yazık ki boşa akıyor!

O yıllarda hiç bir köyde elektrik yok.

Hafta sonunu dar ettim.

İzmir Sanayi Bölgesinde Manisalı Ahmet Tütüncüoğlu’nu buldum. Derdimi anlatınca yardımcı olup, jeneratör için gerekli parçaları bulmamı sağladı.

Alternatör, voltaj aralığı sağlayan kolektör ve kondüktör, jeneratörün miline monte edilecek kayış ve tribün kanatlarını kaynak yapacağım değirmen çarkı.

Ahmet Bey, o iyi yürekli insan, hepsini köyüme kadar kendi cipi ile getirdi.

Bir kaç günde montajı tamamladım.

Köy kahvesine, okuluma, camiye ve köy meydanına kılavuz aydınlatma için kablolar çektim. Açılış için akşam karanlığını seçtim.

Köylü merakla toplanmış bakarken, suyun kapağını açınca, ortalık gündüz gibi aydınlık oldu. Suyun gücü, neredeyse on beş köyü aydınlatacak elektriği üretebilirdi.

Köylü sevinçten çığlık atıyordu.

Köylülere, “sakın ola ki hiç kimseye, bunu, öğretmenimiz icat etti gibi şeyler söylemeyin; başıma iş açarsınız” diye sıkı sıkı tembih ettim.

O gece devreyi hiç kapatmadım, nasıl olsa bedavaydı!

Sabaha kadar efeler zeybek oynadı…

Kimi duayla, kimileri rakı içerek karanlıktan kurtuluşu kutladı.

Mutluluğumuz iki gün sürdü.

İki gün sonra basıldık. İlçe jandarması tüm köyü basmıştı.

“Emir aldık, sökün bunları yoksa fena olur…” dediler.

Söktük.

Kasabaya indim ve “Sizin mevzuatınıza da, palavra eğitiminize de....” diyerek istifamı verdim

Oradan denizlere açıldım.

Önce telsiz ve güverte vardiya zabitliği, ardından süper tanker süvariliği..

Tüm dünyayı dolaştım.

Yıllar sonra memlekete döndüğümde gördüm ki; değişen hiçbir şey yok.

Sığırlar yine aynı yerde otluyorlardı .”

* * *

Çakmak Öğretmen bunları ne zaman, hangi yılda yaşamış, bilmiyorum. Sanırım. 50’li yıllarda olmalı…

50’li ve 60’lı yıllarda o kadar çok benzeri olay yaşandı ki; insanımızın keşfetme, bulma, üretme ruhu köreltilip, insanlarımız asalaklaştırıldı.

O günlerden bugünlere değişen bir şey var mı?

Bana göre yok.

Hâlâ ve hâlâ aynı yerde otluyoruz.

Yazarın Özel Notu. Dünkü, Dağdaki Çobanın Oyu adlı yazımda geçen zatın unvanı; “Dönemin ANAP Bolu Milletvekili Aday Adayı” değil; “Dönemin MSP Bolu Milletvekili Aday Adayı” olacaktı. Düzeltir, özür dilerim…

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
açık
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@