“Seversin kavuşamazsın aşk, kavuşursan meşk olur!” Âşık Veysel

“14 Şubat Sevgililer Günü” aynı zamanda da “Dünya Öykü Günü” olarak anılmakta…

Sevgi ve Öykü neredeyse biri diğerinin olmazsa olmazı!

Sevgi; sanatın tüm alanlarının ana unsuru, can damarı olduğu gibi edebiyatta “Öykü” sanatını da besleyen konuların başındadır.

Çorum Haber Gazetesi, Sevgililer Gününü; “Toplumsal Sevgi Haftası”na dönüştürme kampanyası başlattı!

Bu anlamlı kampanyanın bu yıl 4. Yılı…

Tarihin ilk yazılı “Kadeş Barış Antlaşması”na yakışır şekilde yapılan bu anlamlı çağrı toplumdan karşılık görmüş ve çiçekleri küçük de olsa görülmeye başlanmıştır.

Sevgi, her zaman yaşamın özü olmuş, bundan sonra da böyle olacaktır… İçimizi ısıtan, ışıtan bu kısacık sözcüğün mucizeler yarattığını biliriz…

Son yılların insanın mutluluğa yaklaşımı; “Mutluluk Benimle Başlar” kavramı aslında bir bencillik değil, aksine özveriye yönelik bir kavramdır!

Nedeni ise; “mutlu olamayan mutlu edemez”. Her birey doğal olarak mutlu bir yaşam sürdürmek ister. Bunun için de çeşitli hedeflerle yaşamını “anlamlandırma mücadelesi” verir.

Bu mücadele öncelikleri kişiye göre değişse de; değişmeyen tek kavram ömrün sonuna kadar koştuğumuz “mutlu olma isteğimizdir!”

Mutlu insan; gülen, sevgi dolu, üretken, etrafa ışık saçan, toplumsal sevgiye de katkıda bulunandır…

Sevgi ile sık karıştırılan duygu durumu ise aşktır!

Aşk; bir insanın yaşayabileceği en yoğun, güçlü, gerçeklikten koptuğu delilik sayılabilecek duygu durumudur!

Aşk için değişik tanımlamalar yapılabilir…

Bireyin kendi varlığından vazgeçip başkası için yaşaması, bir tür acı çekme, delilik durumu, dünyanın en güzel yanılsaması vb…

Sevgi, aşkın yakıcı, yıkıcı, delilik hallerinin aksine; huzur ve dinginlik veren, ışıtan, üretime yönlendiren değerli bir duygu durumudur.

“Dünyayı Sevmek Kurtarır” sözünü savunanlar hiç de haksız değil…

Sevmek duygusunu kendimizden başlatarak, yaşadığımız kenti; Barış ve Sevgi Kenti haline getirmek zor olmasa gerek!

BAKTIM

Baktım...

Bir Nilüfer Çiçeğinin yaprağından!

İnsana, doğaya, çiçeğe, böceğe…

Kinden nefretten öfkeden arınıp,

Anlamaya dönük,

Yanıldıkça ağladım, gözyaşımla yıkandım.

Yeşerdim yeniden yeniden…

Yine de vazgeçmedi yüreğim sevmekten!

Delilikse…

Delilikten, hem de zır delilikten!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol