12.10.2012, 00:00 138

SEPETÇİ SOKAĞI’NDA KALAN SON EV

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Kayınbiraderim Mustafa Seydim’in vefatı ve Hitit Üniversitesi’nin 2012-2013 eğitime başlama töreninde açılış dersini vermek üzere Çorum’a gelmiş bulunuyorum.

Bugün yolum çocukluğumun geçtiği Sepetçi Sokağı’na düştü. Geçen yıl geldiğimde bu sokakta kalan son üç evin (Göcellerin Pakize ablanın evi, Sait Ağanın evi, Şeyhlerin evi) yıkımlara karşı direndiğini görmüştüm.

Bu arada kalan evlerden birinde oturan Pakize abla ve eşi Rumi abiyi ziyaret etmiştim. Kendilerinden yazmayı planladığım “Çocukluğumun Sepetçi Sokağı” hakkında detaylı bilgiler almıştım. Ne yazık ki, bu evlerden ikisi daha yıkılmış ve yalnız Pakize ablalara ait olan ve aşağıdaki fotoğrafta görülen ev ortada yalnız başına mahzun bir şekilde kalmıştı.

 

 

Gazi 8. sokak

Fotoğraf   3003

 

 

Genellikle tek katlı evlerin yer aldığı bu sokak bugün beş katlı apartmanların bulunduğu bir yer haline gelmiş. Ve hatta sokağın ismi anlamadığım bir şekilde Gazi 8. Sokak olarak değiştirilmiş ve Sepetçi Sokağı ismi başka bir sokağa verilmiş.

50’li yıllarda ileride yazılarımda anlatacağım bugün unutulduğuna inandığım bir mahalle kültürünün ve yaşamının yer aldığı sokağımız şimdi tüm eski evlerin yıkılmasıyla eski sıcaklığını ve insanların birbiriyle iç içe yaşamasının getirdiği mutluluğu bana göre kaybetmiş.

Şehirlere göçün artması ve şehirlerde yaşayan nüfusun her geçen gün yükselmesi sonucu benim hayran olduğum ve özlemini duyduğum eski yapıların yıkılmasına ve kalanların da birbirini takip eden bir şekilde yok olmasına neden olmaktadır.

Yaşadığım ve dolaştığım dünya ülkeleri ve özellikle Avrupa ülkelerinde şehirlerin merkezleri ve eski dokuları korunmuş, bu tip eski yapıların gelecek nesillere ulaşmasını temin eden önlemler alınmıştır. Ayrıca, bu bölgeler bugün turistlerin sık olarak ziyaret ettikleri bir konumdadır.

Yüksek tahsilimi yaptığım Hannover şehrinin yakınında bulunan Celle kasabasını ziyaret ettiğinizde kendinizi 16.-17. yüzyılın atmosferi içinde bulursunuz. Bunun nedeni bugün dahi inşa edilen binaların dış kaplamalarının aynen eski yapılar gibi ahşap kullanılarak inşa edilmiş olmasıdır.

Bizim Deli Petro olarak tanımladığımız, bana göre Rusya’nın gelişmesinde önemli katkıları olan çok akıllı Çar Petro 1700’lü yıllarda St. Petersburg şehrini inşa ederken binaların yüksekliğiyle ilgili koyduğu kaidelerin ve hiçbir yapının kendisinin kışlık sarayının yüksekliğinden bir kat aşağıda olacak şekilde yapılması şartını, gelen tüm Çar’lar ve Lenin, Stalin, Gorbaçov, Putin dahi bozmamışlardır. Bugün St. Petersburg’un eski evlerin yer aldığı, korunan bölgesinde 3 bine yakın eski yapı aynen korunmakta veya binalardan bazıları harap olması durumunda ise cepheleri, burada inşa edilen betonarme binaların önüne yapıştırılarak aynen yer almaktadır. Yüksek yapılı 30-50 katlı binalar eski şehrin dışında yeni imara açılan boş alanlarda inşa edilmektedir.

Değerli hemşehrilerim, lütfen sokaklarınızda ve mahallelerinizde, korunabilecek yapıların korunması için yetkililerden istekte bulununuz ve ağırlığınızı koyunuz. Mümkünse benim halen özlemini çektiğim mahalle yaşamımızın, gelecek nesillere ulaşması için elinizden gelen gayreti gösteriniz.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
21°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 04:52
Güneş 06:17
Öğle 12:39
İkindi 16:07
Akşam 18:52
Yatsı 20:12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@