07.09.2012, 00:00 200

ŞEHİTLERİMİZİN ARDINDAN

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Dünyada insanın değer verdiği kıymetli şeyler vardır. Mal mülk, çoluk çocuk, para, eş dost ve sevgili gibi. Ama insan için bunlardan öte bunlardan aziz bir şey daha vardır. O da candır. O nedenle “Canandan can yakındır.” demişlerdir. Canan tüm sevgililer, can ise, insanın varlığıdır, benliğidir, kendisidir.

Büyük milletimizin evlatları  için, candan da aziz bir şey daha vardır, o da “vatan” dır. Evet bizim için, candan aziz olan canan, “vatanımız” dır. Şairin dediği gibi “Toprak eğer uğrunda ölen varsa Vatandır.” Cennet Vatanımız Anadolu, uğrunda yüz binlerce kahraman koç yiğidin öldüğü, toprağı şehit kanıyla sulanmış, hudutları şehit kemikleriyle çizilmiş, eşsiz bir coğrafya parçasıdır. Bu sebeple “Anayurt” olmuştur. Bu yüzden Vatanımızın toprağı kan kokar, altında nice yiğitler kefensiz yatar, neresini kazarsanız kemik çıkar. Onun için şair “Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda” ve “Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı, düşün altında binlerce kefensiz yatanı” dememiş midir?Unutulmasın ki, Cennet vatanımız Anadolumuz; dünün, bu günün ve yarının şehitleri sayesinde, Allah’ın yardımı ile daima Anayurdumuz olacak ve kıyamete kadar da öyle kalacaqktır. 

Anadolu’da analar, yiğit doğururlar. Onların hamurunu vatan aşkıyla yoğururlar. Onları bu toprağın ekmeği ve suyuyla besler, Vatan sevgisi, gazilik ve şehitlik türküleriyle ve de Cennet ve Cemalullah ninnileriyle büyütürler. Zamanı gelince koçlarını “Vatana kurban olsun” diye kınalar, düğün şenliğiyle uğurlayarak, askere gönderirler. “Git evladım nöbet sırası sende” der, arkasından da “Haydi yiğidim güle güle git, ya gazi ol ya şehit” diye dua ederler. Yaşlılar veda için ellerini öpen bu yiğitlere; “Evladım ne olur, benim için de bir saat nöbet tutta, sevabını bana bağışla” derler. Çünkü onlar Peygamberimizin (s.a.v.) “Hudutta düşmana karşı tutulan bir saat nöbet, dünya ve dünya üzerindeki şeylerden daha kıymetlidir” buyurduğunu bilirler.

Askere giden Mehmetcikler de, hal lşisanı ile, şairin dediği gibi;

”Yılmam ölümden, yaradan, askerim.

Orduma “gazi” dedi Peygamberim.

Bir dileğim var, ölürüm isterim.

Amin desin hep birden yiğitler.

Allahü ekber, gökten şehitler.

Amin, amin, Allahü ekber.” diyerek vatan savunmasına koşarlar.        

Bizim askerimize, Peygamber Efendimize nisbet edilerek “küçük Mehmet” manasına “Mehmetçik” ismi verilmiştir. Mehmetçik vatanın dağına bayırına, ormanına çayırına, bütün Anadolu toprağına “Önce Vatan” yazar. Çünkü Vatan toprağı, Mehmet’in yavuklusudur, maşukudur, cananıdır. Bu canan ona canından da azizdir. Mehmet’in bu toprağı ibadet aşkıyla koruması, yeri gelince gözünü kırpmadan onun uğruna ölerek ölümsüzlüğü seçmesi, işte bu sevdadandır, bu aşktandır. Mehmetçik şehitliğin ölümsüzlük olduğunu, anne ninnilerinden, cami kürsülerinden, Kur’an ayetlerinden ve Peygamber hadislerinden öğrenmiştir.

Mehmetçik hudutlarda nöbet tutar. O sayede milletimiz huzur ve mutluluk içinde,  hürriyet içinde yaşar. Onun için şair:

“Sen ben uyurken biri var uyumaz,

Nöbette talimde ayakta kış yaz,

Memleket namusu ondan sorulur.

Ne çift, ne çubuk,ne de ev düşünür,

Mehmedim bu toprağın düşkünüdür,

Bu sevgiyle ya vurur, ya vurulur.

En temiz, en güzel insanlık onda,

Tarihler boyu kahramanlık onda,

Mehmetçik ölür meçhul asker olur” demiştir.

Bu yüzden, eli kınalanan, düğün şenliği ile askere yollanan ve “Haydi yiğidim güle güle git, ya gazi ol ya şehit” dualarıyla asker ocağına gönderilen Mehmetçik, yeri gelince bu cennet Vatan uğruna canını feda ederek şehit olup, uğruna öldüğü al bayrağa sarılı bir tabutla baba ocağına döner.

İşte bunun için baba ocağında Mehmetçik, milletçe karşılanır. O, artık sadece anne babasının değil, bütün bu büyük milletin evladıdır. O sadece eşinin sevgilisi değil, bütün milletin de sevgilisi, gözbebeğidir. O, artık tarihe gömülse sığmayacak kadar büyüktür. O sadece anne babasının, eşinin ve milletinin cananı değil, yüceler ücesi Peygamberimiz’in de cananıdır.

O artık kimselerin kucağına, babasının ocağına, kendisi için kazılan makberlere sığmaz. O kimseden ne mezar, ve ne de makber istemez.Merhum Mehmet Akif’in dediği gibi; “Ey! şehit oğlu şehit, isteme benden makber. Sana ağuşunu açmış, duruyor Peygamber.”  Evet O’na, uğruna şehit olduğu dininin peygamberi, Hz. Muhammed Mustafa’nın kucağı açılmıştır. Mehmedim artık peygamber kucağındadır. O artık Yüce Allah’ın cennet ocağındadır. O artık şehit kardeşlerinin yanındadır. O artık Yaratanının özel nimetleriyle beslenmektedir. O, artık her faninin tadamayacağı mutlulukla sonsuza kadar yaşayacaktır.

Onun için “Şehit Mehmetçik”le sadece anne babası, eşi çocukları, kardeşleri ve akrabaları değil, bütün millet iftihar edecektir. Şehidin anne babası, eşi çocukları, kadeşleri ve akrabaları da artık bu millet için saygı duyulacak, iftihar edilecek, gıpta edilecek kimselerdir.

Şehit, ailesinden yetmiş kişiye şefaat etme yetkisi olan mübarek insandır. O yakınlarını karşılamak üzere, uhrevî âlemde kucağını açarak bekler, onlara kavuşur mutlu olur, onlara şefaat ederek onlarında cennette mutlu olmalarını sağlar.(İbn-i Âbidin, Seyfeddin Faruki)

İşte onun için yakınları şehide ağlarlar. Fakat hep bir ağızdan “Vatan Sağolsun” demekten de en büyük iftiharı duyar, en büyük zevki alırlar.

Bizim topragımızda gözü olanlar bilsinlerki, kimselere verilecek bir karış topragımız yotur.Vatan uğruna şehit olmaya can atan yemiş beş milyonumuz vardır. Bizim birliğimizi ve kardeşliğimizi bozmak isteyenler bilsinler ki, yetmiş beş milyon “kelime-i şehadet” ortak paydasında birleşen ve Allah’ın kardeş ilan ettiği, insanımız vardır. Biz, sinsi düşmanlarımızı iyi biliriz, kalleşleri hiç affetmeyiz.Biz,düşmanlarımızı ve iş birlikçilerini yenmeyi,yok etmeyi,bize yan baktığına pişman etmeyi de biliriz.Ve biz, millet olarak bir ölür bin diriliriz.

İç ve dış düşmanlarımız bu milletin; Fatihlerin, Yavuzların, Kanunilerin ve Gazilerin torunları olduğunu sakınha unutmasınlar, sonra zelil hakir ve perişan olur yok olurlar. Hiç kimse bu milletin sabrını zorlamasın, ayranını kabartmasın, aksi halde kükremiş bir sel olur akar, önüne gelen her türlü engeli yıkar aşar, bu hale dostuda düşmanı da şaşar

Bütün Şehit ailelerine baş sağlığı diliyor,  sayğı ve hürmetlerimi sunuyor, Allah’tan sab-rı cemil niyaz ediyorum. Tüm şehitlerimize, Yüce Allah’ tan rahmet ve magfiret, gazilerimize de sağlık,sıhhat ve mutluluklar diliyorum.

Selam, saygı ve dua ile.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
18°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@