07.08.2015, 00:34 656

ŞEHİTLER ÖLMEZ, VATAN BÖLÜNMEZ

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

İnsanlar için en değerli şey candır. Milletimiz için candan daha aziz olan bir şey daha vardır o da vatandır, vatan uğruna şehitlik ve gaziliktir.
Dini, vatanı, milleti ve devleti için savaşan ve hayatta kalmayı başaran kimseye gazi, bu uğurda can veren kimseye ise şehit denir. Şehit ve gaziler yılmadan, gözünü hiçbir tehlikeden esirgemeden, kutsal değerlerimiz için çarpışmışlar, ölüm pahasına düşmanla savaşmışlar, vatanımızın bağımsızlığı, bölünmez bütünlüğü ve milletimizin özgürlüğü için seve-seve canlarını ortaya koymuşlardır.
Din, vatan, millet ve istiklal uğruna şehadet şerbetini içip bu fani âlemden göçenler, ölerek ölümsüzlüğe kavuşanlardır. Şehitler Allah katında peygamberlikten sonra en yüksek mertebeyi kazanan bahtiyarlardır. Onları, aramızdan ayırmaları nedeniyle ölü sanıyoruz. Oysa onlar ölmüş değillerdir. Bizim mahiyetini bilmediğimiz bir hayat ile yaşamaktadırlar. Nitekim Yüce Allah Bakara suresinin 154. ayetinde mealen “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler, lakin siz anlayamazsınız.” buyurmaktadır. Al-i İmran Suresinin 69-170. ayetlerinde de “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler. Allah’ın lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar.” buyrulmaktadır.
1. Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammet (s.a.v) de bir hadis-i şeriflerinde Uhut Şehitleri için; “Uhut şehitlerinin ruhlarını Yüce Allah bir takım yeşil kuşların içlerine koymuştur. Bunlar cennet ırmaklarından içerler, meyvelerinden yerler, sonra bu kuşlar arşın gölgesinde asılı bulunan altın kandillere konup ötüşürler. Şehit ruhları artık böyle mutludurlar ve “Bizim bu cennetteki halimizi dünyadaki kardeşlerimize kim bildirir ki, onlarda bilsinler de cihattan (savaştan) çekinmesinler.” derler buyurmuştur. Şüphesiz bu hâl, sadece uhut şehitleri için olmayıp, bütün şehitler için geçerlidir.
Allah Resulü (s.a.v.), bir hadis-i şeriflerinde de “Allah yolunda yaralanan herhangi bir kişi, kıyamet gününde yarasından kanlar aktığı halde Huzuru İlahiyi gelir. Bu kanın rengi kan rengi, fakat kokusu misk kokusu gibidir.”
Diğer bir hadislerinde ise “İki göz vardır ki onları cehennem ateşi yakmaz. Birisi Allah korkusundan ağlayan göz, diğeri ise devletini ve milletini korumak için gece nöbet bekleyen göz “ buyurmaktadır. Onun için yakınını askere gönderenler, “Benim için de bir nöbet tutuver” derler.
Efendimizin (s.av.) şehitlik ve gazilik hakkındaki bu hadisi şerifleri şehitlik ve gaziliğin değerini yüceltmiş ve “Ölürsem şehit kalırsam gazi “ düsturunun ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu düsturu çok iyi benimseyen milletimiz evladını askere gönderirken “Haydi oğlum haydi git, ya gazi ol ya şehit “ diyerek uğurlanmaktadır.
Askere giden Mehmetçik ise, Şair diliyle “Yılmam ölümden yaradan askerim. Orduma gazi dedi peygamberim. Bir dileğim var ölürüm derim. Âmin desin hep birden yiğitler, Allahu ekber gökten şehitler, âmin- âmin Allahu Ekber” diyerek vatan müdafaasına koşmaktadır.
Evet, şehitler ölerek ölümsüzlüğe kavuşan insanlardır. Şehitler bu vatanın esas sahipleridirler. Şehitler anne-baba, eş ve çocuklarını devlete ve millete emanet ederek bu dünyadan göçenlerdir. Şehitler peygamberlerden sonra en yüksek manevi mertebeye erişenlerdir. Şehitler cennete ve cennetin nimetlerine kavuşan bahtiyarlardır. Şehitler; ailesinden on kişiye şefaat ederek cennete gitmelerini Allah’ın izniyle sağlayan ölümsüzlerdir.
Şehitlerin cennetteki makam, mevkii ve sahip oldukları nimetlere, cennettekiler imrenmekten ve gıpta etmektedirler. Bu hususu açıklayan bir hadis-i şeriflerinde insanlığın önder ve örneği olan peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki; “ Kıyamet günü hesaplaşma yapıldıktan ve cennetlikler cennete, cehennemlikler de cehenneme yerleştirildikten sonra; Yüce Allah (c.c.) bir cennetliği huzuruna alarak ona cennetteki yerini nasıl buldun der. O kişi;
Ulu Allah’ım elbette çok memnunum. Beni menzillerin en iyisi olan cennete yerleştirdin der. Rabbimiz O’na;
Ey kulum! Benden bir şey iste ve bir dilekte bulun der. Cennetlik kul;
Ya rabbi senden dileğim beni dünyaya geri göndermendir. Oraya gideyim de şehit olmak için senin yolunda on kere öleyim” der. Bu ise o cennetlik kişinin şehidin cennetteki makam ve derecesini görüp gıpta etmesi ve imrenmesindendir.”
Saygı değer okuyucularım!
Yurdumuzda özellikle doğu ve güney doğuda, yüzü Kürt maskeli Ermeni çetesi olan P.K.K. ve onun akıl hocalığını yapan bukelemun renkli, yanar döner münafıkların yüzünden şehitler verdiğimiz şu günlerde, vatanımızın bağımsızlığı ve bölünmez bütünlüğü için can veren şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyor, gazilerimize şifalar ve uzun ömürler diliyor, şehit ve gazi yakınlarına sabrı cemil temenni ediyor, büyük milletimize baş sağlığı diliyorum.
Çok değerli okuyucularım! Şehitlerimize, gazilerimize ve onların yakınlarına millet olarak saygı ve hürmette kusur etmeyelim. Şehitlerimizin ailelerine ve gazilerimize şanlarına layık bir hayat sürmeleri için her türlü imkânı sağlayalım.
Ne mutlu vatanı ve milleti için çarpışanlara…
Ne mutlu şehitlik ve gazilik rütbesine ulaşanlara…
Ne mutlu ailesinde şehit bulunanlara…
Ankara’dan selam, saygı ve dua ile.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
19°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@