13.06.2014, 00:08 385

ŞEFAAT

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

İnsanoğlu dünyaya bir imtihan için gönderilmiştir.İnsan daima şey-tan ve nefsin baskısı ve saldırısı ile karşı karşıyadır. Bu yüzden insan günah işleyebilmektedir. Mühim olan günahlardan tevbe ederek vazgeçip, Allah'ın hoşnutluğunu kazanacak güzel ameller yapmaktır.
Dünya fani ahiret ise bakidir. Peygamberlerin ve Allah'ın seçkin kullarının şefaati vardır ve haktır.
Şefaat Kıyamet günü, Allah (c.c.) Teala hazretlerinin izniyle Peygamber Efendimizin, diğer peygamberler, alimler, şehitler, Salihler, küçük yaş-ta ölen Müslüman çocuklar ve Allah'ü tealanın müsaade etti diğerlerinin, günah-kar olan müminlerin günahlarının affedilmesi, cennetlik olanlarında ce-nnette derecelerinin yükselmesi için Allah'tan(c.c) istemeleri, bu husus da vasıta, yani referans olmalarıdır.
Şefaat etme konusunda Allah'ın izin vermesi esastır. Allah müsaade etmeden kimsenin şefaat etme yetkisi yoktur.
Cenab-ı Hak konu ile ilgili olarak, Taha suresinin 109. ayetinde mealen buyuruyor ki "O gün, Allah'ın (c.c.) kendisine şefaat etmeye izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimselerden başkasının şefaati fayda vermez.”, Bakara süre-sinin 255. ayetinde de "...Allah'ın izni olmadan katında hiç kimse şefaat edemez." buyurmaktadır.
Şefaatle ilgili olarak Peygamber Efendimizin de bir çok hadis-i şerifi vardır. Onlardan bazıları şunlardır." Şefaatim ümmetimden büyük günah sahibi olanlar içindir”, ( Müsned-i Ahmed ibni Hanbel)
"Şefaatime inanmayan , ona kavuşamaz", (Şir'a tülİslam)
"Kıyamet günü Peygamberler, sonra alimler, sonra da şehitler şefaat edecektir."(İhya)
Mevlana Halidi Bağdadi'ye göre Şefaat haktır. Tevbe etmeden ölen müminlerin küçük ve büyük günahlarının affedilmesi için , Peygamberler, veliler, Salihler, melekler ve Allah'ın(c.c.) izin verdiği kimseler şefaat edecekler ve şefaatleri de kabul edilecektir.
İmam-ı Birgivi' ye göre, buluğa ermeden ölen çocuklarda anne ve babalarına şefaat ederler,
Hz. Peygamberin güzel huyları sayılamayacak kadar çoktur. Her Müslümanın bunları öğrenmesi ve bunlarla ahlaklanması lazımdır. Böylece dünya ve âhiret felaketlerinden bela ve sıkıntılarından kurtulmak ve o iki cihan güneşinin şefaatine kavuşmak nasip olur.
Kıyamet gününde kimse kimseye sahip çıkamaz, fayda veremez. Ogün insana ne ana babasından, ne eşinden ve çocuklarından ne akrabalarından, ne dost ve arkadaşlarından ve ne de malından mülkünden en ufak bir yardım ulaşamaz. O gün emir ve hüküm yalnız Allah'ındır. Kıyamet gününde Allah'ın izni ile müminlerin şefaatçisi olacaktır. Fakat kafirlerin ne bir yakınları ve nede bir şefaat edenleri olmayacaktır.
Peygamber Efendimiz Şefaat duasını kıyamete bırakmıştır. O bir hadislerinde, "Her Peygamberin Allah katında olduğu gibi kabul edilen bir duası vardır. Bütün peygamberler acele ederek bu haklarını dünyada iken kullandılar. Ben ise bu reddedilmeyecek duamı, kıyamette ümmetime şefaat-çilik için sakladım. Benim şefaatim (Allah dilerse) O'na eş koşmadan ölen bütün ümmetim içindir.” Buyurmuştur. Önemli olan, insanın dünyada Peygamberin yolundan gitmesi, onun getirdiği İlahi kurallara uygun bir hayat yaşamasıdır.
Dünya'ya “ümmetim ümmetim” diye gelen, dünya da “ümmetim ümmetim” diye yaşayan ve dünyadan da “ümmetim ümmetim” diyerek ayrılan bir peygamberin ümmeti olma şerefine erdiren Allah'a hamdolsun.
Dün gece “Berat Kandili”ni idrak ettik. Müslüman alemi böyle bir geceyi yaşadı Allah’ın inayetiyle. Bu mübarek geceden istifade ederek beratın alanlar olduğu gibi, bu gecenin varlığından haberi olmayanlar veya haberi olup da gafletten uyanamayanlar da oldu.
Allah bizleri bu gecede beratını alanlardan eylesin. Berat gecesinde Allah’tan beratını alarak, geçmiş günahlarını affettiren ve yepyeni ve tertemiz bir sayfa açabilen müminlere ne mutlu.
Artık bundan sonra Allah’ın emaneti olan ömre ihanet edilmemeli, Allah’ın emrettiği ve Peygamberin öğrettiği şekilde yaşanmalıdır. Günahlardan arınmış tertemiz sayfa, yeni günahlarla kirletilmemelidir. Kalan günlerin günahsız ve Peygamberle birlikte yaşanmasına özen gösterilmelidir. Sayılı günler çabuk biter, Azrail’e gaflet içinde hazırlıksız yakalanmamalıdır.
Dün gece yaşadığımız “Berat Kandili”nin son berat gecemiz olabileceğini, gelecek “Berat Kandil”inde, ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukur olan kabrimizde olabileceğimizi düşünerek yaşamak suretiyle, kabrimizi cennet bahçesi haline getirecek ameller, ibadetler ve itaatlerle meşgul olmalıyız kalan ömrümüzde, kalan günlerimizde.
Allah’ın Rahmeti, Peygamberin şefaati üzerimize olsun. Geçmiş kandilimiz mübarek olsun. Büyük milletimiz birlik beraberlik ve kardeşlik içerisinde huzur bulsun, güçlü devletimiz ebediyen payidar olsun.
Ankara’dan selam, saygı ve dua ile.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
20°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@