04.11.2017, 00:05 564

SATANİZM-2

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Bilindiği gibi bütün semavî dinler, bu arada Hristiyanlık da, kişinin kendi canına kıyması ve kendi hayatına son vermesi olayı demek olan intiharı, büyük günah ve haram saymış ve yasaklamıştır.

İşte satanizm; semavî dinlerin bu hükmüne muhalefet olarak intiharı seçmiş, mensuplarını intihara teşvik etmiş, intiharı onlara tavsiye ve telkinde bulunmuş hatta zorlamıştır. Bu yüzden intihar eden satanistler; bir an önce ölüp, cehenneme gidip, orada şeytana hizmet etmeyi düşünmekte ve amaçlamaktadırlar. Satanizm de gençler bu nedenle sık sık intihar yolunu seçerler. Burada insan, canlı bomba olarak hayatına son verenlerin de bu inançta olabileceklerini düşünmekten kendisini alamıyor.

Ülkemiz yer üstü ve yer altı zenginlikleri ile, dünyanın en stratejik bölgesinde bulunmasıyla, genç bir nüfusa sahip olmasıyla, güçlü bir orduya ve dünyanın 17. büyük ekonomisine sahip olmasıyla dost-düşman herkesin dikkatini çekmektedir. Bu konumumuza dostlar sevinmekte, düşmanlar ise üzülmektedirler. Bu yüzden düşmanlar boş durmamaktadırlar. Ülkemizin gelişmesini istemeyen bazı odakların, gençlerimizi ya sapık inanç, düşünce ve örgütlerin maşası haline getirmek istedikleri, ya da sigara, alkol ve uyuşturucu gibi zararlı maddelere alıştırabilmek için gayret ettikleri bilinmektedir.

Dünyamız gittikçe globalleşmektedir. Adeta çeşitli federasyonlardan oluşan federal bir devlet haline gelmektedir. Küreselleşen dünyamızda, dinî çoğulculuk ve çeşitli dinî inanç ve kültüre mensup insanların karşılıklı anlayış ve hoşgörü içerisinde bir arada yaşaması giderek önem kazanmaktadır. Böyle bir dünyada satanizm gibi yeri geldiğinde şiddet ve teröre de başvurabilen bir hareketi, “Din” olarak kabul etmek mümkün olmadığı gibi, “Din” kisvesi adı altında ortaya konulmak istenen ve bir anlamda İslam da dahil bütün dinleri ve mensuplarını ilgilendiren bu harekete karşı ilgisiz kalmak da mümkün değildir.

Çocuklarımızı ve gençlerimizi bu sapık inanç mensuplarının tuzağına düşürmemek için devlet olarak, devletin çeşitli kurumları olarak, aile olarak, her dereceden okul yöneticileri olarak, gerekli tedbirleri almak zamanı çoktan gelmiştir.

Satanizm gibi, Moon tarikatı gibi, Bahailik gibi, sapık inançların mensuplarının ve Hristiyan misyonerlerinin ev ev, okul okul, kapı kapı, sokak sokak gezerek iş yerlerinde İnciller ve sapık inançların güya din kitaplarını, el ilanlarını ve broşürlerini dağıttıkları ülkemizde bu faaliyetlerin sadece büyük şehirlerde değil, bütün illerde hatta ilçelerde yürütüldüğüne şahit oluyoruz. Bilhassa ekonomik sıkıntıların yaşandığı bölgelerde, büyük şehirlerde, üniversite ve yüksek okulların bulunduğu il ve ilçelerde yoğun olmak üzere bu faaliyetler bütün yurt sathında yapılmaktadır.

Buralarda bazen apartmanlar altında açılan kiliselerde, bazen okul kantinlerinde, bazen disko ve barlarda bazen de metruk bina ve mağaralarda bu batıl inançların ayin ve törenleri yapılmakta ve faaliyetleri yürütülmektedir.

Bu sapık inanç ve ideoloji gruplarının kümelendiği yerlerde gençlere din, devlet, bayrak, millet ve insanlık düşmanlığı telkin edilmektedir. Buralarda gençlerimiz sigara, alkol ve uyuşturucu müptelası haline getirilmektedir. Bu faaliyetler sonunda gençler; ailelerine, akrabalarına, devletine, milletine, bayrağına, sancağına, inançlarına, örf, adet ve geleneklerine hulasa, bütün mukaddeslerine düşman oluyor. Bu yavrulardan bir kısmı bu yolla telef olup giderken, bir kısmı da bunalıma girip intihar ederek heder oluyor, hatta bir kısım da pişman olup düştüğü çukurdan çıkmaya çalışırken veya çıktıktan sonra bu şer güçler tarafından kurban seçilerek öldürülmek suretiyle yok oluyorlar.

ı) Satanist Gençlerin Mektupları

Satanizm ve satanistlikle ilgili bu kadar bilgi verdikten sonra şimdi de gençlerimizin satanistlerin eline nasıl düştüğünü, satanistlerin nerelerde neler yaptığını, mensuplarını nelere nasıl bağımlı hale getirdiklerini, onların tuzağına düşen aile kızlarının ve gençlerin nasıl bunalımlara girerek intihar ettiklerini, satanistlerin Allah’a, Kuran’a ve camilere nasıl düşman olduklarını daha iyi anlamak ve tanımak için, satanist bir gencin Diyanet İşleri Başkanlığıma gönderdiği bir mektubu ve 17 yaşındaki, Kur’an okumayı bilen ve başı kapalı gezen okullu bir genç kızın satanistlerin tuzağına nasıl düştüğünü ve başına gelenleri anlatan iki mektubu (ikincisindeki sadece mekan isimlerini çıkararak) burada olduğu gibi yayınlamak istiyorum.

Maksadım, konunun vahametini, yetkililerin, ailelerin, okul yöneticilerinin, gençlerin ve iş yeri sahiplerinin bilgisine ve dikkatine sunmaktır. Bilinen bir tehlikeye karşı bu çevrelerin gerekli tedbirleri almalarına katkı sağlamaktır. Böylece bana güvenen ve satanist bir hayat yaşadıktan sonra kurtulan bir genç kızın güvenini sarsmadan, onun, anne babalara, genç kız ve erkeklere, okul ve dershane yetkililerine, disko, bar, kafe ve internet yerlerinin sahiplerine ve topyekun ilgili devlet ve kurum yetkililerine çığlık dolu acı haykırışlarını duyurmaktır. Umarım hayırlı bir iş yapmış, gençlerimizin bu yavrular gibi karanlık ve tehlikeli tuzaklara düşmesinin önlenmesine katkıda bulunmuş olurum.

Satanizmin kendine has bazı özelliklerinin bulunduğu, bunların başında da büyük bir gizliliğin geldiği, grup üyelerinin aile ve yakın çevrelerinden bile Satanist olduklarını gizledikleri, buna sebep olarak herhangi bir açıklamada bulunmaları halinde, şeytanın lanetine uğrayarak başlarına kötü olayların geleceğine inanmalarıdır.

Satanist olaylar ülkemizde Ataköy’de meydana gelen iki gencin intiharı olayı ile ilk defa adını duyurmuş olup, günlerce tartışılmıştır. İntiharın seçilme sebebi; bütün semavî dinlerin kişilerin kendi hayatlarına son vermesini kesin bir şekilde yasaklamasından dolayıdır. İntihar eden şahıslar veya bazı gurup elemanları tarafından yapılan telkinlerde buna zorlanan şahıslar bir an önce ölüp cehenneme giderek şeytana hizmet etmeyi düşünmektedirler.

Nasıl Satanist olduğunu anlatan bir yurttaşımızın ifadeleri çok dikkat çekçidir:

“Ailemden kopmuş, sevgi bağım kalmamıştı. Maddî açıdan durumum ailem sayesinde oldukça iyiydi, zengin aile çocuğuydum kısacası. Değişik arayışlar içindeydim, macera arıyordum. Beyoglu’n da takılıyorduk. Satanist bir grupla tanıştım ve Ataköy’ de oturduğumu öğrenince benimle yakından ilgilendiler. Bana okumam için Satanizmle ilgili kitaplar verdiler. Okuduğum zaman oldukça ilgimi çekti. İşte aradığım şey dedim hemen. Mistik şeyler vardı kitapta, kıyamet gününden bahsediyordu, ölümsüzlükten falan bahsediyordu. Daha sonra beni Ataköy’de oturan o gruptan diğer kişilerle tanıştırdılar. İlk başta benim oyun olarak baktığım ayinler yapıyorduk. Kendimi tutamayıp gülüyordum, ama onlar çok ciddiydiler, sanki uçuyorlardı. İlk başlarda korktum gerçekten, ama sonra ben de onlardan biri oldum. Heavy Metal türü müzikler dinlerdik. Bu müzikleri yapanlara tapardık. Kedi kanına bayılırdık.

Kedi öldürmeye, kanlarını akıtıp kurban etmeye bayılırdık. Akla hayale gelmeyen sapık zevklere sahiptik. Aklıma geldikçe kendimden utanıyorum. Kedi kanını içip ölümsüzlüğe ulaşmaya çalışanlar bile vardı içimizde. Ben de buna inanmıştım. Kanı içmek için içimden büyük bir istek geliyordu. Fakat midemin bulanması bunu engelliyordu. Kandırdıkları gençlere ölümsüzlüğü ve dünyayı ele geçirmeyi vaat ediyorlardı. Bir oyun sanıyorduk sanki. Şeytan’a tapar gözükecektik, fakat asıl amacımız şeytanı yok edip dünyayı ele geçirmekti. Şimdi tüm bunlara gülüyorum.”

Bu kişi tanıdığı bir Satanistin bazı davranışlarını da şöyle anlatıyor:

“Sürekli Pendagramı dinleyen Serdar isimli arkadaşımız, gizli güçlerle bağlantısı olduğunu iddia ederdi, evine gittiğimizde bazen aklını kaçırmış gibi delikten öte hareketlerde bulunurdu. Kur’an yapraklarının üstüne oldukça sapık eylemlerde bulunduğuna bizzat şahit oldum. Hepimiz bizzat tam bir din düşmanıydık, özellikle İslamiyet’in. Kuran-ı Kerim yapraklarına, cami duvarlarına ve cami bahçesindeki musalla taşlarına akla hayale gelmedik sapıkça eylemlerde bulunur ve kendimizi tatmin ederdik. Böyle yaparak şeytana hizmet edeceğimiz şeklinde beynimiz yıkanmıştı. ‘Eminim Şeytan bizi seyrederken kıskanıyordur’ diye onunla alay ederdik. İnternetten şeytanla sohbet ederdik. En çok onu yaparken heyecanlanırdık.”

(Diyanet İşleri Başkanlığının Müftülüklere 24. 05. 2002 tarih ve 461 sayılı yazı ile gönderdiği nottan alınmıştır.)

Genç bir nüfusa sahip olan ülkemizin gelişmesini istemeyen bazı odakların, gençlerimizi ya sapık düşünce ve örgütlerin maşası haline getirmek istedikleri, ya da sigara, alkol ve uyuşturucu gibi zararlı maddelere alıştırabilmek için gayret sarf ettikleri bilinmektedir.

Ülkemizde sigaraya başlama yaşının on yaşın altına düşmesinin, alkol ve uyuşturucu ile tanışma yaşının on on ikiye inmesinin sebepleri araştırılmalı, altındaki gerçekler bulunmalı ve onlarla, kişisel ailevi ve toplumsal olarak ciddi mücadeleler, zaman geçirilmeden yapılmalı tedbirler alınmalıdır.

15 Temmuz hain darbe girişimi, bu milletin dış kaynaklı hiçbir saldırıya boyun eğmeyeceğini dosta düşmana göstermiştir. Keza bu menfur hareket karşısında asil milletimizin gösterdiği şanlı direniş, Çanakkale geçilmez dedirten ruhun hala bu millette dipdiri yaşadığını göstermiştir. Su uyur düşman uyumaz derler. Düşmanların bu ruhun yok edilmesi ve bu direnişin kırılması için, içten yıkma ve yok etme yolunu seçecekleri düşünülerek, çocuklarımıza, gençlerimize ve kadın erkek tün insanlarımıza dinimizi, öz kültürümüzü, milli örf adet ve geleneklerimizi, sahih kaynağından öğreterek sahip çıkalım.

Ankara’dan selam, sevgi, saygı ve dua ile.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 13 Ağustos 2020
İmsak 04:05
Güneş 05:42
Öğle 12:50
İkindi 16:39
Akşam 19:48
Yatsı 21:18

Gelişmelerden Haberdar Olun

@