Müzik, aklımıza değil ruhumuza seslenir. Şarkılar beni çok etkiler. Hele,

Saba, Uşşak, Hüseyni ve Kürdilihicazkâr makamında sevdiğim şarkıları dinlerken bir başka âleme göç ederim.

Her şarkı, her nota, her ezgi ayrı bir âlemdir benim için.

Şair Yahya Kemal Beyatlı üstadım da musikiyi şöyle tarif eder.

MUSİKİ DENİLEN NUTK-U İLÂHİ / ENGİN BİR DENİZDİR NAMÜTENÂHİ…

1970′li yıllar, devrin en meşhur ruh doktoru Rahmi Duman’ın 15 yaşındaki oğlu, 12 Mart olayına neden olan karışık günlerde yasa dışı bir örgüt tarafından fidye için kaçırılır. O dönemin oldukça hatırı sayılır miktarı olan

250 bin lira ister kaçıranlar. Rahmi Duman parayı zorlukla denkleştirir ve fidyeyi öder, oğlunu kurtarır. Oğlunun rehin tutulduğu günlerde bir baba olarak yaşadığı kaygı ve acıyı ifade ettiği güfteyi bestekâr Alâeddin Yavaşça Hicaz makamında besteler. Bir babanın yaşadığı evlat acısını ve hasretini çok dokunaklı anlatan bu ağıt şiirden güzel bir Hicaz şarkı çıkar ortaya…

Kimseyi böyle perişan etme Allah’ım yeter.
Uyku tutmaz, bir ümit yok, gelmiyor hiçbir haber,
Ağlamaktan gözlerim etrafı artık görmüyor
Hazreti Yakup’a döndürdü beni hükmü kader,,,
Aşk ve ayrılık denince akla ilk gelen şairlerdendir Ümit Yaşar Oğuzcan.

Melankoli dolu ruhu ve bunları satırlara döktüğü şiirleriyle tanınan Oğuzcan’ın şiirlerinde, aslında yaşadıklarının etkisi çok büyüktür. Oğuzcan, 24 kez intihar etmeye teşebbüs edecek kadar karamsar bir ruh haline sahiptir.
Baba Oğuzcan’ın bu hayatı büyük oğlu Vedat Oğuzcan’ı olumsuz yönde etkiler. Babasının hayata bakış açısı, Vedat Oğuzcan’ın da aklında “intihar” fikrini dolaştırır. Babasının başarısız intihar girişimlerinin aksine, Vedat Oğuzcan ilk girişiminde Galata Kulesi’nden atlayarak 17 yaşında intihar eder. Vedat Oğuzcan’ın intihar sonrası ceketinin cebinden “Baba intihar böyle edilir.” yazılı bir not çıktığı söylenir. Hayatını şiirlerine yansıtan yazar da bu acısını yine dizelere dökerek yenmeye çalışır.

Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın,
Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın,
Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı;
Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın…

Ümit Yaşar Oğuzcan’ın evlat acısı karşısında çaresizliğini dile getirdiği

bu ağıt şiirini Münir Nurettin Selçuk Kürdilihicazkâr makamında bestelemiştir.
Yahya Kemal Beyatlı, Nazım Hikmet‘in annesi ressam Celile Hanıma aşıktır. Ancak, Celile hanım, hem oğlu Nazım Hikmet’in karşı çıkması hem de şairin sonradan evlenmek istememesi nedeniyle Yahya Kemal’i ve İstanbul’u terk ederek Avrupa’ya gider. Şairin Celile Hanım’ın hasretiyle yazdığı bu güzel şiiri Osman Nihat Akın Nihavent makamında bestelemiştir.

Körfezdeki dalgın suya bir bak, göreceksin,
Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde.
Mehtap, iri güller ve senin en güzel aksin,
Velhâsıl o rüya duruyor yerli yerinde…

24 Ekim 2018

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner155