Hiç bir şey aniden, birdenbire olmaz. Hele ki bu ülkeler söz konusuysa, bütünüyle mümkün değildir;
Nasıl olabilir, diye düşünebilirsiniz. Fakat aynı zamanda bunun ne kadar doğru olduğunu idrak edersiniz.
Etrafımızda cereyan eden olaylara şöyle kısa bir bakış, gördüğümüzün sadece o andan ibaret olmadığını, mutlaka bir evveliyatının olduğunu işaret edecektir.
Bu her şey için geçerlidir: Kendi dünyamız, aile yaşantımız, toplumsal ilişkiler ve ülkeler arası ilişkiler…
Suriye örneğinden hareketle kısa bir dokunuş yapmak isterim.
Ülkenin bugün geldiği durum içler acısı ve hemen hepimizin, o mağdur durumda olan Suriyelileri gördüğümüz zaman içimiz cız ediyor ve nasıl yardım edeceğimizi şaşırıyoruz.
Suriyeli kardeşlerimiz şu an yaşadıkları duruma sizce bir anda mı geldiler ? Onları bu sona hazırlayan uyarıcılar, işaretler hiç mi yoktu ya da olmadı ?
Elbette ki hayır, dediğinizi duyar gibiyim. Evet. Elbette onlar şu an yaşadıkları bu duruma gece yatıp sabah kalktıklarında gelmediler. Onları bu sona hazırlayan sebepler vardı.
Bu sebepler açık ya da kapalı, uzun ya da kısa vadede oluşan sebepler olabilir. Ama esas olan bu sebeplerin oluşmuş olmasıdır. Sebepler oluşunca sonucun olması kaçınılmazdır.
Biz bunu kanun biliriz. Yaradan’ın kanunlarının “sebep-sonuç” ilişkisine dayalı olarak yürüdüğünü pek çok alim ifade etmektedir.
Hiçbir uyaran olmadan ya da bir anda, her hangi bir olayın tezahür ettiğini kim söyleyebilir ? Dünümüz bugünümüzü, bugünümüz yarınımızı oluşturuyorken böyle bir şey söylemek haksızlık olmaz mı?
Tarladan mahsul beklemeden önce, toprağa tohum ekilir; uluslar arası alanda ya da ülke içinde bir alanda mahsul alınmak isteniyorsa o sonuca götürecek tohumlar ekilir.
Suriye’yi ya da genel anlamda Orta Doğu’yu bu günkü durumuna getiren tohumlar ne zaman ve kimler tarafından ekildi ?
Onlar bu tohumları ekerken, kendilerini bugünkü vahim sonuca götüren insanlar ne yapıyorlardı ?
Bir afet yaşandığında suçlu aramak kolaydır. Başkalarını suçlamak ta kolaydır. Bulunur da. Fakat asıl suçun kendinde / kendilerinde olduğunun idrakine varabilmek esastır.
Bugün bu afetleri yaşayan Suriye ve benzer afetleri yaşayan diğer ülkelerin suçları ne olabilir ? Ne olabilir sizce ?...
Evet….
Yağmurdan önceki gök gürültüsünün sesine kulak vermek, tarlada biten ayrık otlarını toplamak gerekti ;
Hangi taşı kaldırsak altından “EĞİTİM” çıkıyor ya, işe eğitimle başlamak, insanlık onurunu yükseltecek, insanlık barışına katkıda bulunacak bir eğitim seferberliğinin tüm ülkeyi kuşatması, birlik ve beraberlik şuurunun yerleştirilmesi gerekiyordu.
Öyle bir eğitim ki, okul sınırları içinde kalmayan, ülkeyi okula dönüştüren, her bireyin birey olma bilincinin oluşmasına, hak ve sorumluluklarının farkına varmasına hizmet eden bir eğitim ; yüksek ve yüce idealleri olan, insan sevgisiyle dolu, barışa hizmet edecek gerçek liyakat ve gerçek adalet sahibi yöneticileri seçebilme irade ve gücüne sahip bireyler yetişmesine hizmet eden bir eğitim; azını çok yapacak, muhtaç duruma düşmeden iradesini kullanabilecek azimli, sabırlı, yüksek ahlaklı bireylerin oluşmasına, çalışkan, onurlu, paylaşımcı, merhamet ve hoş görü sahibi bireylerin yetişmesine hizmet edecek bir eğitim…..
Ve böyle bir eğitim talep eden bir toplum…. Edilgen değil, etken bir toplum.
Adaletin satılmadığı, hakkın ve hukukun geçek anlamda korunduğu, manevi değerlerin pazara çıkarılmadığı, güven duygusunun asla yara almadığı, dürüst, erdemli insanlardan oluşan toplumların çağlara hükmettiği az çok tarih bilgisi olan herkes tarafından bilinir.
Günümüzde, piyon olarak başka ülkeleri kullanan ülkeler daha rahat bir şekilde dünyayı sevk ve idare edebiliyorlar. Fakat bunun da, bir birlik, doğru bilgi edinimi ve bilginin doğru tasarrufu ve irade gerektirdiği açıktır.
Kısaca, bugün durumlarına üzüldüğümüz ve yardım için seferber olduğumuz Suriye ve benzer ülke halkları, gerçekte ne kadar masum ?...
Ve zamanında yapılması gerekenleri yapmayıp bu durumlara düşerek başka ülkelere de sıkıntı vermeye, onları huzursuz etmeye ne kadara hakları var ?...
Onların ve diğer benzer durumda olan ülkelerin durumları bizler için gök gürültüsü olabilir mi ? Tarladaki ayrık otlarını toplamadan önce o tohumların ekilmesini seyretmek ne kadar akıllıca ?... 13.02.2016

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner251