10.10.2014, 00:05 671

RUHUMUZ İNCİNİR, ACI ÇEKER, HASTALANIR

10 Ekim, Dünyada olduğu gibi ülkemizde de “Dünya Ruh Sağlığı Günü” olarak anılmakta.
Yaşadığımız bazı duyguları ifade etmekte zorlanırız. Buna karşın, birey yaşadığı toplumun olumlu, olumsuz tüm olaylarından ruhen etkilenir. Savaş, şiddet, öfke dili ve ortamı birey ve toplum ruh sağlığını derinden etkilemektedir. Üstelik bu etkilenme sadece yaşadığı süreçte değil, gelecek kuşakları bile kapsayabilmektedir. İnsan, fiziksel yapısı yanında bir de ruhsal yapısı olan bir varlıktır. Dünya Sağlık Örgütü, sağlığın tanımını: “Bireyin fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden dengeli” olması şeklinde yapmaktadır. Fiziksel ve ruhsal anlamda sağlıklı olan kişi sosyal yönden de sağlıklı olmalıdır ki, tam sağlıklı olabilsin. Bu üç yapının dengeli oluşu sayesinde biz toplumsal ilişkilerimizde ve kişisel yaşantımızda mutlu bir insan olabiliriz ancak. Oysa ki günümüzde bu üç temel işleyişin hepsini bir insanda tam olarak bulmak ne kadar zor, neredeyse imkansız…
Ruh sağlığı terimi, bizim ülkemizde tıp alanına, dünyanın gelişmiş ülkelerinden çok daha sonra girmiştir. Birçok gelişmede olduğu gibi bu gelişmeyi de dünyanın çok gerisinden izlemeye, anlamaya çalışmışız. Toplum olarak herhangi bir organımızda ağrı hissettiğimizde ilgili doktora başvururuz. Ruhumuzun da yara alabileceğini, örselenebileceğini, incinebileceğini tıpkı fiziksel yapımız gibi hastalanabileceğini çok da düşünmeyiz. Ruh sağlığına bakış açısı dünyanın gelişmiş ülkelerinde de yakın sayılabilecek tarihlere kadar olumlu yaklaşım görmemiş. Hasta insanların kötü ruh taşıdığı, içinde şeytanı barındırdığı gibi, gerçek dışı düşüncelerle, insanlar dışlanmış, ölüme terk edilmiş.
20. yüzyılın ikinci yarısından sonra ruh sağlığının anılmasıyla ilk akla gelen isim Sigmund Freud’dur. Akıl sağlığı hastalıklarını uzun mücadeleleri sonucunda yeni ve modern bir boyuta taşımıştır. Bu tarihlerden sonra dünyada bu konudaki yenilikler hızlanmıştır. Bizim ülkemizde ise konunun öneminin bugün bile yeteri kadar kavranmadığını anlıyoruz. Son elli yılda değişen anlayışa rağmen…
Ülkemiz ruh sağlığı konusunda sınırları belirlenmiş bir yasası olmayan gelişmiş ülkelerin içinde tek ülke. Bu konudaki çağ dışı düşünce ve davranışlarımız sayılamayacak kadar çok. Birisi, bir diğerine hakaret edecekse “deli, kaçık, aklını yitirmiş, zıvanadan çıkmış, zaten deli doktoruna gidiyor” demesi yeterli… Kişiyi ruhen hasta olması halinde doktora gitmek konusunda isteksiz hale getiren bu yaklaşımlar, daha da üzücü sonuçlar yaratmaktadır. Her insanın, her türlü durumu yaşayabileceğini unutmamakta yarar olabilir. Toplumun yapması gereken, engel olmak yerine, yardımcı olmaktır. İnsan olmak bunu gerektirir. Bir başkasında gördüğümüz bir olumsuzluğu bizim yaşamayacağımız konusunda kimsenin garantisi yoktur. Yaşamı boyunca depresyon geçirmeyen insan hemen hemen yok gibidir. İnsan yaşamı boyunca sevgiden nefrete, coşkudan hüzne, değişen birçok duygu yaşar. Bunlara duygu iklimi de diyebiliriz. Ne zaman ruh sağlığını tehdit eder bu duygular? Bu ancak kişinin kendisini normal dışı düşünüp, uzmana gitmesi halinde anlaşılabilir.
Değişik duygu durumlarını yaşamayan insan, zaten yaşamın içinde de değildir. Yaşamı olsa olsa kıyıdan seyrediyordur. İnsanın ruhsal durumu o kadar önemlidir ki, birçok fiziksel hastalığımızın temelinde ruhsal durumumuzun iyi olmaması yatar. Bu nedenle birçok şikayette uzmanlar, fiziksel bulgularda normal dışı bir şey bulunmaması halinde, hastanın ruhsal durumunu araştırırlar.
Bugün, ülkemizde de tıbbın ayrılmaz parçası olan ruh sağlığı konusunu belirleyici sınırları olan bir yasasının olmaması da düşündürücüdür. Biz, her ne kadar yüzümüzü Batıya çevirsek de, birçok önemli yaşamsal konuda olduğu gibi ruh sağlığı konusunda da dünyanın gelişmiş ülkelerinin gerisindeyiz ne yazık ki…
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
18°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 13 Temmuz 2020
İmsak 03:20
Güneş 05:13
Öğle 12:51
İkindi 16:49
Akşam 20:19
Yatsı 22:03
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Athletic Bilbao 36 51
8. Real Sociedad 35 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 35 35
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24

Gelişmelerden Haberdar Olun

@