05.06.2020, 00:02 34

RAMAZAN’IN ARDINDAN-1

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Peygamberimizin (s.a.v.), başı rahmet, ortası mağfiret sonu da müminlerin cehennemden kurtuluşudur diye şanını beyan ettiği ve daha dün denecek kadar kısa zaman önce kavuşarak sevinip mutlu olduğumuz mübarek Ramazan ayından ayrılmanın hüznünü yaşıyoruz bu günlerde.

Çölün suya, açın yemeğe, susuzun suya, sevenin sevdiğine, âşığın maşukuna, koyunun kuzusuna ve annenin yavrusuna duyduğu hasreti duyarak beklediğimiz ve Allah’ın inayeti ile bir ay kadar önce,

Gökten yere iner saf saf melekler.

Sefasından döner çark-ı felekler.

Merhaba merhaba ya şehri Ramazan.

Hoş geldin bizlere ey Şehri gufran.

Sekiz cennet kapıları açılır.

Teravih kılana hülle biçilir.

Mümin münafık anda seçilir.

Merhaba merhaba ya şehri Ramazan.

Hoş geldin bizlere ey Şehri gufran.

Diyerek kavuştuğumuz mübarek Ramazan ayından, ona doymadan ayrılmanın burukluğunu yaşıyoruz şu günlerde.

Üç aylar geldi bizlere, gözünüz aydın geliyor beklediğiniz dedi. Sevindik gufran ayı geliyor, Allah’ın rahmet sağanağında arınma fırsatına kavuşacağız diye. Hatırladık Efendimizin, “ Kim Ramazan ayının gelmesine sevinirse, Allah onun vücudunu Cehennemin ateşine haram kılar”(Tirmizi) mübarek sözünü. Sevincimiz katlanarak arttı. Dua etmeye başladık Peygamberimizin (s.a.v.),“ Allah’ım Recep ve Şaban’ı bizim için mübarek kıl ve bizi Ramazana kavuştur” (Müslim) duasıyla.

Nihayet geldi beklediğimiz. Rabbimiz kavuşturdu bizi sevgilimize. Sevincimiz, ümidimiz, beklentimiz kat kat arttı. Bize bu imkânı, bize bu fırsatı veren Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun dedik. Kuran ve oruç ayı olan Ramazan ayına kavuşmuştuk Allah’ın inayetiyle.

Ramazan ayının gündüzlerini; oruç tutarak, hatimler okuyarak, dinleyerek, namaz kılarak, zekât fitre ve sadaka vererek, yalan, gıybet, dedi kodu, kibir, gurur gibi kötü huylardan uzak durarak ve bütün organlarımıza oruç tutturmaya çalışarak, gecelerini Teravih namazı kılarak, sahura kalkarak, teheccüd namazı kılarak ve Peygamber öğretisi olan, “Allah’ım sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet” duayı sık sık ederek yaşadık. Rasulullah efendimizin,“ Eğer ümmetim, Ramazan ayının gerçek değerini bilselerdi, bütün senenin Ramazan olmasını isterlerdi” (Buhari) hadisi şerifini dikkate alarak, bu ayın gündüzünü ve gecesini en güzel ve en verimli bir şekilde değerlendirmeye, bu ayda mümkün olduğu kadar manevi kazanım elde etmeye çalışarak yaşadık.

Allah’ın inayeti ile bu Mah-ı Mübarekte, bize günah kazandıran söylem ve eylemlerden uzak durarak, günah kirlerinden arınmaya çalıştık. Bize sevap kazandıracak olan salih amelleri yaparak Rabbimizin rızasına ve affına mazhar olduk inşallah.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammet (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde: “Kim Ramazan ayında farz olduğuna inanarak ve sevabını Allah’tan umarak oruç tutarsa, Allah o kulunun bütün geçmiş günahlarını af eder” buyuruyor.(İbni Mace c 1,s 526) Demek oluyor ki, geçen Ramazan ayını iyi değerlendirenler, günahlarından arınarak yaratanına karşı yep yeni ve tertemiz bir sayfa açmayı başarmıştır. O halde yeniden yanlış ve günahlara dönerek bu sayfayı kirletmemek lazım, Allah yardımcımız olsun.

Gelecek Ramazana ulaşıp ulaşamayacağımızı, bu fırsatı bir daha elde edip edemeyeceğimizi bilemiyoruz. O halde bu temiz sayfayı kirletmemek için elimizden gelen gayreti göstermeli, bizi yeniden günahkâr edecek söylem ve eylemlerden uzak durmalıyız. Kısaca, Rabbimizin emirlerini tutup, yasaklarından da uzak durarak yaşamalıyız kalan ömrümüzü.

Yüce Allah (c.c.) biz insanları, eşrefi mahlûkat olarak yaratmış akıl, izan, irade ve şuur gibi aşkın nimetlerle donatmıştır. İnsan her gün, her saat, her dakika ve her saniye Allah’ın kendisine ihsan ettiği nimetler sayesinde yaşamaktadır. Alınan ve verilen her nefes insanın yaşaması için elzem olan en büyük nimettir. İnsanın istifadesine sunulan Yaratanın nimetleri saymakla bitmez. Nitekim Kuranda: “Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız, onu sayamazsınız. Hakikaten Allah çok bağışlayan, pek esirgeyendir” buyrulmaktadır. (Nahl/18)

Ömür insana Allah’ın en büyük lütfu ve emanetidir. Onu yaşarken Allah’ın emri üzere dosdoğru olarak yaşamak gerek. Yaratan Kuranda: “ Emir olunduğun gibi, dost doru ol” buyuruyor.(Hud/112) Efendimiz, “Hud suresindeki bu ayet, beni kocalttı” diyor. Evet, hayatı dost doğru yaşamak, ancak Peygamberi örnek alarak yaşamakla mümkündür. Rabbimiz Allah’tır deyip sonra dosdoğru yolda yürüyenlere, yani sıratı müstakim üzere yaşayanlara ölürken melekler, geçmiş amelleriniz ve ölümden sonrası için korkmayınız, geride bıraktığınız aile ve evlatlarınız için de tasalanmayınız derler.(Fussilet/30)

Allah Cinleri ve İnsanları kendisine kulluk etmeleri için yaratmıştır. Kulluk ibadetle olur. İbadet Allah’ın verdiği nimetlere teşekkür etmek demektir. Nimet devam ettikçe şükür de devam etmelidir. Bu konuda Cenab-ı Hak: “ Rabbine, sana yakın (Ölüm) gelinceye kadar ibadet et” buyuruyor.(Hicr/ 99) Nasıl ki Rabbimizin bize ihsan ettiği nimetlerin zamanı devamlı ise, yani günlük, haftalık, aylık yıllık değil de ömür boyu ise, ibadetinde günü, haftası, ayı ve mevsimi olmayıp ömür boyu olmak mecburiyeti vardır.

Ramazan ayı boyunca Allah’a layık kul ve Peygambere layık ümmet olmaya elimizden gelen gayreti gösterdik. Nimetlerine şükretmiş olmak için bütün gayretimizle çalıştık. İnşallah en büyük kazancımız geçmiş günahlarımızın af olmasıdır. O halde Ramazan bitti ibadette bitti demeyelim. Rabbimize karşı açtığımız yepyeni ve tertemiz sayfanın değerini bilelim. Mademki Ramazandan sonra da Allah’ın nimetlerinden istifade ediyoruz, o zaman onların şükrünü ifa etmeye, yani ibadete ölünceye kadar devam etmeye mecburuz.

Ramazanda kulluğunda eksikliği olmadığı halde, Ramazandan sonra ibadete son verenlerin halini Rabbimiz, Nahl suresinin 92. ayetinde güzel bir misalle nasıl anlatıyor. “ Sakın ha, eğirdiği ipi kuvvetle büktükten sonra, bozan kadın gibi olmayın.” Onca emekle ipini eğirip büktükten sonra, onu bozarak emeğini boşa çıkaran kadın gibi olmayın, yani Ramazan boyunca kulluk yapıp Allah’ın af ve mağfiretini kazandıktan sonra, Ramazan bitti diye ibadet ve itaati terk ederek Ramazandaki emeğinizi boşa çıkarmayın demek oluyor.

(Sürecek)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
açık
banner303
Namaz Vakti 30 Kasım 2020
İmsak 06:06
Güneş 07:36
Öğle 12:34
İkindi 15:00
Akşam 17:21
Yatsı 18:46

Gelişmelerden Haberdar Olun

@