Saygı değer okuyucularım!

Bütün akıl baliğ Müslümanlar olarak, farz olan Ramazan orucuna bu yıl, 27 Mayıs Cumartesi günü başlamış olacağız. Cuma akşamı ilk teravih namazı kılınacak ve o gece de ilk sahura kalkılacaktır.

Biz de bu günkü sohbetimizde Ramazan ayı ve faziletlerinden bahsedeceğiz. Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını Cenab-i Allah’tan niyaz ediyorum.

Efendim, Oruç bir ibadettir ve İslam’ın beş temel esasından birisidir. Farz oluşu kitap (Kur’an) ve sünnetle sabittir. Orucu tutanlar sevabına nail olurlar. Mazeretsiz tutmayanlar ise büyük günah işlemiş olurlar. Orucu inkar ise küfürdür. Oruç açlık demek değildir. Oruç perhiz de değildir. Oruç, Allah’ın emri olan bir ibadettir ve günahlara kefarettir. Sabah imsak vaktinden akşam gün batıncaya kadar Müslümanın ibadet niyetiyle yeme, içme ve cinsi arzulardan kendisini tutmasıdır. Yani orucu bozan şeylerden herhangi birsini yapmaktan kendisini alıkoymasıdır. Oruç tutuma vaktine imsak, oruç bozma vaktine ise iftar denir. O halde oruç imsak vaktinden iftar vaktine kadar tutulur. Niyetli oruç, kasıtlı olarak bozulmaz, bozulursa yerine 60 gün kefaret orucu tutmak gerekir.

Oruç ile ilgili meseleleri ilmihal kitaplarından öğrenmemiz, tereddüt ettiklerimizi müftülük yetkililerine ve cami görevlilerine sormamız mümkündür.

Ramazan boyunca sabah ezanları, sahurun sonunda imsak vaktinde, yani sabah namazı vaktinin ilk anında okunmaktadır. Ezan vakti, imsak vakti olduğu için ezanla birlikte yeme, içme biter. Ezan okunurken yenmez. Artık oruç başlamıştır, yenmez içilmez, orucu bozacak başka şeyler yapılmaz. Bunlara çok dikkat edilmelidir. Ezandan sonra hemen sabah namazı kılınabilir.

Ramazan ayında camilerimizde, her gün çeşitli vakitlerde programlar dahilin de, Hatm-i şerifler okunur, vaazlar edilir. Bazı camilerde Teravih Namazı hatimle kılınır, bazı camilerde de ramazanın son on gününde itikafa girilir.Müslümanlar olarak ramazandan bir iki gün önce, Ramazan boyunca ibadet edeceğimiz camilerdeki bu programlar öğrenilmeli ve takip edilmelidir. Ramazan ayı boyunca müsait olan camilerde bayanlar da bu ibadet ve programlara katılabilirler. Yani hatimleri ve vaazları dinlerler, teravih namazına da iştirak edebilirler.

RAMAZAN AYININ FAZİLETLERİ

Allah (c.c) hazretleri mahlukatı aynı fazilette ve aynı meziyette yaratmamıştır. Her varlığın kendisine özgü bir değeri ve meziyeti vardır.

Cenab-i Hak insanları da eşit seviyede ve aynı haslette yaratmamıştır. Mesela Adem’i, Nuh’u, İbrahim’i ve İmran ailesini (Allah hepsinden razı olsun) seçip alemlere üstün kılmıştır. (Ali İmran Suresi Ayet :3)

Zaman ve mekanda da aynı farklılıklar vardır. Mesela; günler içinde Cuma, arefe ve bayram günleri, geceler içinde de Kadir, Berat, Miraç ve Regaip geceleri diğer gün ve gecelerle kıyaslanmayacak şekilde üstün fazilet ve meziyetlere sahiptirler.

Bunun gibi aylar arasında da ramazan ayının ayrı bir hususiyeti, müstesna ve mualla bir yeri vardır.Ramazan ayının dört önemli hususiyeti vardır. Kur’an-ı Kerim bu ayda gönderilmiştir Peygamber Efendimiz bu ayda nübüvvete ermiştir. Oruç bu ayda farz kılınmıştır. Ve bu ayın içinde bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesi bulunmaktadır.

Ramazan ayı günahlara da kefarettir. Büyük günahlardan sakınıldığı takdirde ramazanın kendisinden önceki Ramazan ile kendisi arasındaki zamanda işlenen günahların affına vesile olacağını Resulullah efendimiz haber vermiştir.

On bir ayın sultanı olan Ramazan ayının şanı Peygamber Efendimiz tarafından “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da müminlerin cehennemden kurtuluşudur” diye tescil edilmiştir.

Ramazan ayının cumalarının diğer cumalara olan üstünlüğü, bu ayın sair aylara olan üstünlüğü gibidir.Ramazan ayında yapılan bir hayır diğer aylarda yapılan bir farz gibidir. Bu ayda ifa edilen bir farz ise diğer aylarda yapılan 70 farza bedeldir.

Bu ayda itaatkar müminler için cennet kapılarının açılacağını, cehennem kapılarının kapanacağını ve şeytanların zincire vurulacağını haber veren Efendimiz bir hadislerinde “Kim farz olduğuna inanarak, Allah rızası için Ramazan ayında oruç tutarsa, Allah (c.c) onun geçmiş günahlarını affeder” buyurmuştur.

Evet ramazan ayının faziletini, kıymetini ve bereketini böyle bir kısa yazıda anlatmak mümkün değildir. Fakat bizler bu gerçekleri hakkıyla bilemiyoruz. Eğer gerçekleri bilseydik Ramazanın gelmesine gönülden sevinir, onun bitmemesini ister, ömrümüzün her anını, her gününü Ramazanmış gibi yaşama gayreti gösterirdik.

Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v.) minberde hutbe okurken durdu ve gülümseyerek üç defa “AMİN” dedi. Namazdan sonra bunun nedeni sorulduğunda Efendimiz; “Bana Cebrail geldi. (Bir kimse sağlıklı olarak Ramazan ayına ulaşır da, bu ayda dinen yapılması gerekenleri layıkıyla yaparak, kendisini Allah’a affettirip Cennete gitmeyi hak edemezse, o kulun burnu yere sürtülsün” dedi, ben de amin dedim, bir müminin anne- babası, veya ikisinden birisi yanında yaşlanır da, onlara iyi muamele yaparak, hoş tutarak rızasını kazanıp cennete gitmeye hak kazanamazsa, o mümini de burnu yere sürtülsün dedi, ben de amin dedim, bir de senin ismini duyup da, sana salat-ü selam okumayan müminin burnu yere sürtülsün ) dedi ben de amin dedim” buyurdu.

Demek oluyor ki, insanın sağlıklı olarak Ramazan ayına ulaşması, ihtiyar anne- babası veya birisinin yanında bulunması ve Peygamberimizin ismini duyması müminle için, Cennete gitmesin güzel bir fırsattır, bu fırsatı çok iyi değerlendirmek gerekir. Gelece senenin Ramazanına ulaşmaya kimsenin elinde senedi yoktur. Belki de bu Ramazan ömrümüzün son Ramazanıdır.

Yazımızı Peygamber Efendimizin iki güzel özü hadisi ile noktalayalım. “Kim Ramazan-ı Şerif’in gelmesi ile sevinirse, Allah (c.c) onun vücudunu cehennem ateşine haram kılar. “Benim ümmetim Ramazan ayının manevi feyiz ve bereketini hakkıyla bilselerdi, bütün senenin Ramazan olmasını temenni ederlerdi.”

Milletimizi her zamankinden çok daha fazla birlik, beraberlik, kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışmaya ihtiyacının olduğu şu günlerde, gölgesi üzerimize düşmek üzere olan gufran ayının, bu ihtiyaçların karşılanmasına vesile olmasını yüce Allah’tan niyaz ediyorum

Dinimizin, devletimizin, milletimizin ve vatanımızın düşmanlarını, Rabbimizin kahhar ismi ile kahreylemesini temenni ediyorum.

ayının her türlü hayırlara vesile olmasını Cenab-i Haktan niyaz ediyorum.

Ramazan ayının milletimize ve tüm İslam alemine hayırlı ve uğurlu olmasını diliyor, Ramazanı Şerifin maddi ve manevi kirlerden arınmamıza vesile olmasını temenni ediyorum

İzmir’den selam, sevgi, saygı ve dua ile.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner251