07.08.2013, 00:00 145

RAMAZAN BAYRAMI

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Tarihte ve günümüzde  hemen hemen her milletin, mensup oldukları dinleri ve millî değerleriyle ilgili olarak kutladıkları,  dinî ve millî bayramları vardır.

Müntesibi olmakla iftihar ettiğimiz  yüce dinimizle alakalı olmak üzere , l5 asırdır bütün İslam âleminin ve asil milletimizin birlik, beraberlik ve kardeşlik duyguları içinde kutladığı  ve inşaallah kıyamete kadar da kutlayacağı  dinî bayramlarımız, bilindiği gibi Ramazan ve Kurban Bayramıdır.

Ramazan Bayramı’nda bir ay boyunca nefsimizle yaptığımız mücadeleyi kazanmanın huzuru ve mutluluğu içinde bulunuyoruz. Ramazan Bayramı, dünyada sayıları bir milyarı aşan mü’minlerin gönüllerinde sevgi ve kardeşlik duygularının filizlendiği, müstesna bir bayram günüdür.

Bayram günü; Ramazan  münasebetiyle, camileri tıklım tıklım dolduran mü’minlerin, yüzlerinde sevinç ve neşenin parladığı, İlahi feyizlerin iman dolu kalplerde çağladığı ulvi bir gündür. Ramazanda insanı isyana zorlayan ve daima kötülüğü emreden şeytan ve nefis ikilisi, bir ay boyunca yapılan mücadele sonucunda mağlup edilmiştir. Okunan Kur’an-ı Kerimler, kılınan namazlar, verilen zekatlar, fitreler, sadakalar ve yapılan yardımlarla kalplerden günahların kirleri silinmiş, gözlerden hayrı ve iyiliği görmeye mani olan  gaflet perdeleri kaldırılmıştır. Artık kalpler, Allah  ( c.c.)  ve Peygamber  (s.a.v.) sevgisiyle dolmuş, Allah ile bu kulları arasında ter temiz ve yep yeni bir sayfa açılmıştır.

Ramazan bayramı; açlığın ne olduğunu bilen, açların halinden anlayan, sokaklarda ve duvar diplerinde boynu bükük, kalbi mahzun olarak duran, edep ve iffetinden dolayı başkalarına avuç açamayan fakir, yetim ve öksüzleri sevindiren mü’minlerin bayramıdır.

Bu bayram; dün varlıklı iken, ilahi takdir gereği,  maddî ve manevî tüm varlıklarını kaybeden, biçare  kardeşinin imdadına koşup dünyada eşi görülmemiş yardımlaşma örneği sergileyen fedakar ve hamiyetperver  müslümanların  bayramıdır.

Bu bayram; kendi ülkesinin dışında, binlerce km. uzaklarda yaşayan,  maddi ve manevi sıkıntılar içinde ezilen, üzülen, yokluklar içinde aç, açık ve  susuz kıvranan, kendilerine uznacak elleri çaresizce bekleyen, din kardeşlerinin acı ve ızdıraplarını kalbinde hisseden ve onların yardımlarına koşan,onlara el uzatan, imkanlarını onlarla da paylaşan şuurlu müslümanların bayramıdır.

Bu bayram; onbir ayın sultanı   olan Ramazan ayını, oruç tutarak, beş vakit namazı ve teravih namazını kılarak, hatimler okuyarak, ya da dinleyerek,  zekat fitre ve sadaka verek, hayır ve hasetta bulunarak, helal yemeye, doğru  söylemeye, yalan söylememeye, özü ile sözü ile dosdoğru insan olmaya,  gönül kırmamaya, gıybet etmemeye, sui zanda bulunmamaya, kimsenin kusur ve kabahatını araştırmamaya, söylenen ve duyduğu her söze inanmamaya, haram  ve çirkin olan herseyden uzak durmaya ve özet olarak, Allah’ın emirlerini tutup yasaklarından kaçmaya azami gayret göterenlerin bayramıdır.

Bu bayram;  gufran ayında ibadetlerini yoğunlaştırarak, iftar,sahur ve seher vakitlerinde dua ve tevbelerle Rabbına sığınarak, geçmişinin muhasebesini yaparak, gününü anlamaya çalışarak ve gelecekte iyi kul olmanın plan ve programlarını yaparak, Allah’a kendisini affettirmeyi başarıp, yep yeni ve tertemiz bir amel sayfası açmayı becerenlerin bayramıdır.        

Bu bayram; bayram sevincine çocukların, gençlerin, yaşlıların, kadınların erkekerin, fakirlerin zenginlerin, askerlerin sivillerin, hatta ölülerin ve dirilerin, yani toplumun bütün kesimlerinin iştirak ettiği bir bayramdir.

Bu bayram;  ramazan ayı boyunca elde ettiği müsbet alışkanlık ve kazanımlarını, ramazandan sonra da devam ettirmeye söz verenlerin, bu konuda şeytan ve nefsine karşı hertürlü mücadeleyi yapmaya azmedenlerin, kötü ve günah olan eski alışkanlıklarına  dömekten, ateşten skınır gibi sakınacağını unutmayacak olanların bayramıdır.

Bu bayram; eliyle, diliyle ve davranışlarıyla kimseyi kırmamaya söz verenlerin, kötü alışkanlıklarından, kötü çevresinden ve kötü insan olmasına sebep olduğunu anladığı arkadaşlarından uzak duracağına söz verenlerin, herkesle iyi geçinmeye, geçim ehli olmaya ve herkesin de kendisi ile iyi  geçinmesine zemin hazırlamaya çalışacağına söz verenlerin bayramıdır.

Hülasa bu bayram; namazlarını huşu içinde kılarak, boş ve faydasız şeylerden uzak durarak, fitre ve zekatlarını vererek,iffet ve namuslarını koruyarak,emanetlrine ve ahitlerine rıayet ederek ve namazlarına devam ederek kurtuluşa erip, Firdevs Cennetine varis olan müminlerin bayramıdır.

Bayram günlerinde; büyüklerimizi  ziyaret edip ellerini öperek,bayramlarını tebrik etmek suretiyle onları memnun etmeli ve hayır dualarını almalıyız.Çocuklarımzı ve çevremizdeki  elimizi öpen çocukları harçlık (para) vererek sevindirmeliyiz. Açları, açıkları, fakirleri, dulları, yetimleri, kimsesizleri ve yolda kalmışları görüp gözetmeliyiz. Fakir, zengin ayırmaksızın; yakınlarımızı ve komşularımızı unutmayarak  bayramlaşmalıyız. Bizlere veda ederek ruhlarını Rahmet-i Rahman’a teslim edip ebedî âleme göç edenlerimizin kabirlerini ziyaret etmeliyiz.

Yine bu bayram  günlerinde; küsler barışmalı, dargınlar kucaklaşmalı, kırgınlıklar ortadan kaldırılmalıdır. Kin, haset ve husumet duyguları yerini sevgi, saygı, af ve bağışlama hislerine terk etmelidir. Yalan, gurur, kibir, sui zan, kusur arama ve gıybet gibi manevî hastalıklardan korunmalı, İslam’ ın güzel hasletlerinin sahibi olmaya gayret etmeliyiz. Ramazandaki güzel kazanımlarımıza sahip çıkmalı ve kötü, çirkin ve günah  olan eski alışkanlıklara  dönmemeliyiyiz.

Bil hassa bu bayramda; dünyada bir çok islam ülkesinde ırkı sömürüyü, mezhep sömürüsünü ve sermaye sömürüsünü öne çıkararak, ülkeyi iç savaşa sürükleyen ve Allah’ı bir, Peygamberi bir, Kitabı bir, dini bir, Vatanı bir, Milleti bir, bayrağı bir, sancağı bir, cephesi ve siperi bir olan müslüman vatan evlatlarını bir birine kırdıran dış düşmanlar ve onların yerli iş birlikçilerine,  vatanumızı da bölüp parçalama hedeflerine ulaştıracak fırsatları onlara vermeyecek kadar şuurlu ve akıllı olalım. Onlara inat; Dinimizin, Devletimizin ve Milletimizin çıkarları etrafında kenetlenelim, birlik beraberlik ve kardeşlik içerisinde olalım, kötü niyetlilerin aramıza girmesine fırsat vermeyelim.

Bu Cennet vatanın; Sünnisiyle Alevisiyle, Kürdüyle Türküyle, Lazıyle Çerkeziyle, Boşnağıyla Gürcüsüyle hepimizin olduğunu, vatanımızın imkanlarının hepimize yeteceğini, Devletimizin hep beraberce göstereceğimiz azimli gayret ve çalışmalarımızla yüceleceğini unutmayalım. Bizi bir Irak’ın, Suriye’nin, Mısır’ın ve Filistin’in durumuna düşürmek isteyenlerin her zaman varlığını ve fırsat kolladığını unutmayalım. Her şeyden önemlisi gaflet içine düşüp onlara bu fırsatı vermeyelim. Allah korusun Devlet gemisi battı mı hepimizin de batacağını aklımızdan çıkarmayalım. Hep birlikte devletimizin ve milletimizin, dünya devlet ve milletleri arasında, en önde ve en yüksekte olmasına gayret gösterelim.    

Bu duygu ve düşüncelerle; saygıdeğer okurlarımın ve bütün inananların, 08 Ağustos 2013  pazar günü idrak edeceğimiz, mübarek ramazan bayramlarını tebrik ediyor, bayramın milli birlik, beraberlik  ve kardeşlik duygularmızın artarak pekişmesine, ülkemizin sulh ve sükununa, dünyadaki  mazlum müslümanların kurtuluşuna, mutluluğuna, bütün insanlığın da  barış ve hidayetine vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ediyorum.

Selam, saygı ve dua ile.

 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
19°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@