13.07.2012, 00:00 153

RAMAZAN AYI’NIN FAZİLETİ

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Bilindiği gibi 20 Temmuz 2012 Cuma günü; 11 ayın sultanı, ayların en şereflisi ve en bereketlisi olan mübarek Ramazan ayının ilk günüdür. Bunun için 19 temmuz Perşembe günü ilk teravih namazı kılınacak ve ilk sahura da, o gece kalkılacaktır.

Bizleri, sağlık, saadet ve mutluluk, büyük milletimizi de huzuır ve hürriyet içerisinde bir Ramazan ayına daha ulaştıran Allah’a şükürler ediyor, siz saygı değer okuyucularımın da Ramazan’ı şerifinizi tebrik ediyorum.

Allah (c.c) hazretleri mahlukatı aynı fazilette ve aynı meziyette yaratmamıştır. Her varlığın kendisine özgü bir değeri ve meziyeti vardır.

Cenab-ı Hak insanları da eşit seviyede ve aynı haslette yaratmamıştır. Mesela Adem’i, Nuh’u, İbrahim’i ve İmran ailesini (Allah hepsinden razı olsun) seçip âlemlere üstün kılmıştır. (Âl-i İmrân Suresi, 3)

Zaman ve mekanda da aynı farklılıklar vardır. Mesela; günler içinde Cuma, arefe ve bayram günleri, geceler içinde de Kadir, Berat, Miraç ve Regaip Geceleri diğer gün ve gecelerle kıyaslanmayacak şekilde üstün, manevi feyiz, bereket, fazilet ve meziyetlere sahiptirler.

Bunun gibi aylar arasında da ramazan ayının ayrı bir hususiyeti, müstesna ve seçkin bir yeri vardır.

On bir ayın sultanı olan Ramazan ayının şanı, Peygamber Efendimiz tarafından; “ Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da müminlerin cehennemden kurtuluşudur.” diye tescil edilmiştir.

Ramazan ayının dört önemli hususiyeti vardır. Kur’an-ı Kerim bu ayda gönderilmiştir. Peygamber Efendimiz bu ayda nübüvvete ermiştir. Oruç bu ayda farz kılınmıştır. Ve bu ayın içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi bulunmaktadır.

Ramazan ayı günahlara da kefarettir. Büyük günahlardan sakınıldığı takdirde  ramazanın kendisinden önceki  ramazan ile kendisi arasındaki zamanda işlen günahların  affına vesile olacağını Resulullah Efendimiz haber vermiştir. Yine hadis-i şerflere göre;

Ramazan ayının cumalarının diğer cumalara olan üstünlüğü, bu ayın sair aylara olan üstünlüğü gibidir.

Ramazan ayında yapılan bir hayır, diğer aylarda yapılan bir farz gibidir. Bu ayda ifa edilen bir farz ise diğer aylarda yapılan yetmiş farza bedeldir.

Bu ayda itaatkar mü’minler için cennet kapılarının açılacağı, cehennem kapılarının  kapanacağını ve şeytanların zincire  vurulacağını haber veren Efendimiz bir hadislerinde;       “Kim farz olduğuna inanarak, Allah rızası için Ramazan ayında oruç tutarsa Allah (c.c) onun geçmiş günahlarını affeder” buyurmuştur.

Ramazan ayı, gündüzünün; oruçları, hatimleri, mukabeleleri, vaaz-u  nasihatları bereketli iftar sofraları, gecelerini; fazıletli sahur yemekleri, kadın- erkek,genç- yaşlı,asker-sivil, amir-memur,işçi-patron demeden bütün müminlerin bir imamın arkasında aynı gaye ve heyecanla  saf tutarak Allah rızası için topluca kıldıkları teravih namazları ve inanan gönülleri aydınlatan minare kandilleri ve gece gündüz demeden verilen fitre ve zekatları ile, sosyal hayatımıza doyulmaz manevi zevkler sunan  eşi ve benzeri olmayan çok ulvi, pek feyizli  ve bereketli bir aydır.

Ramazan ayı; müminlerin İlahi emirlere uyma ve yasaklardan sakınma konusunda,diğer aylara göre  çok daha fazla itina ve özen gösterdikleri, hayatlarına çeki düzen verdikleri,toplumun diğer insanlarına,onlarn hak hukuk ve şahsiyetlerine karşı daha dikkatli, nazik ve  daha kibar oldukları,sosyal ilişkilerde  daha fazla yumuşak ve gönül kırmaz hale geldikleri de yaşanarak görülen bir realitedir.Hatta bu sayede ramazan ayında,adi suçların azaldığı,bir huzur ve güven ortamının oluştuğuda emniyet yetkililerince ifade ve itiraf edilmektedir.Zaten toplumdaki huzursuzluğun nedeni, genelde insanların bir birinin hak ve hukukuna saygısızlığından değil midir? İşte Ramazan ayında Yaratana yaklaşmaya çalışan insanlar,O’nun yarattıklarına da sayğı göstermektedirler.

Ramazan ayı oruç ayıdır.Bu ayda akıllı, ergenlik çağına ulaşmış, ve oruç tutmasına  mani bir mazereti olmayan her müslümanın Ramazan orucunu tutması farzdır. Yolculuk, hastalık,  doğumu yakın hamilelik, çocuk emzirme ve yaşlılık gibi meşru mazeretleri olanlar oruçlarını yer ve müsait zamanında kazaen tutarlar. Kazaen tutması mümkün olmayanlar  (devamlı hastalık ve ihtiyarlık gibi) ise, yedikleri her günün orucu için bir fidye verirler. Fidyenin mitarı fitre miktarı kadardır. Bir fidye (fitre) bölünmeden tek fakire verilir. Birden fazla fitreler de, birden fazla kişilere verilebileceği gibi,hepsi tek bir fakire de verilebilir. Okula gitme gibi, sınava girmek gibi, Ramazan ayının uzun ve sıcak günlere gelmesi gibi mazeretlerle oruç yemek doğru değildir.

Evet Ramazan ayının faziletini, kıymetini ve bereketini böyle bir kısa yazıda anlatmak mümkün değildir. Fakat bizler bu gerçekleri hakkıyla bilemiyoruz. Eğer gerçekleri bilseydik Ramazanın gelmesine gönülden sevinir, onun bitmemesini ister, ömrümüzün her anını, her gününü Ramazanmış gibi yaşama gayreti gösterirdik. Yazımızı Peygamber Efendimizin iki güzel  sözü ve bir duası ile noktalayalım: “Kim Ramazan-ı Şerif’in gelmesi ile sevinirse, Allah (c.c) onun vücudunu cehennem ateşine haram kılar”, “Benim ümmetim Ramazan ayının manevî feyiz ve bereketini hakkıyla bilselerdi, bütün senenin Ramazan olmasını temenni ederlerdi. ”,”Allah’ım! Recep ve Şaban aylarını bizim için mubarek kıl ve bizi, Ramazana kavuştur.”

Yüce Rabbimiz bizleri, Ramazan ayının nuruyla nurlanan, İslamın güneşiyle aydınlanan, aşk-ı Muhammedi ile yanıp tutuşan ve bu ayda günahlarından arınarak Rıza-i Bariye kavuşan bahtiyar  kullarından eylesin.

Selam saygı ve dua ile.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
18°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@