29.07.2016, 00:03 337

RABBİNDEN GAFİL OLANLARIN VEYA “FETONUN” SONU

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

İnsan hem iyilik, hem de kötülük yapabilme kabiliyetine sahip bir varlıktır. Akıl sahibi olan insan, yaptığını bilerek ve planlayarak yaptığı için, yaptığından sorumludur. Bunun için iyi yaptığından ödül, kötü yaptığından ceza alır. Asıl olan iyi olmak ve iyilik yapmaktır. Ancak insanı nefis ve şeytan ikilisi kötülük yapmaya zorlar. Çünkü şeytan insanın apaçık düşmanıdır, insana isyanı emreder.(yasin/60) Nefis de insana daima kötülüğü emreder.(Yusuf/53) Bu zor karşısında insanın yanlış yapmaması için, uyanık ve bilgili olması, cahil ve gafil olmaması gerekir.
Bütün kötülüklerin başı, kalbin Rabbinden gafil olmasıdır. Mahşer gününde Allah’a hesap verilirken, haramın cezası olduğu gibi, helalin de hesabı vardır. Kıyamet gününde tek hakim, din gününün sahibi olan Allah’tır. O gün kimsenin kimseye, anne- babanın, eşin- çocukların, akraba ve dostların, malın - mülkün insana zerre kadar faydası yoktur. İnsan amel defteri ile hakimlerin hakimi Rabbinin huzurundadır.
Hüccetü’l İslam İmam-ı Gazali (r.a.), İhyau ‘ulumid’din isimli meşhur kitabında, “Rabbinden gafil olanların akibeti” ile ilgili şöyle ibretli bir kıssa nakleder. Şimdi bu hikayeyi okuyalım.
“Bir adam İsa aleyhisselam ile arkadaşlık yapmak ister. Büyük nebi kırmaz, beraber yola çıkarlar… Bir müddet yürüdükten sonra bir su başında dururlar. Yanlarında üç ekmek vardır. Ekmeğin ikisini yerler. İsa aleyhisselam su içmeye gider. Döndüğünde üçüncü ekmeği göremeyince sorar.
-Ekmeğe ne oldu?
- Bilmiyorum cevabını alır…
Hazreti İsa yola arkadaşı ile devam eder. Hayli acıkırlar. İki geyik yavrusuna rastlarlar. İsa aleyhisselam yavrulardan birini çağırır, koşa koşa gelir. Keser pişirir ve yerler. Sonra “Allah’ın izni ile kalk” der. Geyik yavrusu dirilip annesinin yanına gider. İsa aleyhisselam arkadaşına dönüp, yine sorar:
-Sana bu mucizeyi gösteren Allah’ın adına yemin veriyorum! Söyle o ekmeği kim aldı?
-Bilmiyorum…
Yola devam eder, bir nehirle karşılaşırlar. Köprü yok, sandal yok, karşıya geçmeleri lazım. İsa aleyhisselam, adamın elini tutar. Burula burula akan coşkun suların üstüne yürürler. Tekrar sorar:
-Bana bu mucizeyi veren Allah’ü teala aşkına, söyle ekmek ne oldu?
-Bilmem, haberim olsa söylerim.
Nihayet ovaya inerler. İsa aleyhisselam bir miktar toprak yığar ve dua eder. Küçük tepecik çil çil altın haline döner. Bunu üçe taksim eder. “Biri benim” buyurur. “biri senin, üçüncü de kayıp ekmeği yiyenin.” Adam hemen itiraf eder;
-O ekmeği ben yemiştim!..
İsa aleyhisselam:
-“Al üçü de senin olsun” deyip ayrılır.
Adam altınlar nasıl taşıyacağını düşünürken, yanına iki harami gelir.
-Bizi de ortak et, eğer eceline susamadınsa…
-Zaten üç parça gelin paylaşalım.
Altınları koyacak torba ve ekmek alması için hamilerden birini kasabaya gönderirler. Onu da dünya sevgisi ağır basar, “ Dur şunları zehirleyim de, altınların hepsi bana kalsın.” der.
Bekleyenler de ihanet içindedirler.
-“Var mısın onu öldürelim” derler. “üçe değil ikiye bölmek varken…”
Nitekim ekmeklerle ve çuvallarla gelen arkadaşlarına saldırır, acımadan katlederler. Sonra oturup yemeği yereler.
Zehir kanlarına işler, peş peşe toprağa düşerler…
İsa aleyhisselam dönüşte bakar ki, altınlar olduğu gibi orada durmakta ve başında üç ceset yatmakta. İbretle bakar ve şöyle buyururlar: “İŞTE DÜNYA!”
“Rabbinden gafil olan adam, gördüğü mucizelere rağmen menfaati için yalan söylemeye devam etmiş. Altın paylaşımında iki hisse alarak daha fazla altın (menfaat ) temin edeyim diye, ekmeği yediğini itiraf etmiş.
Adam ve iki harami, üçü de Allah’tan gafil oldukları için menfaat hırsıyla birbirini öldürmüş, onlar toprağa düşmüş, altınlar hiç birine kalmamış.
İşte işini yaparken Allah’ın rızasını değil menfaatini tercih eden, menfaatine ulaşmak için Allah’ın haram kıldığı her şeyi gözünü kırpmadan yapanların ibretli hali ve sonu.
Allah’tan gafil olarak yaşayan, yaptığını Allah rızası için değil, kendisinin ve efendilerinin çıkar ve menfaati için yapanların sonunun ne olacağının en güzel örneği, son günlerde ülkemizde yaşanan olayların müsebbibi ve bağlılarının putu haline gelen Fetonun son halidir bence. Asırlarca İslam’a bayraktarlık yapan, komutanları ve askerleri Peygamberimiz tarafından övülen bu milletin şerefli bir evladı olma yerine, menfaati ve çıkarı için Allah’ın, Peygamber’in , Kuran’ın ve bu aziz milletin düşmalarının uşağı ve köpeği olmayı tercih eden ve kendisine inananların putu haline gelen FETULLAH GÜLENİN’in son halidir.. Yıllarca cami kürsülerinde, sahte gözyaşlarını burnun sümüğüne katarak sahte ağıtlarla vaaz ederek arkasına cemaat toplayan, zamanla kendi hakkında uydurduğu güya manevi gücüne inandırdığı insanların putu haline gelen Fetonun son hali.
Bu put, yüce dinimizi kullanarak ve Allah dostuymuş gibi görünüp Allah’ın düşmanları ile işbirliği yaparak, bu milleti kandırmış, bu millete ihanetlerin en büyüğünü yapmış, bu milleti arkasından vurmuş, yandaşlarına bu milletin silahlarını bu millete çektirmiş ve milletin kurşunu millete sıktırarak yüzlerce masum insanın şehit edilmesine sebep olmuştur.
Netice olarak Feto hayatını Allah’tan gafil olarak, kendisi ve köpekliğini kırk yıldır yaptığını itiraf ettiği batının (AB ve ABD) çıkarları için yaşamış, sonunda idamı hak etmiş ve huzuru ilahiye yüzbinlerin kul hakkı ile çıkmaya kendi eli ile kendisini mahkum etmiştir.
Allah kendinden gafil olanlardan, Allah’ı unutanlardan ve Allah’ın da, kendisini kendisine unutturduklarından eylemesin.”
Ankara’dan selam, sevgi, saygı ve dua ile.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
19°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@