07.11.2016, 00:05 632

POLOVEÇ DANSLARI'NIN ÖYKÜSÜ...

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

"POLOVEÇ DANSLARI BIR KONSERIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI..."
İzmir'de okuttuğum eski bir öğrencim bana A. Vidinli tarafından kaleme alınan eski Türk danslarının "Poloveç Dansları'nın öyküsü.." başlıklı bir yazıyı gönderdi. Aşağıda sizin bilginize sunduğum bu yazının"Poloveç (Kıpçak veya Kuman) Kızlarının Dansı”, sizlerin de ilginizi çekeceğini düşünüyorum. 
Kıpçaklar, tarih sahnesine 9-11. yüzyıllar arasında çıkmış bir Türk boyudur. Bunlar daha 8-9. yüzyıl civarında Orta Asya’dan Urallara geçmiş ve burada üstünlük kurmuşlardır.  
* * *
"Moskova’dan gelen  Tchaikovsky Senfoni   Orkestrası’nı, 9 Temmuz gecesi, 7.Uluslararası Klasik Müzik Festivali açılışında, Turgutreis Marinasında dinledik.
Misafirlerimiz çok güzel ve ilginç bir program oluşturmuşlardı.  Çaldıkları ilk eser Cemal Reşit Rey’in bestesi  ‘Türkiyem’  idi.   Son Eser ise ‘Poloveç Dansları’ idi.
Konserlerine bir Türk Besteci’nin eseri ile başladılar ve ‘ Türklerin Dansları’  diye yorumlayabileceğimiz   son derecede heyecan verici ve sürükleyici bir eser ile bitirdiler.
‘Poloveç Dansı = Türklerin Dansı’,  Gürcü asıllı  Rus bestecisi Alexander Borodin’in bestelediği    Prens İgor  operasındaki muhteşem bir müzik ve dans gösterisidir.
‘Poloveç’  Rusların  Türklere verdiği  bir isimdir. Kimi ‘ Soluk Benizli’ diye, kimi de  ‘Ova  İnsanı’ diye yorumlar, Kuzey Türkleri sarışın , bazen de kızıl saçlı idiler. Kafkas Türklerinde bu izlenir. Anadolu'nun çeşitli yörelerinde  yerleşmiş Yörüklerde de çok ‘Soluk Benizli' vardır.
Bugün Rusya diye adlandırdığımız Kuzey steplerine, ırmak boylarına, dağlara 15. asıra kadar Kuzey Türkleri hakim olmuştu .
Onlara genelde ‘Kıpçak’, bölgeye de  Deşt’i Kıpçak denilirdi.
Türkler, zaman süreci içinde, Atlantik kıyılarına kadar ulaşmışlar, yerleştikleri bölgelere bağlı olarak birçok değişik isim de almışlar.
Altaylardan doğan, Türkler denilen ulu nehrin Hazar Denizinin kuzeyinden Batıya akan kolu idi Kıpçaklar.  Hazar’ın güneyinden  batıya akan kolu Oğuzlar idi.
Heredot Kuzey Türklerinden İskitler diye bahseder, Balkanlara uzananlara Pelasg, Truvayı kurup, Anadoluya inenlere  Frig,   İtalyaya  gidenlere Etrüsk  denilirdi..
Üçüncü asırda adları Hun oldu. Ardından, yer yer,  Avar  oldu,  Hazar oldu, Bulgar , Kuman oldu, Peçenek,  Kıpçak oldu, (Altın)Ordu, Tatar oldu.
Sekizinci asırlarda  Kiev civarında yaşayan  kuzey Slavlar zamanla İskandinavya'dan gelen Ruslar  (kürekçiler) ile karışarak ilk yerleşim merkezlerini  Kiev'de  kurdular.
Daha sonra, Türkler adına vergi toplayan Rusların yerleşim yeri Moskova kuruldu. Moskova Beyliği zamanla zenginleşti, büyüdü, güçlendi.
Türklerden Devlet yönetimini öğrendiler.
Arada bir isyan etmelerine rağmen 15’inci asra kadar  Türklere bağımlı kaldılar. 15. Asırda bağımsızlıklarına kavuştular ve takip eden yüzyıllarda Türkler onlara bağımlı oldu.
Bir kısmı Ortodoks Hristiyan dinini kabul etti, Slavlara karıştılar. Rus asılzadelerinin çoğu Hristiyan olup Rus Çar’ının hizmetine giren Türk Beyleridir.
Müslüman olan bir kısmı da bağımsızlıklarını kaybedene kadar bir süre daha Kırım Hanlığı, Kazan Hanlığı, Türkmenistan, Kafkasyalılar, Azeriler olarak varlıklarını sürdürdüler.
İşte  Prens İgor operası da  12. Asırda , Rus beyi  Igor’un  ve oğlu Viladimir’in  Kıpçak'lara başkaldırışını ve  Kıpçak Hanı Konçak tarafından  esir alınışını anlatır.
Kıpçak Hanı onlara iyi davranışlarda bulunur, misafir olarak ağırlar ve şenliklerde yapılan  dans gösterilerine davet eder. Borodin, ‘Poloveç Dansları’ ile bu efsaneyi ölümsüzleştirmiştir.
Bu müziği dinlemenizi, mümkünse  videosunu bulup  da bu  inanılmaz güzellikteki "Poloveç Dansları = Türk Danslarını" izlemenizi öneririm.
Yazdıklarım  bazılarınız için şaşırtıcı olabilir. Çünkü bize okutulan tarih kitaplarında Kuzey Türklerinden pek bahsedilmez.  1931 – 1941 yılları arasında liselerde  okutulan Tarih kitaplarında bu bilgiler vardı. Ancak Türk Tarih görüşünü  yansıtan  bu kitaplar Atatürk'ün vefatından sonra  eğitimden kaldırıldı. Yerine Batı’nın kültür
emperyalizmini yansıtan, batıdan aktarılan bilgilerle yazılmış tarih kitapları konuldu." 
* * *
Bu yazıyı sizlere aktarırken bir tarihçi olmadığımın bilinci içindeyim. Bu yazının beni aydınlattığı gibi sizleri de aydınlatacağına inanıyorum. Bu vesile ile Çorum'da aktif olarak tarih öğretenlerin mahalli gazetelerimizde bu ve benzeri yazılar yazmalarını ve öz geçmişimize ışık tutmalarını temenni ediyorum.
İstanbul, 14 Kasım 2016
 
Kaynaklar:
- https://tr.wikipedia.org/wiki/Kıpçaklar
- https://www.muzikogretmenleriyiz.biz/en-sevilen-klasik-bati-muzigi-eserleri/
- www.izmirdesanat.org 
Poloveç Dansları ile ilgili sunumlar:
https://www.youtube.com/watch? v=ZtfIOF_4zDg
https://www.youtube.com/watch? v=t8C8frqCKKg
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 18 Eylül 2020
İmsak 04:52
Güneş 06:17
Öğle 12:39
İkindi 16:07
Akşam 18:52
Yatsı 20:12

Gelişmelerden Haberdar Olun

@