13.10.2018, 00:52 441

PİRİNÇ TANESİ

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

Yedi sekiz yaşlarında idim.
Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu.

Bir pirinç tanesi düştü yere.
Babaannem eğilip, aramaya başladı. Sağa bakıyor, sola bakıyor, eğiliyor, bükülüyor, inatla bulmaya çalışıyordu.

Çocukluk işte, “Aman babaanne…” dedim. “Aradığın şeye bak… Bir pirinç tanesi için bu kadar çaba harcamaya, yorulmaya değer mi?”
Rahmetli’nin o günkü o halini hiç unutamam. İlk defa sertelmişti bana karşı. Öfkeyle yerinden doğruldu. Çakmak çakmaktı gözleri.
“Bana baksana sen!” dedi, “Sen hiç pirincin nasıl üretildiğini gördün mü? Bir pirinç tanesinde, kaç insanın emeği, göz nuru, alın teri, çilesi var; biliyor musun sen?...”
Çocuktum, babaannemin söylediklerinin ne kadarının bilincinde olabilirdim ki… Ama yine de mahcup olmuş, çok üzülmüştüm.
Aradan yıllar geçti.
Hukuk Fakültesinde öğrenciyim.
Alain'in proposlarını okuyorum.
Birden irkildim.
Babaannemi anımsadım…
Alain, “Bir insan, yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa karşı ihanet etmiş olur.” diyordu. Ve ilave ediyordu; “Bir iğnenin üretiminde binlerce insanın alın teri, göz nuru, el emeği vardır…”

On dokuz yıl evveldi.
Stockholm'e gitmiştim.
Bir otele indim.
Geceydi.
Sabahleyin, tıraş olmak için lavaboya gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm.
“Lütfen tıraştan sonra jiletinizi çöpe atmayın, yanda bir kutu var oraya bırakın; bir tek jiletle dahi olsa, İsveç Çelik Sanayine yardımcı olun…” diyordu.
Hayretler içersinde kaldım.
Çocukluğumdan beri, çelik eşya denince akla, “İsveç çeliği” gelir; birçok eşya üzerinde, “İsveç çeliğinden yapılmıştır” diye yazardı.
İşte o ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor, gelen turistlere (bile) rica yollu uyarıda bulunuyordu.
Birden, İsviçre geldi aklıma…

İsviçre’nin televizyon ve radyoları da zaman zaman, belli aralıklarla şöyle bir duyuru yayımlardı.
“…Şu tarihte, şu saatte, görevli arkadaşlarımız gelecek. Siz lütfen hazırlığınızı yapın. Okumadığınız, ilgilenmediğiniz, kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa; kâğıt, ambalaj, kutu varsa; ola ki bir ilaç tanıtmalığı dahi olsa, kapının önüne koyun… İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç ziyanına engel olun.”

Ardından, Japonlar geldi aklıma.

Japonlar son derece sade, basit, yalın ve mütevazı yaşayan insanlardır.
Japonlara göre, evlerini abartılı mobilya ve eşya ile dolduranlar, ruhen gelişmemiş; hayatın manasını anlayamamış, zavallı kimselerdir.
Japonlar, böyleleriyle; “evini mezat salonuna çevirmiş zavallılar…”diye eğlenirler.

Vaktiyle Japon ekonomisi, darboğazdan geçiyordu. İç borçlar, dış borçlar gırtlaklarını aşıyordu.
Zamanın başbakanı meclisi topladı.
Kürsüye çıktı.
Durumu olanca açıklığıyla anlattı ve “Tanrı şahidim olsun ki; şu andan itibaren; Japonların iç ve dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir şey yemeyeceğim. Şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim…” dedi.
Dediklerini de yaptı.

En üstten en alta değin, “israftan kaçınma kampanyaları” açıldı.
Ve neticede Japonya, tüm borçlarını ödedi..
Bütün bunlar belleğime kazınmışken, geçenlerde, Japon İmparatorunun sarayını gördüm, nutkum tutuldu.
Olmazdı, olamazdı böyle bir şey… Koca İmparatorun sarayı, ne kadar sade, ne kadar mütevazı, ne kadar da gösterişten uzaktı...

* *

Şunu söylemek, şu iletiyi vermek istiyorum.

Gerekmediği halde elektrik yakmakla, suyu kapamadan boş yere akıtmakla, gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla, yemek yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla
biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?
Hayat çok ince, akıl almaz incelikte ipliklerle örülmüştür.
Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki, ilkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.
“Bir mıh bir nalı kurtarır. Bir nal bir atı, bir at bir komutanı, Bir komutan bir orduyu, Bir ordu bir ülkeyi kurtarır…” diyordu.

Biz böyle gördük, böyle yetiştik.
Maddi durumumuz ne olursa olsun, ister zengin olalım ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız.

* * *

Sanal ortamlarda da dolanıp duran bir yazıyı; okurum Seda Birecikli Hanımefendi; “Bu yazıya, köşenizde yer verirseniz, sevinirim…” üst notuyla göndermiş.

Büyük bir olasılıkla daha önce siz de görmüş, okumuş olabilirsiniz bu yazıyı…

Araştırdım, yazının yazanı ve kaynağı belli değil.

Ancak yazı, olağan üstü bir yazı. Parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik var bu yazıda.

Yazı, elden ele, dilden dile dolanırken biraz bozulmuş. Özünü bozmadan, üzerinde oynamak, bazı eklentiler ve çıkarmalar yapmak durumunda kaldım.

… …

Nasıl?

Güzel bir yazı değil mi?

Peki… Biz İsveçliler ya da Japonlar gibi yapabilir miyiz?

Daha doğrusu, bu ülkeyi yönettiğini sanan, başımızdaki muhteremler, Japonya Başbakanı gibi davranabilir mi?

Dar boğazsa; dar boğaz….

Şu günlerde biz de dar boğazdan geçiyoruz.

Ekonomimiz dibe vurmak üzere…

Ekonomimiz bu durumdayken; bu ülkeyi yönettiğini sanan bizim muhteremlerimiz, niye (hâlâ) debdebeli yaşamlarını sürdürüyor, har vurup, harman savuruyor?

??!!....

Duyamadım?…

Ne dediniz?

!!!!...

Hadi o dediklerinizi, önümüzdeki seçimlerde sandığa yansıtın da görelim.

Görelim içtenliğinizi ve de yurtseverliğinizi…

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
az bulutlu
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@