05.11.2016, 00:06 237

PEYGAMBERİMİZİN, ÖĞRETME YÖNTEMLERİ-2

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Bir defasında da yine Peygamber efendimiz, etrafına toplanan insanlarla, günahlar üzerinde sohbet ediyordu. İnsanın işleyebileceği günahların küçük günahlar, (günah-ı sagair) ve büyü günahlar, (günah-ı kebair) olmak üzere ikiye ayrıldığını anlatıyordu. Allah’a eş koşmak, anne babaya asi olmak, akrabalarla ilişkiyi kesmek, adam öldürmek, kul hakkı yemek, gıybet etmek, zina etmek, kumar oynamak, devamlı içki içmek v.s. gibi günahlara büyük günahlar, bunların dışında kalan, yaptığımız zaman başkalarının görüp bilmesinden çekindiğimiz ve vicdanımızı rahatsız eden günahlara da küçük günahlar denildiğini söylüyordu.
Günah işleyen kişilerin yaptığına pişman olup, o günahtan dolayı hemen Allah’a sığınıp tövbe etmesinin Allah’ın emri olduğunu, kendisinin günde yüz kere tövbe ettiğini, söylüyordu. Samimi, ihlaslı ve bir daha o günahı işlememek üzere yapılan tövbeleri yüce Allah’ın (c.c.) kabul buyuracağını ve kulunun günahlarını af edeceğini bildiriyordu. İnsanın işlediği günahın küçüklüğüne büyüklüğüne değil, o günahın hesabını kendisinden soracak olan Allah’ın büyüklüğüne bakması gerekir diyordu.
Efendimiz, tövbe edildiği zaman büyük günahın büyüklüğüne bakılmadan af edileceğini, küçük günahın da önemsenmeyip tövbe etmeyerek israrla işlenildiği zaman, küçüklükte kalmayarak üst üste yığılıp büyük günah haline gelir demişti.
Resulullah Efendimiz bu sohbetten biraz sonra, oradaki arkadaşlarıyla kırsala gitmişti. Dinlenmek ve vaktin namazını kılmak için bir yerde oturdular. Hava biraz soğuktu. Peygamberimiz (s.a.v.) arkadaşlarına, “ Etraftan biraz yakacak toplayın yakında ısınalım” dedi. Arkadaşları, etrafa şöyle bir baktıktan sonra, “ Ya Resulallah burada yakacak bir şey yok” dediler. Rahmet Peygamberi onlara, “Hele şöyle biraz dikkatlice bakın, bir şeyler bulursunuz yakmaya” dedi. Bunun üzerine herkes etrafa dikkatlice bakarak görüp bulduğu yakacakları getirip üst üste koydular, orada büyük bir yakacak yığını oluşmuştu ve yaktılar. Yüce Efendimiz onlara, “ Bakın bensize yakacak toplayın deyince etrafa şöyle bir bakıp, burada yakacak yok demiş, küçük yakacakları görmemezlikten gelmiştiniz. Ama ben “ Hele bir bakın bir şeyler bulursunuz” deyince işe dikkatlice baktınız, herkes yakacak yok dediği yerden birer ikişer yakacak bulup bir araya koyunca kocaman bir yakacak yığını oluverdi değil mi” buyurdu. Arkadaşları, “ Evet Ya Resulallah” dediler.
Hz. Muhammet (s.a.v.), arkadaşlarına, “ Dikkat edin birkaç saat önce size anlattığım küçük günahlar da böyledir. İnsan onları küçük görür, önemsemez, onun için de onlara tövbe etmez, bir daha, bir daha üst üste işler, o küçük günahlar da yığılarak büyük günah oluverir. Tıpkı sizin burada yakacak yok dediğiniz yerden topladığınız küçük yakacakların bir araya gelerek, büyük bir yakacak yığını meydana getirdiği gibi” buyurdu.
Resulullah Efendimiz bu güzel örnekle de, ashabına küçük günahların, tövbe edilmeyip, israrla işlenildiği zaman küçüklükte kalmayıp, üst üste yığılarak büyük günah haline geleceğini bir daha unutulmamak üzere öğretmiş oldu.
Netice olarak, Allah kuluna annenin evladına olan şefkatinden daha fazla şefkatlidir. Kul kendisine eş ve ortak koşmaktan baka hangi günahı işlerse işlesin, samimi ve dönülmeyen nasuh bir tövbe ile Yaratanına sığındığı zaman, Yüce Allah (c.c.) o kulunu af eder. Af etmek, büyüklerin büyüğü yüce Allah’ın şanındandır.
Beş vakit namaz, Cuma namazı, Ramazan orucu ve Umre ibadetleri de, kendisi ile kendisinden öncekinin arasında işlenen günahlara kefarettir, onların affına vesile olurlar. Günde kılınan beş vakit namaz da,o gün işlenen küçük günahların affına sebep olur, O kul, o gün hiç günah işlememiş gibidir.
Kulun işleyeceği günahlar, küçük günahlar ve büyük günahlar olarak ikiye ayrılır. Günaha tövbe etmek Allah’ın emridir. Samimi olarak tövbe edildiği zaman yüce Allah (c.c.) küçük günahı da büyük günahı da af eder. Eğer kul küçük günahı önemsemez de, ona tövbe etmez israrla üst üste küçük günah işlerse, küçük günahlar küçüklükte kalmaz, üst üste yığılarak büyük günah haline gelir. Kulun işlediği günahın küçüklüğüne büyüklüğüne değil, onun hesabını kendisinden soracak olan Allah’ın (c.c.) büyüklüğüne bakması gerekir, vesselam.
Yüce Allah (c.c.) bizlere kıssadan hisse almayı, günümüzü beş vakit namaz ile günahsız yaşamayı, olabilecek küçük ve büyük günahlara dönülmeyen bir tövbe ile tövbe etmeyi, Allah’ın yarattıklarını yaratandan dolayı sevmeyi, onlara şefkat ve merhametle muamele etmeyi nasip eylesin.
Ankara’dan, selam, sevgi, saygı ve dua ile.
 
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
20°
az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@