28.04.2018, 00:10 2388

PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)’İN CANLILARA KARŞI, SEVGİ VE MERHAMETİ-2

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Şefaat Peygamberi (s.a.v.) hayvanların yeme ve içmelerine dikkat edilmesini, onların aç ve susuz bırakılmamasını istemiş, aksi halde bu hayvanların huzur-u ilahide davacı ve şikâyetçi olacaklarını haber vermiştir. Nitekim Rasulüllah Efendimiz bu konudaki hadislerinde mealen: “Acıkan, ciğer sahibi her hayvan hususunda dikkatli olun, kıyamet gününde Allah’a şikâyet edilirsin.” (Nesai, Dahaya 42), “Haksız olarak bir serçeyi öldürenden Cenab-ı Hak kıyamet gününde hesap soracaktır” buyurmuştur. (Darimi, Edahi 16)

Peygamberimiz (s.a.v.) kendisini görünce inleyen bir devenin yanına giderek, başını okşadıktan sonra, deve sahibine dönüp onu: “Bu hayvan hakkında Allah’tan korkmuyor musun? Hayvan bana senin onu aç bıraktığından ve çok yorduğundan şikâyet etti.” diyerek uyardı. (Ebu Davud, cihad 44) Yine Peygamberimiz (s.a.v.) bindiği bir deveye kızıp lanetleyen bir kadının ve eşyasının deveden indirilmesini ve bir daha kullanılmamak üzere hayvanın salıverilmesini emretmiştir. (Müslim Birr, 80-81) Bir defasında da Peygamberimiz (s.a.v.) karnı sırtına yapışmış, aç bir deveye rastlamış, çevresindekilere deveyi göstererek; “Bu dilsiz hayvanlar hakkında Allah’tan korkunuz.” (Ebu Davud, Cihad 45) buyurmuştur.

Hayvanların hastalandıklarında tedavi ettirilmelerini, bakım ve temizliklerinin muntazam yapılmasını da tavsiye eden Allah Rasulü (s.a.v.) hadislerinde “Koyunların burunlarını silin, ağıllarını temizleyin,” buyurmuştur. (Heysemi, Mecmeu’z Zevaid, Cilt: IV, 65-66) Bir defasında da keçisini sağan bir adam görmüş, keçinin yavrusu için de süt bırakmasını tembih etmiştir. (Heysemi, Mecmeu’z Zeyaid, Cilt: VIII, 196) Hatta sağılan hayvanların incinmemesi için, hayvan sağan kişilere tırnaklarını kesmelerini de emretmiştir. (Mehmet Şener, “Hayvan (Fıkıh)” DİA, Cilt: XVII, sahife: 93)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ashabı ile sohbet ederken şöyle buyurdu: “Bir adam yolda yürürken çok susadı ve bir kuyu bulup oraya inerek su içip çıktı. Bu sırada susuzluktan dolayı nemli toprağı yalayan bir köpek gördü (bu köpek de benim gibi susamış) diyerek kuyuya tekrar indi. Ayakkabısına su doldurup çıktı ve köpeğe içirdi. Bundan dolayı Yüce Allah o kulundan razı oldu ve onu cennetine koydu.” (Buhari, Edeb 27) buyurdu. Bunun üzerine sahabiden birisi; “Yâ Rasulallah! Hayvanlara yaptığımız iyilikten dolayı ecir de mi var?” diye sorunca, Hz. Peygamber cevaben: “Evet her bir yaş ciğer sahibine yapılan iyilik için sevap vardır.” buyurdu. (Buhari, Enbiya 54)

Peygamberimizden en fazla hadis rivayet edenlerden birisi olan meşhur sahabe Ebu Hureyre’ye de, kedilerle yakından ilgilenip onların yeme içmelerini temin ettiği için “kedicik babası” anlamına gelen “Ebu Hureyre” künyesi verilmiştir. Hz. Peygamber kedilerle ilgili uyarıcı bir hadislerinde: “Bir kadın ölünceye kadar hapsettiği bir kedi yüzünden azap edildi ve bu sebeple cehenneme girdi. Hayvanı hapsettiğinde ona bir şey yedirmemiş, içirmemiş yerdeki haşereleri bile yemesine izin vermemişti.” (Buhari, Ezan 90, Musakat 9) buyurmuştur. Hadis-i şerifte bildirildiğine göre Rasulullaha cehennem gösterilmiştir. Orada bir kimseyi bir kedinin tırmalayıp durduğunu gördü. Bunun sebebini sorunca da şöyle denildi: “Bu kişi o kediyi açlıktan ölünceye kadar hapsetti, ona yiyecek vermediği gibi, hayvanın kendisine yiyecek bulmasına da izin vermedi.”

Doğal hayatın süsü olan her türlü hayvanın korunmasını emreden, börtü böceğe sahip çıkan, karınca ve diğer hayvanların delik ve yuvalarına zarar vermeyi yasaklayan bir peygamberin ümmeti ve onun dininin mensubu olduğumuz için Yüce Allah’a (c.c) şükretmeliyiz. Görülüyor ki, Müslümanın doğal hayatın korunmasına karşı kayıtsız ve duyarsız kalması mümkün değildir. Peygamberimiz doğal hayatın dengesinin korunması için elinden geleni yapmış, bu konuda ümmetine de yol ve yöntemleri göstermiştir.

Bütün bunlara (ve ülkemizdeki yasağa) rağmen; anız yakmak, bu arada toprağın havalanmasını sağlayan börtü böceğin ve doğanın süsü olan diğer hayvanların ölmesine ve toprağın verimsiz ve çorak hale gelmesine sebep olmak, manen çok büyük bir vebal ve günahtır.

Günümüzde insanların tabiatın dengesini koruması yerine, dengeyi bozucu faaliyetleri sonucu atmosferin yapısı bozulmuş bunun neticesi olarak küresel ısınma, onun sonucu olarak da dünyanın ve ülkemizin iklimi değişmiştir.

Doğal hayatın korunmasına karşı duyarsız kalmak, tabiatın süsü olan, kara, hava ve denizlerin vâz geçilmezleri haline gelen yırtıcı ve vahşi hayvanların, av hayvanlarının, eti yenen ve yenmeyen, evcil olan ve olmayan bütün hayvanların korunmasına bigane kalmak, İslam’a uygun hal ve davranış şekli değildir. Peygamberimizin hayvanlarla ilgili uygulama ve sözlerine bakıldığında, bu duyarsızlığın ve vurdumduymazlığın insanı hak ihlallerine kadar götüreceği görülmektedir.

Hz. Peygamber, hayvanların da can taşıdığı gerçeğinden hareketle, onların haklarının çiğnenmemesini savunmuştur. Dinimiz ve Peygamberimizin konuyla ilgili tespitleri 1400 yıl önce böyleyken bu dini emir ve uygulamalara paralel olarak Osmanlıda hayvan haklarına önem verilmiş, hatta hayvanların korunması, beslenmesi ve tedavi edilmesi için yasalar çıkarılmış, çeşitli vakıflar kurulmuşken, dünyamızda ve ülkemizde güya hayvan haklarını koruma dernekleri 20. asrın son çeyreğinde kurulmaya başlanmıştır. Nitekim hayvanları her türlü olumsuzluklara karşı koruma düşüncesi ile 1978 yılında “Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi” ilan edilmiştir. Bildirgede; hayvanlara iyi davranılması, tabi ortamda yaşamalarının sağlanması, onlara acı çektirici davranışlardan sakınılması, insanların yanında bulunan evcil hayvanların bakımına dikkat edilmesi, çalıştırılan hayvanlara insaflı davranılması, kötü muamelede bulunulmaması, onların eğlence konusu yapılmaması, zorunlu olmadıkça hiçbir hayvanın öldürülmemesi ve hükümetlerin bu hususları düzenleyici kanun yapması istenmektedir. (Prof. Dr. Abdurrahman Çetin, Peygamberimiz ve Toplum, Shf. 176)

Yukarıda verilen örnekler gösteriyor ki on dört asır önce dinimiz İslam’ın ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in hayvanlar ve diğer canlılarla ilgili düşünce ve uygulamaları, insanlık tarafından, ancak on dört asır sonra hatırlanabilmiştir. Gerçek Müslümanı; insanların, hayvanların, bitkilerin başka bir deyimle canlı cansız bütün yaratıkların elinden, dilinden ve eylemlerinden zarar görmediği örnek insandır diye tarif etmek mümkündür.

Marmaris’ten selam, sevgi, saygı ve dualarla.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 13 Ağustos 2020
İmsak 04:05
Güneş 05:42
Öğle 12:50
İkindi 16:39
Akşam 19:48
Yatsı 21:18

Gelişmelerden Haberdar Olun

@