Yüce Allah (c.c) “Alemlerin Rabbi”dir.(Fatiha Suresi ayet 1) Şüphesiz ki kâinat sadece yaşadığımız gezegenden ibaret değildir. Rabbimiz bütün evrendekilerin yaratıcısı ve sahibidir. O’nun ilminin dahilinde, emrinin altında ve kudretinin ihatasında olmayan hiçbir şey düşünülemez. O, yarattıklarının terbiye edeni, görüp gözeteni, besleyip büyütenidir. Çünkü O, hem “Rabbü’l-âlemîn” ve hem de “Rezzâku’l-âlemîn”dir.( Hud Suresi ayet 6)

Allah (c.c) insanı “ahsen-i takvim” (Tin Suresi ayet 4) üzere en güzel şekilde yaratmış; akıl, izan, irade ve şuur gibi üstün meziyetlerle donatmış, “Eşref-i Mahlukat” haline getirmiştir. Allah (c.c) insandan başka canlı cansız birçok varlıklar da yaratmıştır. Fakat diğer yaratıkların hemen hepsi, insanın direk veya dolaylı istifadesi için yaratılmıştır.

Üzerinde yaşadığımız ve bize Allah’ın bir ihsanı olan dünya; insanıyla, hayvanıyla bitkisiyle hatta cansızlarıyla bir bütündür. Akıllı olarak yaratılan insanın, hemcinsine olduğu gibi, hayvan ve bitkilere karşı da ödev ve sorumlulukları vardır. Onurlu bir insan, tüm canlıların hak ve hürriyetlerine hürmet etmeli ve saygı duymalıdır. Bu hem dinin emri, hem insanlığın icabı ve hem de medeni olmanın bir ölçüsüdür. Çünkü dinimiz bütün canlı varlıklara rahmet ve şefkatle yaklaşmayı emreder. Bu sebepledir ki Peygamber Efendimiz savaşa gönderdiği orduların komutanlarına, gittikleri yerlerde; kadınlara, çocuklara, yaşlılara, elinde silah olmayan din adamlarına, hayvanlara ve bitkilere zarar vermemelerini emretmiştir.

Allah (c.c) yeryüzündeki bütün canlıları insanlar gibi birer tür (ümmet) olarak yaratmıştır. Nitekim ayet-i kerimede mealen: “Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve (gökyüzünde) iki kanadı ile uçan kuşlardan ne varsa hepsi ancak sizin gibi topluluklardır. Biz o kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Nihayet (hepsi) toplanıp Rablerinin huzuruna getirilecekler” (Enam Suresi ayet 38) buyrulmuştur. Fakat insan bu türlerin en üstünü ve en şereflisidir. Her türün kendine has ortak hayat kuralları vardır. Hayvanlar da Allah’ın verdiği görevlerini içgüdü olarak eksiksiz yapmaktadırlar. Mesela; bal yapma görevi ile yaratılan bal arısı ilk yaratıldığı zamandan bu yana bal üretmeye başlamış bu güne kadar bu görevi eksiksiz yerine getirmiştir. Yüce Yaratan bu konuda bal arısına nasıl emir verdiğini Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle haber vermektedir: “Rabbin bal arısına; dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin. Sonra meyvelerin her birinden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yaylım yollarına gir, diye ilham etti. Onların kanatlarından renkleri çeşitli bir şerbet (bal) çıkar ki; onda insanlar için şifa vardır. Elbette düşünen bir kavim için bunda büyük bir ibret vardır.” (Nahl Suresi 68-69) Biz insanlar bal arısından olduğu gibi, Allah’ın (c.c) yarattığı her şeyden istifade etmekteyiz.

Dinimizde bütün canlılara şefkat ve merhamet esastır. Canlılarla olan ilişkilerimizde onların da Allah’ın emrinde olduklarını, onların da Allah’ı zikrettiklerini aklımızdan çıkarmamalıyız.( Cuma Suresi ayet 1) Her canlının yemeye, içmeye barınmaya, üremeye ve yaşamaya hakkı vardır. O halde bu haklar ihlal edilmemelidir.

Şefkat ve merhamet Peygamberi olan Hz. Muhammed (s.a.v.) insanın hiçbir fark gözetmeksizin bütün canlılara şefkat ve merhamet duygularıyla yaklaşmasının gerekli olduğunu bildirmiş, bir hadiste de mealen: “Merhamet edene Allah da merhamet eder. Siz yerdekilere merhamet ederseniz, göktekiler de size merhamet eder.” buyurmuş, hayvanlara eziyet edenleri de lanetlemiştir. (Ebu Davud, Edeb:58) İnsan; hayvanların da bir can taşıdığını, onların da birtakım ihtiyaçlarının olacağını unutmamalıdır. Hayvanlara karşı yapılacak iyi muamelenin sevap, kötü muamelenin de günah olacağını bilmelidir.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde mealen şöyle buyurmuştur: “Bu dilsiz hayvanlar hakkında Allah’tan korkunuz.” (Ebu Davud, Cihat 45) Bir hayvana gücünden fazla yük yüklerken, kendisini veya yavrularını öldürürken, aç susuz bırakırken, bir kuşun yuvasını bozarken, yumurtalarını alırken veya yavrularını öldürürken insan; onlara can vereni, yani Yaratanı düşünmeli, suç işlediğini fark etmeli, bu davranışlarından vaz geçmeli, “yaratılanı Yaratandan dolayı sevmeli”, ağızsız, dilsiz ve savunmasız hayvanlara fenalık yapmaktan vaz geçmelidir.

Cahiliye döneminde hayvanlara uygulanan gayri insanî davranışların hepsini dinimiz yasaklamıştır. Peygamberimiz (s.a.v.) hayvanlara dağlama yapmayı, lanet etmeyi yasaklamış; hayvanlar arasında güreş ve dövüş tertiplenmesini, dövüşmeleri için hayvanların kızıştırılmasını, kuş yuvalarının bozulmasını, yumurta ve yavrularının alınmasını yasaklamış ve hayvanların yavrularına hassas davranılmasını istemiştir. Keza, binek ve yük hayvanlarına takatlerinin üstünde yük yüklenilmesini de men etmiştir.( Tirmizî, Cihat 28, Ebu Davud, Cihat 56)Peygamberimiz (s.a.v.) hayvanlara karşı kaba kuvvet uygulanmasını, hayvanların hedef yapılarak atış yapılmasını, zevk için mevsimsiz ve usulsüz avcılık yapılmasını, hayvana eziyet verdiği için sapanla avlanılmasını da yasaklamıştır. (Buhari, Zebaih 25, Müslim Sayd 58-60)

Nitekim İbn-i Ömer (r.a) konuyla ilgili olarak: ” Peygamberimiz (s.a.v.) hayvanlara işkence ve eziyet yapanlara lanet etti.” (Buhari Zebaih 25) demiştir. O nedenle; Allah (c.c) adına kurban edilen hayvanların kesiminde bile; onlara müşfik davranılmasını, itilip kakılmamalarını, kesilecekleri yere okşanarak götürülmelerini, keskin bıçakla ve eziyet verilmeden kesilmelerini de Allah Rasulü emir ve tavsiye etmiştir.

Savaş hali dışında; hayvanlar dahil hiçbir insana vurmamış, hiçbir köle ve cariyeye dokunmamış olan Kainatın Efendisi, bir hadis-i şeriflerinde de: “Allah her hususta iyilikle hareket etmeyi emretmektedir. O halde öldürürken bile en iyi ve en güzel tarzda öldürünüz.” (Müslim, Sayd 57) buyurmuştur. Koyun keserken hayvana acıdığını söyleyen sahabiye de: “Sen koyuna merhamet edersen, Allah’da (c.c) sana merhamet eder.” (Buhari, Edeb-ül müfret, shf.114) demiştir. Buradan hareketle hayvanlara zulüm ve işkence yapan kişi, Allah’ın rahmetinden uzaklaşır demek mümkündür.

(SÜRECEK)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol