23.12.2017, 00:49 1032

PEYGAMBERE İTAAT, ALLAH’A İTAATTIR-1

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Varlık âleminin sahibi her şeyi yarattı. İnsanoğlunu yaratmayı da murat etti. Meleklere “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” dedi. Melekler, ‘Bizler hamdinle Seni tesbih ve Seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek, insanı mı halife kılıyorsun?’ dediler. Allah’ta onlara “Ben, sizin bilmediklerinizi bilirim.” dedi.(Bakara Suresi Ayet 30)

Böylece Allah (c.c) yeryüzünde iradesini temsil etmek üzere vekil ve temsilci olarak insanı yarattı. Yeryüzünde ilahî hükümranlığı gerçekleştirme görevini de insana verdi.

Rabbimiz insanları bir tek nefisten yarattı ve ondan da eşini yarattı. Bu ikisinden de birçok erkekler ve kadınlar üreterek yeryüzüne yaydı. (Nisâ Suresi Ayet 1)

İlk insan olarak yaratılan Adem (a.s.) aynı zamanda ilk peygamberdir. Bütün insanlık Adem (a.s) ile onun eşi Havva validemizden çoğalmıştır. Yüce Yaratıcı insanlara, akıl ve irade vermiş ve onları yaptıklarından sorumlu tutulmuştur. Bu nedenle zerre kadar iyilik yapan karşılığında ödül alır, kötülük yapan da cezalandırılır. (Zilzal Suresi Ayet 7-8)

Allah (c.c) neyin iyi, neyin kötü; neyin sevap, neyin günah; neyin hayır, neyin şer; neyin hak, neyin batıl ve neyin hidayet, neyin dalalet olduğunu kitapları aracılığı ile peygamberlere, peygamberler vasıtasıyla da insanlığa bildirmiştir.

Bütün peygamberler doğru, emin, akıl sahibi, tebliğ eden ve günah işlemekten masun olan yüce şahsiyetlerdir. Onlar tebligatını Allah adına yaparlar. Onun için onların emirleri tutulur, yasaklarından da sakınılır.

Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.)’dir. (Ahzab Suresi Ayet 40) O’nun Allah adına insanlara tebliğ ettiği kitap Kur’an-ı Kerim’dir. Kur’an-ı Kerim Allah (c.c) tarafından meleklerin sultanı olan Cebrail (a.s.) aracılığı ile Peygamberimize ayet ayet, Sure Sure gönderilerek 23 yılda tamamlanmıştır. 114 sureden oluşan Kur’an-ı Kerim evrensel bir kitap, onu getiren Peygamber de cihanşümul bir Peygamberdir. Çünkü Kur’an-ı Kerim “ey insanlar” (Bakara Suresi Ayet 21, Nisâ Suresi Ayet 1) diyerek tüm insanlığa hitap ederken, Peygamberimizin de “Âlemlere Rahmet” (Enbiya Suresi Ayet 107) tüm insanlığa da Peygamber olarak gönderildiğini (Sebe Suresi Ayet 28) beyan etmektedir.

Hz. Muhammed’i (sav), insanlığa bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı ve en güzel bir örnek olarak gönderen Allah-ü Teâlâ Hazretleri, onun yapın dediğini yapmamızı, yapmayın dediğinden de uzak durmamızı emretmiştir. (Haşr Suresi Ayet 7) Çünkü Peygamberin ancak kendisine vahy edileni söyleyeceğini bildirmiştir. (Necm Suresi Ayet 3) O’nun için Peygambere itaat etmek, bizzat Allah’a itaat etmek gibidir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de “Kim resule itaat ederse, Allaha itaat etmiş olur.” (Nisâ Suresi Ayet 80) buyrulmuştur.

Peygamber Efendimiz Muhammed-ül-Emin’dir. İnsanlığa emin olarak gönderilmiş ve ona itaat inananlara görev olarak verilmiştir. Çünkü bu durum bizzat Allah (c.c) tarafından Kuranda Peygamberin ağzından beyan edilmiş ve “Ben size gönderilen emin bir peygamberim. O halde Allahtan korkun da bana tâbi olun.” (Şuara Suresi Ayet 107) buyrulmuştur. Peygamberler her bakımdan emindirler, yani güvenilir insanlardır. Her peygamber gibi Peygamberimiz de Allah’ın kendisine indirdiğini yine Allah’ın emri üzerine insanlara tebliğ etmiştir. Tebliğ ise Allah’ın gönderdiği dinî şeriatı insanlara olduğu gibi ulaştırmaktır. Peygamberler gelen vahye ilave etmezler, ondan bir şey çıkarmazlar, olduğu gibi tebliğ ederler. Eğer yapmazlarsa görevlerini ifa etmemiş olurlar. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Peygamberimize hitaben; “Ey Resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O’nun elçiliğini yapmamış olursun.” buyrulmuştur. (Maide Suresi Ayet 67)

Müminler Allah’ı, O’nun peygamberini ve onların nurlu yolunu, her şeyden çok sevmek mecburiyetindedirler. Bu durum Allah’ın apaçık emridir. Konu ile ilgili ayette “Bir Müslüman; Allah’ı (c.c), Peygamberi ve Onların yolunu; babasından, anasından, çocuklarından, eşinden, kardeşlerinden, soyundan-sopundan, malından-mülkünden, işinden ve ticaretinden, evinden-barkından daha fazla sevecektir. (Tevbe Suresi Ayet 24) buyrulmuştur.

Bir müminin imanın zevkine ermesi ve lezzetini tatması da Allah’ı ve onun Resulünü sevmesine bağlıdır. Nitekim bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz: “Bir Müslüman imanın zevkine varabilmek için Allah’ı ve O’nun Resulünü herkesten ve her şeyden fazla sevecektir.” (Buhari Edeb 42, İmam 9-14 İkrah 1) buyurmuştur.

Bir Müslüman’ın Allah’ı sevmiş olması için de Peygambere tabi olması gerekir. Peygambere tabi olmak ise onun hak katından getirdiği Kur’an’ın hükümlerine ve Peygamberin sünnetine itibar etmesi, hayatına onlarla yön vermesi demektir. O takdirde mümin Allah’ı, Resulünü ve onların yolunu (kitap ve sünneti) sevmiş olur. O zaman Allah da o kulunu sever ve günah kirlerinden arındırır. Günahsız insan imanın lezzetini tatmış ve cenneti hak etmiş olur. Bununla ilgili olarak bir ayette mealen “(Resulüm!) de ki; Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. (çünkü) Allah son derece esirgeyici ve bağışlayıcıdır.” (Âl-i İmrân Suresi Ayet 31) buyrulmaktadır. Başka bir ayette ise Allah ve Resulüne itaat etmeyen kâfirlerin Yaratan tarafından sevilmeyeceğinden bahisle şöyle buyrulmuştur: “De ki, Allah’a ve Resulüne itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah (c.c) kâfirleri sevmez.” (Âl-i İmrân Suresi Ayet 32)

Bir insana yüce Allah’ın (c.c) rahmet ve merhamet etmesi de, o kulun Yaratana ve O’nun elçisine itaat etmesine bağlıdır. Nitekim Kur’an’da “Allah’a ve Resulüne itaat edin ki, rahmete kavuşturulasınız.” (Âl-i İmrân Suresi Ayet 132) buyrulmaktadır. Allah’ın rahmetine kavuşanlar cennetine girerler, rahmetinden mahrum olanların yeri ise şüphesiz cehennemdir. Nitekim ayetlerde, “Kim Allaha ve peygamberine itaat ederse Allah onu, zemininden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Orada ebedi kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur.” (Nisâ Suresi Ayet 13) “Kim de Allah’a ve peygamberine karşı isyan ederse ve sınırları aşarsa; Allah onu, devamlı kalacağı bir ateşe sokar ve onun için alçaltıcı bir azap vardır.” (Nisâ Suresi Ayet 14) denilmektedir ve yine “Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalırsa, onu acı bir azaba uğratır.” (Fetih Suresi Ayet 17) buyrulmaktadır.

(SÜRECEK)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 13 Ağustos 2020
İmsak 04:05
Güneş 05:42
Öğle 12:50
İkindi 16:39
Akşam 19:48
Yatsı 21:18

Gelişmelerden Haberdar Olun

@