21.02.2014, 00:26 43941

PEYGAMBER EFENDİMİZ VE HILFULFUDUL (ERDEMLİLER) CEMİYETİ

Peygamberimiz 20 yaşındaydı. Son Ficar harbinde çok kan dökülmüştü. Mekke’de asayiş bozulmuş, huzur diye bir şey kalmamıştı. Bu dönemde Mekke’de güçlüler zayıfları eziyor, haksızlıklar almış başını gidiyordu. Gerek Mekke yerlilerinin, gerekse Mekke’ye dışarıdan gelen turist ve tüccarların; mal, can ve namus güvenliği yoktu.Yağma ve çapul arapların adeti haline gelmişti. Kısaca Mekkede, bir azgın bir kudurmuş karanlık bir devir yaşanıyordu. Akraba akrabaya düşman olmuş, Kardeş kardeşi boğazlar hale gelmişti. Merhum Mehmet Akif’in ediği gibi, “ Dişsiz mi bir insane, onu kardeşi yerdi.”
Hırsızlık adeta meslek haline gelmişti. Mal adına ne bulunursa çalınıp aşırılırdı. Mekke’ye dışarıdan gelenlerin bazen malları ucuza alınıyor, bazen de hiç para vermeden gasp ediliyordu. Hatta dışarıdan gelenlerin yanlarında ki eşleri ve kızları ellerinden zorla alınarak Mekke’de alıkonuluyordu. Aciz ve güçsüzler her türlü fena muameleye maruz kalıyorlar, dertlerini anlatacak resmi ve gayri resmi bir merci bulamıyorlar, haksıza da karşı koyamıyorlardı.
Böyle bir dönemde Yemen’in Zebid kabilesinden birisinin, bir deve yükü malı gasp edilmişti. O da Ebu Kubeys dağına çıkarak uğradığı zulüm ve hakareti bütün Mekke’lilere yüksek sesle bağırarak duyurdu ve yardım istedi.
Mekke’nin aklı başında ileri gelenlerini, Haşim, Zühre ve Teym ailelerini, Peygamberimizin amcası Zübeyr bir araya getirdi. Mekke’nin yaşlı, zengin ve itibarlılarından olan Abdullah b. Cuda’nın evinde toplandılar. Hilful-fudul (Erdemliler) cemiyetini kurdular. Cemiyetin gayesi, Mekke’de ister yerli, ister yabancı olsun, zulme uğramış kimse bırakılmayacaktır. Bu işe, denizlerin suyu kalmayıncaya, Hıra ve Sebir dağları yerlerinden silinip gidinceye ve Kabede ibadet ortadan kalkıncaya kadar devam edilme kararı alındı. Rasulü Ekrem Efendimiz de 20 yaşında bir delikanlı olarak bu asıl duygularla ve güzel gayelerle kurulan cemiyete davet edilmiş, kaydolmuş ve aktif görev almıştır. Hatta, Peygamber olduktan sonra bile, “ Eğer öyle bir ortamda öyle bir davet alsam bu günde oraya kaydolurdum” buyurmuştur.
Hz. MUHAMMED’İN EBU CEHİL’E İLK KARŞI KOYMASI
Şefkat Peygamberi, Hilful fudul cemiyeti üyesi yirmi yaşlarında bir delikanlıydı. O günlerde Mekke’ye ürettiği malını satmaya gelen bir yabancının malına Ebu Cehil, değerinin çok altında fiyat vermiş, adam da malını o fiyata vermemişti. Fakat Ebu Cehil’in korkusundan kimse daha fazla para verip bu malı almıyordu. Adam malını değer fiyatından satamadığı için mağdur olmuştu. Bunu duyan Muhammed’ül Emin pazara gitmiş, adamın malını değerini vererek satın almış ve Ebu Cehil’e rağmen adamı mağduriyetten kurtarmıştı. Ve bu olayla Efendimiz ilk defa Ebu Cehil’e karşı koymuş oluyordu.
Bir gün, Ebu Cehil’e iki yıl önce veresiye yüklü miktarda mal satan ve hala parasını alamadığı için mağdur olan bir yabancı tüccar, Hilful Fudul cemiyetine gelerek derdini anlattı ve şikayette bulunarak yardım istedi. Oradakiler tüccara; “ Muhammed-ül Emine git ve derdiniO’na anlat” dediler. Adam Efendimize derdini anlatınca, Peygamberimiz tüccarı yanına alarak Ebu Cehil’in evine gitti. Bunu gören birçok Mekke’li de oraya gelerek geriden olacakları seyretmeye başladılar. Herkes Ebu Cehil’in Peygamber Efendimize neler yapacağını görmek istiyordu. Efendimiz kapıyı çaldı. Ebu Cehil kapıyı açtı. Rasulullah, durumu anlatarak, “ Bu adamın parasını hemen getir ver” dedi. Ebu Cehil içeri girdi, parayı getirerek adamın borcunu ödedi. Efendimiz adamı da alarak oradan ayrıldı. Olayı seyredenler dışarıda; “ Yazıklar olsun sana, senin şanına ününe, yirmi yaşındaki Muhammed’in korkusundan dediklerini yaparak mağlup oldun. Ondan korktun, hani senin şanın şöhretin nerde kaldı, yoksa bizim bildiğimiz, herkesin korkusundan titrediği Ebu Cehil öldü mü ” diye bağırıyorlardı.
Ebu Cehil dışarı çıktı, bir türlü dağılmayıp bağırarak kendisini ayıplayanlara dedi ki; “ Şunu bilin ki, ben Muhammed’ten korkmuş değilim. Muhammed Kapımı çalınca evimde bir zelzele başladı, kapıyı açmayacaktım amma, ev başımıza yıkılacak diye korktuğum için kapıyı açmak zorunda kaldım. Muhammed bana; “ Bu adamın sende alacağı varmış, hemen getir ver parasını” dediğinde, ben parayı vermeyecektim amma, o esnada Muhammad’in sağ ve sol omzundan başlarını uzatmış ağzı köpüklü iki azgın deve, parçalayacak gibi bana bakıyorlardı, eğer borcumu ödemezsem bunlar beni de belki hane halkımı da ezip öldürürler diyerek koktum ve adamın borcunu ödedim, yoksa ben Muhammed’ten korkmuş değilim” dedi. Ve halk oradan dağıldı. Böylece Peygamber Efendimiz, Allah’ın izni ve yardımıyla Mekke’lilerin karşı konulmaz sandıkları Ebu Cehil’i ikinci defa mağlup etmiş oldu. Artık halk onun yenilmez bir insan olmadığı kanaatine vardı.
Hz. MUHAMMED’İN KABE HAKEMLİĞİ,
İlk defa Hz. İbrahim (a.s.) ile oğlu Hz. İsmail (a.s.) tarafından Allah’ın emir üzerine yapılan Kabe, tarihi boyunca zaman zaman küçük ve büyük onarımlar geçirmiştir. Kabe ilk yapıldığında üstü açıktı. Yağan yagmurlar içeriden ve dışarıdan duvarların zarar görmesine sebep oluyordu. Kabenin ilk çatısı, Peygamber Efendimizin ecdadından Kusay b. Kılab tarafından, Kabe yeniden inşa edilirken yaptırılmıştır.
Kabenin içinde bir kuyu vardı. Burası hazine anbarı gibi kullanılıyor, Kabeye gelen hediyeler buraya konuyordu. Yagmur sularının Kabenin bir kısım duvarlarını yıktığı bir sırada, korumasız kalan bu kuyudan hırsızlar bir şeyler çalmıştı. Bu yüzden Kureyşliler Kabeyi yeniden yapmaya karar verdiler.
Kabenin bu oarımı, Peygamber Efendimizin gençliği döneminde yapılmıştır. Bu onarımda Kızıl denizde Cidde yakınlarında kazaya uğrayan bir rum tacirine ait geminin keresteleri, bu maksatla Ciddeye gönderilen Velid b. Mugire tarafından satın alınarak Kabe’nin inşaatında kullanılmış, hatta o sırada orada bulunan yunanlı bir mimar da Mekke’ye getirilerek, inşaata nezaret etmesi sağlanmıştır.
Bu büyük onarım esnesında, Kureyşli aileler arasınada “ Hacer-i Esved’i” yerine koyma konusunda anlaşmazlık çıkmış, sen koyacaksın, ben koyacağım darken kan dökülmek üzere iken, Mekkenin ve Kureyşin en yaşlısı olan Ebu Ümeyye b. Mugire; “ Durun, kavga edip kan dökmekle elinize bir şey geçmez. Yarın sabah Safa kapısından girecek elk zatın hakemliğini Kabul edin, hakem nasıl isterse ihtilafı öyle çözelim, nedersiniz?”dedi, teklif kabul edildi.
Sabahleyin Kureyş ileri gelenleri, Safa kapısından ilk girecek zatı beklerken, Hz. Muhammed’in geldiğini görünce hepsi sevindiler. Çünkü O’na, “ El emin” diyorlardı. O’nun doğruluğundan, dürüstlüğünden ve tarafsılığından emindiler ve O’na güvenliyorlardı.
Durum Hz. Muhammed’e anlatılınca O, bir kilim istedi, kilim getirildi. Herkes ne yapacağını merak ederken,Hz. Muhammed kilimi yere serdi. Hacer-i Esved’i kilimin üzerine koydu. Her kabileden bir kişi seçti. Bu kişilere kilimden tutmalarını rica etti. Herkes kilimden tuttu, böylece Hacer-i Esved’i yerine koyma konusunda herkes ortak şerefe nail olmuş oldu. Taşı konacağı yere kadar kaldırdılar. Hz. Muhammed taşı kendi eliyle yerine yerleştirdi. Böyle basit fakat kimsenin aklına gelmeyen bir yöntemle hem kavga önlenmiş ve hem de, her kabile Hacer-I Esvet’in yerine konmadaki şerefe nail olmuş oldu.
Efendimizin bu hakemlik olayı, O’nu Mekke halkı karşısında onurlandırmış, halk nezdinde saygınlığının ve güvenirliliğinin daha da artmasını sağlamıştı. O artık halkın gözünde, toplumsal olaylarda da, millete önderlik yapacak, halkın ihtiyaçlarının karşılanması için tedbirler üretecek ve sosyal olaylarda önderlik yapacak güvenilir bir lider olma kapasitesine sahip bir kişi olmuştu.
Bu tamirde Kabenin içine altı sütun yapıldı, yüksekliği on sekiz ziraya çıkarıldı, dama çıkmak için içine merdiven yapıldı ve Hubel isimli putta içeri yerleştirildi. Kabenin üzrine tavan yapıldı, malzeme azlığından “Hatim” de dışarda bırakılarak alçak bir duvarla çevrilmiş ve bu günkü halini almıştı.
Allah bütün inananları Peygamberimizin şefaatına nail eylesin.
Ankara’dan selam, saygı ve dua ile.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
15°
açık
banner303
Namaz Vakti 12 Temmuz 2020
İmsak 03:20
Güneş 05:13
Öğle 12:51
İkindi 16:49
Akşam 20:19
Yatsı 22:03
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 31 54
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 31 52
6. Alanyaspor 31 51
7. Fenerbahçe 31 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Göztepe 32 39
10. Antalyaspor 31 38
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 31 26
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. Balıkesirspor 33 38
13. İstanbulspor 32 37
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 34 58
6. Sheffield United 35 54
7. Wolverhampton 34 52
8. Arsenal 34 50
9. Burnley 35 50
10. Tottenham 34 49
11. Everton 34 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 34 28
19. Aston Villa 34 27
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 35 63
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Real Sociedad 35 51
8. Valencia 35 50
9. Granada 35 50
10. Athletic Bilbao 35 48
11. Osasuna 36 48
12. Levante 35 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 35 36
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 35 35
18. Mallorca 35 32
19. Leganés 35 29
20. Espanyol 35 24

Gelişmelerden Haberdar Olun

@