16.08.2014, 00:19 2371

PEYGAMBER EFENDİMİZ VE DÜNYA MALI -1

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Her insan gibi Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de, doğmuş, büyümüş, şerefli hayatını bu fani dünyada yaşamış ve irtihal buyurarak dünyasını değişmiştir.
O da, çocuk olmuş, genç olmuş, olgunluk yaşına gelmiş, evlenmiş eş çoluk çocuk hatta torun sahibi olmuştur.
Onun da evi ocağı, kabı kacağı, malı mülkü olmuş, O da yemiş içmiş ve giyinmiştir.
Babadan yetim olarak geldiği fani dünyada, altı yaşındayken annesini, sekiz yaşındayken dedesini kaybetmiş, evleninceye kadar amcası Ebu Talip’in evinde ve himayesinde bulunmuştur.
Efendimiz hayatı boyunca dünya malına iltifat etmemiş, zaman gelmiş Mekkeli müşriklerin davasından vazgeçmesi için teklif ettikleri; Kureyş’in en güzel kadınını verme, başlarına kral yapma, vadi dolusu kırmızı deve verme ve Mekke’nin en zengini yapma gibi dünyalık tekliflerini davası uğruna elinin tersi ile itmiş, “sağ elime güneşi, sol elime de ayı koysanız, ben yine Hak olan davamdan vazgeçmem” demiştir.
Çünkü O, kendisini Allah’ın himayesinde biliyor, ne verirse Allah verir, neyi alırsa Allah alır inancını taşıyordu. Nitekim Yüce Allah O’nun halini, geleceğini, ne olduğunu, ne olacağını “ ed-Duha” suresinde açık seçik beyan ederek şöyle buyurmuştur:
“Kuşluk vaktine ve sükuna erdiğinde geceye yemin ederim ki, Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı. Gerçekten senin için ahiret dünyadan daha hayırlıdır. Pek yakında Rabbin sana verecekte hoşnut olacaksın. O, Seni yetim bulup barındırmadı mı? Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi? Seni fakir bulup zengin etmedi mi? Öyleyse yetimi sakın ezme, el açıp isteyeni de sakın azarlama ve Rabbinin nimetini, minnet ve şükranla an”
Evet O’nun için ve ümmeti için ahiret yurdu, dünyadan daha hayırlıdır. O da dünyada bu amaca uygun olarak yaşamış ve müminlere örnek davranışlarda bulunmuştur. Bir defasında Hz. Ömer (r.a.) Peygamber Efendimizi, boş bir hasırın üzerinde yatarken görmüş, kalkınca da, hasırın mübarek bedeninde izler yapmış olduğuna şahit olarak, “ Ya Resulallah! Krallar şatolarında, Kisralar saraylarında kutnu kumaş yataklarda, büyük bir debdebe içerisinde zengin bir hayat yaşarken, Siz neden boş hasırda yatıp uyuyorsunuz” demiş. Efendimiz (s.a.v.), “ Ya Ömer, dünyanın rahatı onların ahretin rahat da bizim olsun” diye cevap vermiştir.
Efendimizin dünya malının şükrünü ifa edememe gibi bir korkusu yoktu. Ancak bilinmelidir ki, şükrü ifa edilemeyen dünya malı, icabında insanın ahrette felaketine sebep olabilir. Onun için dünya malının kıymeti bilinmeli, şükrü ifa edilmeli ve dünya ve ahret saadetine vesile olacak şekilde kullanılmalıdır.
O, savaşlarda elde edilen ganimetlerden, kendisine yetecek kadarını almış geri kalanını dağıtmıştır.
Efendimiz (s.a.v.) yemesinde içmesinde ihtiyacı kadarıyla yetinmiş, acıkmadan yememiş, doymadan sofradan kalkmış, midesinin üçte birini yemek, bir o kadarını su ile doldurmuş, bir o kadarını da nefes almak için boş bırakmıştır.
O,(s.a.v.) kendisinin ve ailesinin nafakasını temin etmekte bazen zorlanmış, hatta bunun için borçlandığı olmuştur. Bir keresinde ailesinin nafakasını temin için zırhını rehin vererek bir Yahudi’den borç almıştır.
Peygamber Efendimiz mevcut mallarının gelirlerini; yolculara, misafirlere, elçilere ve muhacirlere tahsis etmiştir.
Efendimiz fani dünyaya gereğinden fazla önem vermemiş, dünyanın üç günden ibaret olduğunu bunların; elinde kalanla dün, yetişip yetişemeyeceğini bilemediğin yarın ve içinde yaşadığın bu gün olduğunu haber vermiş, yaşanılan günün, madden ve manen iyi değerlendirilmesini istemiştir.
O dünyanın geçmiş an, yaşadığın an ve gelip gelmeyeceğini bilmediğin an olmak üzere, üç andan ibaret olduğunu ve yaşanılan anın kıymetinin bilinmesini de istemiştir.
Ayrıca O, dünyanın; alınan geçmişteki nefes, yetişip yetişilemeyeceği bilinmeyen gelecekteki nefes ve şimdi alınan nefesten ibaret olduğunu da söyleyerek, insanın bu dünyada ne bir güne, ne bir ana sahip olmadığını, sadece aldığı o anki nefese sahip olduğunu ve bu nefesin kıymetinin bilinmesini keza madden ve manen iyi değerlendirilmesini istemiştir.
Alemlerin Rabbi olan yüce Allah (c.c.), dünya hayatını, bir zaman güçlü kuvvetli olan, sonunda rüzgarı savuracağı çör çöp haline gelen bitkilere benzetiyor ve şöyle buyuruyor: “ Ey Muhammet! onlara, dünya hayatının şu örneğe benzediğini de anlat. Gökten yağdırdığımız yağmurla yeryüzünde yetişen bitkiler ( öylesine gelişir ki) birbirine karışır ama sonunda, rüzgarın savuracağı çör çöpe döner. Allah’ın her şeye gücü yeter, O hiçbir şeyden aciz değildir.” (18/45)
Doğrusu insan da öyledir. Doğar büyür evlenir; eş, çoluk çocuk hatta torun tosun, mal mülk, arazi, han hanuman, araba v.s. sahibi olur. Bir gün gelir buların hiç birisi olmamış gibi, onlardan ebediyen ayrılmak zorunda kalır, ölür yok olup gider.
Bundan dolayıdır ki Kuranda, bir eğlence ve oyuncaktan ibaret olduğu bildirilen yalancı dünyada, sahip olunan hiç bir şey de, kalıcı değildir. Kalıcı olan takvadır, Salih ameldir ve Hakka itaattir. Yalancı dünyanın malı mülkü, evlad-ü iyali hep dünya süsüdür ve geçicidir. Bütün bunlar, insanın dünyada oyalanmasını sağlarlar bir müddet. Onun için Kerim kitabımızda, “ Mal ve evlatlar dünya hayatının süsüdür. Ölümsüz olan iyi işler ise, Rabbinin katında hem sevapça daha hayırlıdır, hem de ümit bağlamaya daha layıktır” buyrulmuştur.(18/46)
Peygamber Efendimizin bütün yaşantısı Kuran’a uygundur. O adeta yaşayan bir Kuran’dır. O’nun bütün mal varlığı da Yüce Allah’ın hükmü çerçevesindedir. O’nun savaş ganimetlerinden ve arazilerden aldığı paylar, hep Allah’ın emri üzeredir. Konu ile ilgili olan ayetlerde; “ Eğer Allah’a ve Hak ile batılın ayrıldığı gün, iki ordunun birbiri ile karşılaştığı gün (Bedir savaşında), kulumuza indirdiğimize inanmışsanız bilin ki, ganimet olarak aldığınız her hangi bir şeyin beşte biri, Allah’a, Resulüne, O’nun akrabalarına, yetimlere, yoksullara ve yolcuya aittir. Allah her şeye kadirdi” buyrulmuştur.( Enfal/41)
Bu ayete göre, bir savaşta elde edilen ganimetler beşe bölünür, beşte birisi yukarıda sayılanlara ayrılır, kalan beşte dördü de gazilere taksim edilirdi.
(SÜRECEK)
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
14°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@