03.08.2012, 00:00 190

PAYLAŞMAK MÜSLÜMANIN GÖREVLERİNDENDİR

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

İslam Dini, evrensel bir dindir. İnsanın dünya ve ahirette mutlu olmasını amaçlamıştır. O nedenle, bu amaca ulaşmanın prensiplerini koymuştur. İnsanlar bu prensiplere uymak suretiyle hem dünyada hem de ukbada bahtiyar olurlar.

Bu prensiplerden biriside, kişilerin sahip oldukları maddî ve manevî imkanlarını Allah rızası için başkaları ile paylaşmaları prensibidir.

Bir toplumun içinde, hem zengin ve hem de fakir insanlar vardır. Zengin her türlü maddî imkanlara sahiptir. Yeme, içme, barınma, ulaşım, tedavi, eğitim vs. gibi hususlarda her istediğine her zaman kolaylıkla ulaşır. Fakir bu konularda zenginin ulaştığı nimetlerden mahrumdur.

Allah (c.c), fakiri bu imkansızlıkları ile baş başa bırakmamış, ona yeni umut kapıları açmış, hayata bağlanımasını sağlamış, zenginin malından ona pay ayırmış ve zekat müessesesini getirmiştir.

Zengin malının zekatını vererek imkanlarını fakirle paylaşacak, bunun karşılığında Allah 'tan cenneti alacaktır.

Allah, Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetinde zekattan bahsetmiştir. On sekiz yerde de zekatı “Beş vakit namazı kılın, malınızın zekatını verin ” şeklinde, dinin direği olan namazla beraber anmıştır.

“Muhakkak ki Allah (c.c), mü’minlerden mallarını ve canlarını cennet karşılığında satın almıştır.” buyurmak suretiyle Yüce Allah, malını kendi rızası için fakirle paylaşan zengine cenneti vaad ederek, zengini sevindirmiştir. Öte yandan yaşama ümidi bulmuş, zengine saygı duymuş, hürmet etmiş, sevgisini onunla paylaşmış olan fakir de Allah’a şükretmiştir. Böylece dinimiz zenginin fakiri hor ve hakir görmesini, fakirinde zenginin malına göz dikmesini önlemiştir,

Dinimiz zengine, içinde yaşadığı toplumun fakir ,muhtaç, aç ve çıplaklarına el uzatmasını, yardımcı olmasını, onların elem ve ızdıraplarını paylaşarak azaltmasını görev olarak vermiştir. Zengin bu görevini yaparak fakirin de toplumun sevincine saadetine ve mutluluğuna katılmasını sağlamıştır. Fakirin cemiyet içinde mahcup ve mahzun olmasını önlemiştir. 

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “İman yetmiş iki şubedir. Bunlardan birisi kişinin yolda bulunan ve insanlara rahatsızlık veren taşı ve sair engelleri kaldırıp kenara koymasıdır.” Buyurmuştur. Müslümanın, müminlerin zarar görmemesi için bu tedbiri alması, toplum içinde mutluluğun paylaşılmasının en güzel örneğidir.

Bunun gibi dinimizde; cami, okul, yol, köprü, hastane, çeşme vs. gibi umumun menfaatine sunulmak üzere eserler yaptırmak, vakıflar kurmak, zekat, fitre, sadaka vermek, kurban etini dağıtmak, insanlarla güler yüzlü ve tatlı sözlerle konuşmak ve imkanları toplumun  diğer fertleriyle paylaşmak suretiyle de; barışın, huzurun, birliğin ve beraberliğin tesisine katkıda bulunmuş olunur.

Peygamberimiz anlatıyor; Bir adam yolculuğu esnasında bir çeşme başında konaklamış, abdest alıp namaz kılıp, karnını doyurup yoluna devam edecekmiş. Bu sırada yere bir kazık çakarak atını bağlamış. Giderken de, buraya gelecek bir yolcunun da bu kazığa hayvanını bağlayarak ondan faydalanmasını düşünerek kazığı sökmemiş. Başka bir gün, bu çeşmenin başında dinlenen bir kişi, giderken bu kazığa ayağı takılıp yere düşmüş. Bu adamda bu kazık bir başkasının ayağına da takılarak zarar vermesin diye kazığı söküp atmış. Bu kişilerden ikisi de sevap kazanmıştır.

Burada kazığı çakanında, sökeninde sevap kazanmasının sebebi, yaptıkları işi başkalarının da mutlu olmalarını amaçlayarak yapmış olmalarındandır. Bu kişiler kendileri için faydalı olandan başkaları da faydalansın, kendileri için zararlı olandan başkaları da zarar görmesin diye yapmışlardır. Niyetleri paylaşmaktır. Onun için kazığı çakandan da sökenden de Allah razı olmuştur.

Dinimizde sevdiklerimizi başkalarıyla paylaşmadan, Allah rızasına kavuşulamaz. Nitekim Yüce Allah, “Sizler ellerinizde bulunan ve çok sevdiğiniz maddî ve manevî imkanlarınızı, diğer mü'min kardeşlerinizle paylaşmadıkça Allah'ın rızasına erişemezsiniz. ” buyurmaktadır.

Peygamber Efendimiz de bir hadis-i şeriflerin’de; “Komşusu aç iken kendisi tok olarak sabahlayan bizden değildir.” buyurmak suretiyle, müslümanların imkanlarını aralarında paylaşmalarını istemiştir. Atalarımız da “Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar” dememişler midir? Bu atasözü de bize bir toplumun zenginleri, imkanlarını fakirlerle paylaşmamaları halinde, o toplumda sosyal patlamaların ve huzursuzlukların meydana geleceğini, bütün insanların da bundan rahatsız olacağını anlatmaktadır.

Görüldüğü gibi hem ayetlerde, hem hadislerde ve hem de ata sözlerinde toplumun huzurlu ve mutlu olması için ısrarla paylaşma duygusunun gelişmesine dikkat çekilmiş, paylaşmanın önemi belirtilmiş ve altı çizilmiştir. O halde çocuklarımıza, gençlerimize ve bütün insanlarımıza paylaşma duygusunu anlatıp öğretmemiz gerekmektedir.

İçinde yaşadığımız ve gitmeye yüz tutmakta olan mubarek Ramazan ayı da, Müslümanların imkanlarını, diğer Müslümanlarla en fazla paylaştığı bir zaman dilimidir.Bu ayda yapılan ibadetlere,iyiliklere ve yardımlara yüce Allah diğer zamanlara göre kat kat fazla sevaplar yazmaktadır.O halde bu günleri fırsat bilelim.Bir daha Ramazan ayına ulaşıp ulaşamıyacağımızı bilemeyiz.Bel ki bu Ramazan, ömrümüzün son Ramazanıdır.Onun için fırsatı kaçırmayalım, elimizden geldiğince; namaz,oruç,hatim okuma v.s. gibi bedeni ibadetlerimizi; zekat, fitre ve sadaka gibi mali ibdetlerimizle de estekleyelim.Elimizde bulunan maddi imkanlarımzı velev ki, yarım hurma da olsa, toplumun fakir fukara ve garip gurabası ile, yetimi,, dulu ve muhtacı ile paylaşalım.Unutmayalım ki, bir mutacın ihtiyacını karşılayanın, Allah’ta ahirette  ihtiyacını karşılar, bir müminin sıkıntısını giderenin de Allah, ahirette sıkıntısını giderir.

Allah rızası için yapılan her şey, O’na verilen bir borç gibidir. Allah borcunu kat kat katlayarak öder. Çünki O, zenginlerin en zengindir.Unutmayalım ki, en karlı alış veriş,Allah ile yapılan alış veriştir.Allah, maddi ve manevi kazançlarımızı bol eylesin, bizi huzurunda mahcup, cennetinden ve cemalinden mahrum etmesin. 

Selam,saygı ve dua ile.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
19°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@