Artık şu bir gerçektir ki, İslam Dünyası'nda Batı'ya ve işbirlikçisi gibi görünen ülkelere karşı giderek yükselen toplumsal bir muhalefet ve giderek yükselen bir öfke vardır.
Ne yazık ki bu öfke, radikal İslamcı örgütler tarafından şiddete, hatta katliama dönüşmüş ya da dönüştürülmüştür.
13 Kasım 2015 Cuma günü yapılan 129 kişinin öldüğü, 99'u ağır 352 kişinin yaralandığı Paris katliamı, bu şiddet'in yeni bir göstergesi olmuştur.
Ve yine 102 kişinin öldüğü, 400'e yakın kişinin yaralandığı Ankara katliamı bu şiddetin bir göstergesi olmuştur.
Batı'da ise, giderek bir İslam karşıtlığı yükselmiş ve bu karşıtlık, İslam ülkelerine özellikle de Ortadoğu ülkelerine askeri işgal ve bir katliam olarak kullanılmıştır ve de kullanılmaktadır.
Yani radikal İslamcı örgütlere yaptırılan bu şiddet eylemleri, Batı'nın müdahalesine bir gerekçe olarak kullanılmıştır ve de kullanılmaktadır.
İşte bu nedenlerle, bu örgütlerin arakasında Batı'nın olduğu kanaati vardır ve ciddi ciddi sorgulanması gerekir.
***
Önce Batı'nın İslam ülkelerine, özelde Ortadoğu ülkelerine yönelik siyasi siciline bir bakalım:
İslam dünyasının kendi dinamikleriyle gelişmesine sürekli müdahale eden bir Batı vardır karşımızda.
-İslam dünyasını, özellikle silah tüketici bir topluma dönüştüren...
-İslam dünyasını, özellikle Ortadoğu'yu mezhep savaşlarına ve etnik çatışmalara hapseden...
-Ve İslam dünyasını, işbirlikçi yöneticileri ile elinde tutan bir Batı vardır karşımızda.
Elbette burada sözü edilen Batı, ABD önderliğindeki küresel emperyal güçlerdir.
***
Ve devam edelim:
-Afganistan'ı işgal ederek barış getirdim diyen!..
-Irak'ı işgal ederek barış getirdim diyen!..
-Libya'yı yerle bir ederek barış getirdim diyen!..
-Ve Suriye'yi parçalayarak barış getireceğim diyen bir Batı!..
-Ve sırada belki İran...
-Ve de belki Türkiye...
-Sosyalist sistemin dağılmasıyla İslamiyetin bir inanç olmanın ötesine geçme, anti-emperyal bir idelolojiye dönüşme tehlikesini gören...
-Ve tüm bu nedenlerle genelde İslam dünyasını, özelde Arap dünyasını, daha da özelde Ortadoğu’yu yeniden dizayn eden...
-Ve de İslam dünyasını, İslam adına savaşan örgütler aracılığı ile dizayn eden bir Batı vardır karşımızda.
İşte bu nedenle sormak gerekiyor; bu örgütlerin ardında kim olduğunu, bu silahların nereden geldiğini, finans kaynaklarının kim olduğunu.
***
Ve sorularla devam edelim:
-Bu örgütler neyin savaşını veriyor?
-102 kişinin öldüğü Ankara katliamı ile, 129 kişinin öldüğü Paris katliamı ile neye hizmet ediliyor?
-Küresel güçler İslam dünyasındaki yükselen öfkeye, bizzat silahlandırdıkları bu örgütler aracılığı ile hedef saptırmıyor mu?
-İslam adına şiddet ve katliam yapar görünen örgütler bunu göremiyor mu, bu silahlar niçin veriliyor diye sorulmuyor mu?
-Zamanı gelince hepsinin tasfiye edileceğini, yok edileceğini bilemiyor mu?
-Emperyalizm için ister kendi halkından, ister dünya halklarından binlerce değil milyonlarca ölen ya da yaralanan olmasının önemli olmadığı bilinmiyor mu?
***
Herhalde bu sorulara en iyi cevabı veren, 13 Ekim 2015 günü BM Toplantısında yaptığı konuşmayla Arjantin Devlet Başkanı Cristina Fernandez olmuştur.
"Geçen yıl toplandığımızda Esad rejimini terörist olarak değerlendirip ona karşı olanları devrimci görüp desteklediniz; şimdi ise dün "devrimci" dediğiniz radikal İslamcılara karşı savaş açmış durumdasınız" demiştir.
"(...) Büyük güçler çok kolay dost ve düşman kavramını değiştiriyor. Terörist dost oluyor, dostlar ise terörist" demiştir.
"(...) 11 Eylül sonrası El Kaide terörü gerekçesiyle Afganistan'a ve Irak'a savaş açtınız; o ülkeler şimdi dünyanın en ağır durumunu yaşıyor" demiştir.
"Bugün burada IŞİD'e karşı bir BM kararı çıkarmak üzere toplandık, oysa IŞİD'in bazı BM Güvenlik Konseyi ülkelerinin gözetiminde dostları tarafından kurulup beslendiğini herkes görüyor" demiştir.
Herhalde söylenmek istenenleri, Arjantin Devlet Başkanı özetler olmuş.
***
Artık şunu söyleyebiliriz ki, İslam dünyasından yükselen siyasal ve toplumsal öfkeyi, katliam ve şiddet olarak kullananlar:
Küresel güçlerin emperyal politikalarına...
Ve de İslam dünyasında yükselen toplumsal muhalefetin bastırılmasına hizmet eder olmuşlardır ve de olmaktadırlar.