Doğup büyüdüğüm Çorum’dan 1989 yılında ayrıldım. O zamandan bu yana Ankara’dayım. Kentimiz Çorum’u uzaktan izliyor, zaman zaman özlem gidermek üzere ziyaret ediyorum.
Sık sık çocukluğumu düşünüyorum. Çorum’da bahçeli evlerde, çiçeklerin, ağaçların arasında büyüdük. O yıllarda, bahçelerin yanı sıra sokaklar da biz çocuklarındı. Anımsadığım kadarıyla araç trafiği yok denecek kadar azdı. Bahçelievler ve Yeşilyurt Mahalleleri’nin arasında büyük, boş bir alan vardı. Orada dilediğimiz gibi oynar, kışın karla kaplıyken de kızakla kayardık bile... Yine Bahçelievler Mahallesi’nde, İl Halk Kütüphanesi ile Kız Enstitüsü’nün bulunduğu sokakta da çok güzel çocukluk günleri geçirdik. Sokağımızda ve bahçelerimizde sabahtan akşama kadar doyasıya oynardık. Üçdutlar Mahallesi, Stat Sokağı’ndaki evimizde geçirdiğimiz ilk yıllarda ise, çamurlara bata çıka okula gidip geldiğimizi, Ilıca Bağlarına kadarki boş arsa ve tarlaların kar yağdığında, göz alabildiğine bembeyaz uzandığını hiç unutamıyorum. O yılların yeşillikleri de, karları da başkaydı sanki…
Sonraki yıllarda boş alanlar, arsalar, tarlalar birer birer evlerle doldu. Daha sonra sobalı, bir-iki katlı evler yıkıldı; bahçelerindeki ağaçlar kesildi. Yerlerini kaloriferli, çok katlı apartmanlar almaya başladı.
Şimdi ise, Çorum’a gidip çevreme baktığımda gördüğüm, yalnızca bahçesiz, birbirine adeta bitişik, önleri otomobillerle dolu apartmanlar, daralmış gibi görünen sokaklar, caddeler… Çiçekler, ağaçlar öylesine azalmış ki… Çocukluğumun geçtiği yerleri dolaşınca içime derin bir hüzün çöküyor. Doğduğum ve büyüdüğüm evlerin yerinde apartmanlar yükselmiş! Yalnızca Stat Sokağı’ndaki bahçeli evimiz, çam ağaçlarının arasında olduğu gibi duruyor. O da ne kadar direnebilecek bu gidişe karşı bilemiyorum. Yıkılan her ev, kesilen her ağaç sevdiğim insanları yitirmişçesine acı duyuruyor bana… Bahçelievler Mahallesinin adı değiştirilmeli, diye düşünüyorum. “Bahçeli ev” olarak, geriye ne kadar az ev kalmış! Elimde fotoğraf makinesi, kalan tek tük evin, yaşlı ağaçların fotoğraflarını çekiyorum. Hiç olmazsa geriye fotoğrafları kalsın, anılardan da bir gün silinip gidecekler, diye…
Tüm yerleşim yerlerinde olduğu gibi Çorum’da da, doğal ki, nüfusla birlikte konut gereksinimi de artacak, kent büyüyüp değişecekti. Ancak, bu değişiklikler olurken yeşillikler daha iyi korunamaz mıydı?.. Hızlı nüfus artışı, doğanın yok edilmesi, çevre kirliliği… giderek tüm dünyada öylesine önemli sorunlar durumuna geliyor ki; bu gidişle pek uzak olmayan bir zamanda yaşayabileceğimiz bir ortam bulamayacağız belki de!..
Kentimiz Çorum, son yıllarda sanayi alanında büyük bir atılım gerçekleştirdi. Ankara’dan Çorum’a doğru yolculuk yaparken, sanayi kuruluşlarının, fabrikaların, kentin içinde ise işyerlerinin, mağazaların sürekli çoğalmakta olduğu hemen fark ediliyor. Devlet desteği olmadan, kendi çabasıyla gösterdiği bu gelişmelerden, örnek bir il oluşundan elbette büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz!..
Bir süre önce, Çorumlu büyük insan, değerli bilim adamı Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’nun “Anıların İzinde” (*) adlı kitabını bir kez daha ilgiyle okudum. Velidedeoğlu da kitabında, kentimiz Çorum ile ilgili anılarının arasında, Çorum’un büyük değerlere sahip olduğunu, bunların ancak son yıllarda işlenmeye başlandığını ve çabaların aralıksız sürdürülmesi gerektiğini belirtiyordu.
Evet! Çorum değerlerini ortaya koymakta… Ve, sanayi alanındaki aşamayı “kültürel” alanda da yapmasını, tam anlamıyla “uygar, gelişmiş, adımlarını hep ileriye doğru atan bir kent” olmasını istiyoruz. Kültür-sanat yaşamı capcanlı olmalı; etkinlikler, sergiler, konserler, gösteriler ilgiyle, coşkuyla izlenmeli; kitabevlerimiz olmalı, kitaplar alınıp okunmalı Çorum’da…
Çorumlular olarak, içtenlikle isteyip çabalarsak bunu da gerçekleştirebilir; bu bakımdan da örnek bir il olabiliriz.
Yoksa, sanayileşmenin önümüze koyduğu parasal olanaklarla lüks evlerde oturup, şık özel arabaların sahibi olup, güzel giyinsek, iyi beslensek de, uygar blr toplum olmadan yaşayıp gideriz!..
Çorum’a son gidişimde, kentimizle ilgili düşüncelerim, izlenimlerim böyleyken, Çorum Haber Gazetesi’nin Kültür-Sanat eki YAZILIKAYA ile karşılaştım. Çıkan sayılarını edinip inceledim. Kültür, sanat ve çevre gibi can alıcı konularda önemli bir görev üstlenen, bizi güzelliklerle buluşturup umutlarımızı yeşerten bu olumlu çabanın ürününe emek veren herkese içtenlikle teşekkür ediyor, yeni sayılarını da özlemle bekliyoruz.
(**) Anıların İzinde / H. V. Velidedeoğlu / Remzi Kitabevi Yay. / 1. Kitap 1977 – 2. Kitap 1979 ANKARA
NOT: Bu yazı, Çorum Haber Gazetesi’nin eki Yazılıkaya’nın Kasım-Aralık 1996 / 6. sayısında yayımlanmıştır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol