Özgürlük; İradeye duyulan saygı ve bu saygının izdüşümüdür.

Lakin tanım bu olsa da; kavramın hudutları hayli farklıdır.

Şöyle ki; her özgürlüğün bir efendisi vardır.

İzni veren “özgürlüğün efendisi” olup, onu dağıtır.

İşte o efendi bazen annedir, bazen baba, çoğu zaman toplumdur ve her zaman devlettir.

Koyunu, kurt saldırısından kurtaran çoban, koyuna göre ‘kurtarıcı’, kurda göre ise, ‘özgürlüğüne engel olan insandır.

Demek ki, koyun ile kurt arasında “özgürlük” tanımı açısından farklar var.

Zira, özgürlük aslında “izin verildiği kadar” sorumsuzca ve dilediğince davranabilme hakkıdır…

Bazen özgürlük hiçbir halt bilmeden her konuda ahkâm kesebilme serbestliği de olabiliyor…

Özgürlük yukarda olduğu gibi ve daha değişik şekillerde de tanımlanabilir.

Ama insan için sınırsız özgürlük yoktur.

Sınırsız özgürlük temel yanılgıdır.

Birden fazla insanın olduğu hiçbir yerde olması da mümkün değildir.

Hiç olmayacağı gibi, insanoğlunun doğasına tamamen aykırıdır.

Özgürlüğü kuralsızlık olarak anlayanlar da var.

Oysa sonsuz kuralsızlığın sonunda toplum dibe vurur ve peşinden çözüm için tam zıddı olan baskıcı rejimler gelir.

Senin özgürlüğünün başladığı bir yerde başkasının özgürlüğü bitebilir…

Yine başkasının özgürlüğü başladığı yerde senin özgürlüğün de gidebilir…

Düşünebilen herkesin insan olması, insan olan herkesin düşünebildiği manasına gelmiyor ne yazık ki.

İnsanın her şeyi yapabilmesi değil, istemediği bir şeyi yapmamasıdır özgürlük. Düşünmek, düşündüğünü söylemekle başlar özgürlük. Düşündüğünü söylersen, söyleyebilirsen özgürsündür.

Özgürlük; iradeye duyulan saygı ve bu saygının izdüşümüdür.

Aslında sen ne kadar özgürsen, dünya da o kadar özgürdür.

Şimdi yukarıda okuduklarınızın hepsini geçin…

Sadece, kendi fikirlerine serbestlik isteyenler şunu bilmezler; özgür düşünceyi içinize sindirmedikçe, kimse size özgürlük vermez. Yok öyle bir dünya.

Gördüğünüz gibi, konu çok içkin.

Maalesef bu ülkede, hırsızlık ve yolsuzluk yapmak, ‘yolsuzluk hırsızlık değildir’ demek, metastaza uğrayanlar tarafından, hem dine, hem ahlaka, hem de özgürlüğe sinsice uyarlanıyor

Ahlakı sadece bacak arasında arayanların, ahlak dersini diğer dersler yanında ‘garnitür’ olarak alanların debisi giderek yükseliyor.

Ahlaksızlardan, ahlak öğreniyoruz. Allah’ın adamı yerine, paranın adamı olanlar hızla çoğalıyor.

Tarih var oldukça anlamlı kalacak, “Bütün yollar Roma’ya çıkar” sözüne hayli yıllar evvel Arthur Koestler’in “Spartaküs” romanında rastlamıştım. İşte bu ortamın toprağında yetişmiş bazı insanların akılları, ahlak kavramları sadece sekse çıkıyor.

bir ruh hali… Olabildiğince Makyavel.

Hiçbir şey karanlık bir odada siyah bir kedi aramak kadar zor değildir… Hele de odada siyah bir kedi yoksa.

Karanlıkta nüfus sayımı şöyle yapılır: Yaşayanlar ışık yakar…

Karanlıktan beslenenler yakamaz.

Vesselam; Hepimiz aynı gemi azıya almışların, pervasızlığındayız.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol