Osmancık DED’de İzzetbegoviç anlatıldı

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Osmancık Şubesi, Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’in İslam Deklarasyonu konulu bir seminer düzenledi.

Osmancık DED’de İzzetbegoviç anlatıldı

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Osmancık Şubesi, Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’in İslam Deklarasyonu konulu bir seminer düzenledi.

26 Şubat 2015 Perşembe 23:29
Osmancık DED’de İzzetbegoviç anlatıldı
Seminere Samsun’dan Bilge Kral Kültür Derneği Başkanı Avukat Hüseyin Dereli konuşmacı olarak katıldı.
Seminerin açış konuşmasını yapan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Osmancık Şube Başkanı Kazım Sekili, Aliya İzzetbegoviç’in, Boşnak halkının hayatta kalma mücadelesini verdiği dönemde ortaya çıkan Boşnak halkının kaderini değiştiren bir mücadele adamı olduğunu anlattı.
İzzetbegoviç’in Bosna Hersek’e yönelik sürdürülen en yoğun saldırılar esnasında bile demokrasi yanlısı olduğunu ifade eden Kazım Sekili, bu unsurlardan dolayı hem Doğu hem de Batının Aliya İzzetbegoviç’e saygı duyduğunu, O’nun hem aydın kimliğiyle hem de mücadeleci kimliğiyle örnek olduğunu ifade etti.
Aliya İzzetbegoviç’in kendi üzerinde tesir etmesinin nedenlerini açıklayarak konuşmasına başlayan Hüseyin Dereli de, hayatını en mütevazi şekilde yaşayan Aliya’nın ölümünden sonra da mezarı başında sadece Allah’ın kulu Aliya İzzetbegoviç yazdırmasının kendisini çok etkilediğini vurguladı.
“Namus erbabı bir zihnin bulması gereken en esaslı soru hakikatin ne olduğudur. İşte Aliya İzzetbegoviç batı ve doğuyu en iyi tefekkür eden ve sorunlardan kurtuluşun reçetesini yazan adamdı. Modernizm insan ruhunu esir almış, insan metafiziğin ve Tanrı’nın kölesi olmaktan kurtarılmış ancak, gücün, paranın ve insanın kölesi haline getirilmiştir. Bu durumdan bir an önce kurtulmalı ve ruh yapıcı unsurları yeşermiş şahsiyetli ve yerli nesiller yetiştirmeliyiz” diyen Dereli, İslam Deklarasyonu’nun Avrupa’nın göbeğinde, Tito’nun Yugoslavya’sında; Sultan Fatih’in yadigarı Saraybosna’da; Komünizmin gölgesi altında , 1970 yılında “ Bismillahirrahmanirrahim” diyerek yayınlanan uğruna hapis yatılan ve aradan geçen 45 yıla rağmen hâl güncelliğini koruyan küçük bir risale olduğunu belirtti.
İslam Deklarasyonu’nun, üzerine ölü toprağı serpilmiş; şuur, irfan, tefekkür, zihin, hikmet ve hakikat gibi kavramları lügatinden çıkarmış bir medeniyetin insanlarına yani Müslümanlara, gerçekleri fark ettiren, hatırlatan ayna olduğunu söyleyen Dereli, kitabın mutlaka tefekkür edilerek tekrar tekrar okunması gerektiğini vurguladı.
(ÇORUM HABER)
Son Güncelleme: 26.02.2015 23:30