11.07.2013, 00:00 460

ORUÇ İBADETININ ÖNEMI VE FAZILETLERI

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

 Oruç; farziyeti Kitap ve Sünnet ile sabit olan farz-ı ayın ve bedeni bir ibadettir. Oruç, tan yeri ağırmaya başladığı andan, güneş batıncaya kadar insanın kendisini yemeden, içmeden, cinsi ilişkiden ve orucu bozan diğer şeylerden korumasıdır. (1) Cenab-ı Hak oruç hakkında, “Ey iman edenler! Oruç sizden önce geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz” buyurmaktadır. (2)

                Ayet-i Kerime’den, bizleri günahlardan koruması için orucun farz kılınmış olduğunu anlıyoruz. Gerçekten  de Peygamber Efendimiz bir hadislerinde; “Oruç bir kalkandır. Oruç, insanı cehennem ateşinden, kalkanın sahibini düşmanın saldırısından koruduğu gibi korur.” buyurmuştur. (3)

                Yani  oruç tutan kişi nefis düşmanının şerrinden korunmuştur. Böylece nefsini yenen kişide kötülüklerden, dolayısıyla da  cehennemden korunmuş olur. Çünkü “Nefis insana daima kötülükleri emreder.”(4)

                Oruç insanı sabretmeye alıştırır, sabrın ise sonu selamettir. Nitekim Rasulullah Efendimiz; “Oruç sabrın yarısıdır ” buyurmuştur.(5) Ayette; “ Allah sabredenlerle beraberdir”(5/a) buyuran Rbbimiz, sabredenlerin sevaplarıyla  ilgili olarak da; “ Muhakkak ki, sabredenlerin mükafatı hesapsız olarak verilir”.  buyurmuştur.(5/b) Efendimiz de yine başka bir hadisin de; “Farz olduğuna İnanarak ve sevabını Allah Teâlâ’dan bekleyerek, Ramazan orucunu tutan kimsenin geçmiş günahları af olunur” buyrulmuştur. (6)

                Oruç, sahibi için, huzuru ilahide şefaat edecektir.Nitekim Efendimiz; “Oruç, kıyamet gününde sahibine şefaat eder. “Ya Rabbi, ben bu kulunu yemesinden, içmesinden ve cismanî zevklerinden alıkoydum, izin ver ben ona şefaat etmek istiyorum” der. Cenab-ı Hak da izin verir ve oruç sahibine günahlarının affı için şefaat eder” (6/a) buyurmuştur.

                Oruç, dengi ve emsali olmayan bir ibadettir. Çünkü her ibadete gösteriş ve riya karışabilir. Oruca asla, çünkü oruçlu, kimsenin görmediği yerde pekala orucunu yiyebilir. Buna rağmen yemiyorsa  o, her yerde hazır ve nazır olan, insanı her an görüp gözeten Allah’ın (c.c) rızası için yemiyor demektir. Oruç emsalsiz bir ibadettir.

                Sahabe-i   Kiramdan Ebi Umame (r.a)  şöyle  diyor: Bir gün  Peygamber Efendimize;                     “Ya Rasulallah! Bana  Allah  katında   en faydalı bir ibadeti emir buyur” dedim. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’de; “Sana  oruç  tutmanı   tavsiye  ederim. Çünkü derece  bakımından  ona  denk gelebilecek başka bir ibadet yoktur” buyurdu. (7)    

                Nitekim bir  Kuts-i  Hadiste Cenab-ı Hak; “Ademoğlunun her amelinin karşılığı kat kat verilir. Bir  hasene on  mislinden  yedi yüz  misline kadar  mükafatlandırılır. Yalnız  oruç müstesna. Orucun mükafatını ben vereceğim. Zira kulum orucu benim için tutar” buyurmaktadır.(8)

                Cennette  “Reyyan”   isimli bir    kapının     olduğunu, bu   kapıdan da  cennete   sadece oruç  tutanların  gireceğini (9)   haber   veren   Peygamberimiz,  bir   hadislerinde de; “Her  şeyin  bir zekatı (temizleyicisi-artırıcısı) vardır. Vücudun temizleyicisi de oruç ibadetidir” buyurmuştur. (10)

                Orucun  Allah  (c.c) tarafından  farz kılındığını,Peygamber Efendimiz  de haber vermiştir. Çünkü  o bir hadislerinde; “Şüphesiz ki  Yüce  Allah (c.c) size  Ramazan ayında  oruç tutmayı farz kılmıştır” buyurmuştur. (11)

                Geçmiş günahların  affolunması  için, manevî  kirlerden  temizlenmek için, Allah’tan (c.c) sonsuz  sevap  almak için,  Reyyan  kapısından  cennete  girmek  için ve  Allah’ın  (c.c)  rahmetine, Peygamberin (s.a.v.)’in de şefaatine nail olmak için; Müslüman, akıllı, büluğa ermiş, mukim ve sıhhatli olan herkes için oruç tutmak, farz-ı ayin olan bir görevdir, bir ibadettir. Oruç ibadeti hem de İslamın beş şartından birisidir. Bu ibadtin  sevabı sonsuzdur. O nedenle; “Okulum var, sınavım var, havalar sıcak, günler uzun, bizim kız zayıf, bizim oğlan cılız” gibi, şeytan avuntusu sebeplerle, kesin olarak ihmal edilmemeli ve ettirilmemelidir. Allah’ın yardımı, inanıyorum ki, oruç tutanlarladır.

            Bir anne ve babanın evladına yapacağı en büyük iyilik, ona buluğ çağına erdikten sonra, Allah’a karşı olan sorumluluklarını yerine getittirmektir. Henüz bu sorumlulukların tam bilincinde olmayan çocuk; anne babasının onu kırmadan, gücendirmeden yavaş yavaş alıştırarak bu görevleri zamanında yaptırmış olduklarından dolayı, işin önemini anlayacak yaşa geldiğinde inanıyorumki, yatıp kalkıp anne va babasın dua edecek; “ Allah annemden babamdan razı olsun, ben küçükken Allah’a karşı görevlerimi yaptırmaya alıştırmışlar, ben aklım yetti yeteli, namazımdan ve orucumdan kazaya kalan yoktur, sebebi annem  ve babamdır, Allah onlardan razı olsun” diyecektir. Bu anne, baba ve evlat için ne büyük saadettir. Zaten Peygamber Efendimiz bir hadislerinde; “ Çocuklarınza 7 yaşından 10 yaşına kadar dinini ve dininin gereği olan ibadetleri yapmayı öğretin. 10 yaşına geldiklerinde odalarını ve yatakların ayırın ve dininin gereği olan ibadetlerini yaptırın. ( Yani, namazlarını kıldırın oruçlarını tutturun) Eğer yapmazlarsa, yaptırmak için her türlü yöntemi uyğulayın, hatta gerekirse hafifçe dövün” buyuırmaktadır.

            Ramazan orucu İslam’ın beş temelinden biridir dedik. Fecr-i sadıktan (şafak atımından) güneşin batışına kadar devam edaer. Oruç tutmaya imsak, oruç açmaya da iftar denir. Hem imsak hem de iftarda büyük hikmetler ve bereketler vardır.

                İmsaktan önce yenilen sahur yemeği için Peygamber Efendimiz; “Sahura ka1kınız, çünkü sahur yemeğinde bereket vardır”(12), “ Bizim orucumuz ile, ehl-i kitabın orucunun arasını ayıran şey, sahur (vakti kalkıp yemek) yemektir”.(12/a) buyurmuştur.

                Yine Peygamberimiz iftar zamanı hakkında da; “Oruçlu kimse için iftar zamanında reddolunmaz makbul bir dua vardır”(13), “Oruçlunun iki sevinci vardır, birisi iftar vaktine ulaşma sevinci, ikincisi de, orucunun sevabını yani mükafatın Allah’tan aldığı andaki sevincidir”. buyurmuşlardır.

                İftar soframızda oruçlu misafirlerimizin bulunması da Allah'ın rızasını kazanmamıza vesiledir ve tavsiye edilmiştir. Nitekim Allah Rasulü (s.a.v.) bir hadislerinde; “Oruçlu kimseler   sofranızda iftar etsinler. Yemeklerinizi iyi kimseler yesinler. Böylece melekler de size dua etsinler” (14) buyurmuştur.

                Oruçluya iftar ettirmenin çok sevap olduğuna da işaret eden Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) başka bir hadislerinde de; “Bir kimse oruçluya iftar ettirirse, oruçlunun sevabı gibi sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiç bir şey eksilmez” (15) buyurmuşlardır.

                Orucun birçok faydaları vardır. Önemli faydalarından biriside zenginlerin fakirleri hatırlamasını, fakirlerin ihtiyaçları ile ilgilenmesini sağlamasıdır. Atalarımız “Tok açın halini bilmez” demişlerdir.  Oruç zengine açlığı, dolayısıyla devamlı aç olanlarıhatırlatır. Zenginler, Peygamber Efendimizin; “Komşusu aç iken, kendisi tok olarak sabahlayan bizden değildir” sözünü Ramazanda daha çok hatırlar ve düşünürler. Bu sebeple zenginler, sofralarında oruçlu olan fakirleri bulundurmayı veya fakirlerinde sofrasına bir sıcak çorba koymalarını temin için onlara yardımcı olmayı ihmal etmemelidirler.

            Ramazanda oruçun yanısıra; camilerde yapılan vaazların dinlenmesi, hatimler okunması veya dinlenmesi, teravih namazının kılınması, müslümanlarla kaynaşıp kardeş olunması, milli birlik ve beraberliğe katkıda bulunulması, gönül kırılmaması, herkese selam verlmesi, eş dostun ve akrabaları hal ve hatırının sorulması, fakir fukara ve garip gurabanın görüp gözetilmesi de, bizlere Allah’ın rızasını kazandıracaktır inşallah.

            Ramazanımız hayırlı, iftarlarımız tatlı ve sahurlarımız bereketli olsun. Oruçlarımızın mükafatı sonsuz, hatimlerimizin sevabı bol olsun. Allah bizleri, Ramazanda Rahmetine nail olanlardan, magfiretini kazananlardan, Peygamberinin şefaatına nail olanlardan, cehennem ateşinden kurtulanlardan ve Ramazan bayramına maddi ve manevi kirlarden arınmış, tertemiz ve günahsız çıkanlardan eylesin.

             Selam saygı ve dua ile

 

 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
18°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@