04.07.2014, 19:13 388

ORUÇ, DENGİ OLMAYAN BİR İBADETTİR

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Oruç, farzıyeti Kitap ve Sünnet ile sabit olan farz-ı ayın bir ibadettir. Oruçtan yeri ağarmaya başladığı andan, güneş batıncaya kadar insanın kendisini yemeden, içmeden, cinsi ilişkiden ve orucu bozan diğer şeylerden korumasıdır. (Dinî Terimler Sözlüğü, Cilt 2, S. 114)
Cenab-ı Hak oruç hakkında, “Ey iman edenler! Oruç sizden önce geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz” buyurmaktadır. (Bakara Suresi, Ayet 183)
Ayet-i Kerime’den, bizleri günahlardan koruması için orucun farz kılınmış olduğunu anlıyoruz. Gerçekten de Peygamber Efendimiz bir hadislerinde; “Oruç bir kalkandır. Oruç, insanı cehennem ateşinden, kalkanın sahibini düşmanın saldırısından koruduğu gibi korur.” buyurmuştur. (et-Tergîb vet-Terhib, Cilt: 2, S: 3)
Yani oruç tutan kişi nefis düşmanının şerrinden korunmuştur. Böylece nefsini yenen kişide kötülüklerden, dolayısıyla da cehennemden korunmuş olur. Çünkü “Nefis insana daima kötülükleri emreder.” (Yusuf Suresi, 53)
Oruç insanı sabretmeye alıştırır, sabrın ise sonu selamettir. Nitekim Rasulullah Efendimiz; “Oruç sabrın yarısıdır ” buyurmuştur. Yine bir hadiste; “İnanarak ve sevabını Allah Teâlâ’dan bekleyerek Ramazan orucunu tutan kimsenin geçmiş günahları af olunur” buyrulmuştur. (İbni Mace, Cilt :1, S: 526)
Oruç, sahibi için, huzuru ilahide şefaat edecektir. Nitekim Efendimiz; “Oruç, kıyamet gününde sahibine şefaat eder. Ya Rabbi, ben bu kulumu yemesinden, içmesinden ve cismanî zevklerinden alıkoydum, izin ver ben ona şefaat etmek istiyorum” der. Cenab-ı Hak da, izin verir ve oruç sahibine günahlarının affı için şefaat eder” buyurmuştur.
Oruç, dengi ve emsali olmayan bir ibadettir. Çünkü her ibadete gösteriş ve riya karışabilir. Oruca asla, çünkü oruçlu, kimsenin görmediği yerde, pek ala orucunu yiyebilir. Buna rağmen yemiyorsa O, her yerde hazır ve nazır olan her an görüp gözeten Allah’ın (c.c) rızası için yemiyor demektir. Onun için oruç, dengi olmayan, emsalsiz bir ibadettir.
Sahabe-i Kiramdan Ebi Ümame (r.a) şöyle diyor: Bir gün Peygamber Efendimize; “Ya Resulallah! Bana Allah katında en faydalı bir ibadeti emir buyur” dedim. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de; “Sana oruç tutmanı tavsiye ederim. Çünkü derece bakımından ona denk gelebilecek başka bir ibadet yoktur” buyurdu, diyor. (Nesâî ve Beyhaki)
Nitekim bir Kuts-i Hadiste Cenab-ı Hak; “Ademoğlunun her amelinin karşılığı kat kat verilir. Bir hasene (iyilik) on mislinden yedi yüz misline kadar, mükafatlandırılır. Yalnız oruç müstesna.Orucun mükafatını ben vereceğim. Zira kulum orucu benim için tutar” buyurmaktadır.
Cennette “Reyyan” isimli bir kapının olduğunu, bu kapıdan cennete sadece oruç tutanların gireceğini, oruç tutanlar girdikten sonra kapının kapanacağını haber veren Peygamberimiz, bir hadislerinde de; “Her şeyin bir zekatı (temizleyicisi-arıtıcısı) vardır. Vücudun zekat da, oruç ibadetidir” buyurmuştur. (Nesâî)
Orucun Allah (c.c) tarafından farz kılındığını, Peygamber Efendimiz de haber vermiştir. Çünkü o bir hadislerinde; “Şüphesiz ki Yüce Allah (c.c) size Ramazan ayında oruç tutmayı farz kılmıştır” buyurmuştur. (Nesâî)
Geçmiş günahların affolunması için, manevî kirlerden temizlenmek için, Allah’tan (c.c) sonsuz sevap almak için, Reyyan kapısından cennete girmek için, yüc Allah’ın (c.c) rahmetine ve sevgili Peygamberimizi de şefaatine nail olmak için; Müslüman, akıllı, büluğa ermiş, mukim ve sıhhatli olan herkes için oruç tutmak, farz-ı ayin olan bir görevdir, bir ibadettir.
Oruç geçmiş günahların affedilmesine de bir vesiledir. Nitekim Efendimiz bir hadi-i şeriflerinde de meale, “ Kim ramazan ayında farziyetine ve faziletine inanarak ve sevabını da Allah’tan umarak oruç tutarsa Yüce Allah onun geçmiş bütün günahlarını affeder” buyurmaktadır.
Oruç tutmaya imsak, oruç açmaya da iftar denir. Hem imsak hem de iftarda büyük hikmetler ve bereketler vardır.
İmsaktan önce yenilen sahur yemeği için Peygamber Efendimiz; “Sahura ka1kınız, çünkü sahur yemeğinde bereket vardır” Başka bir hadisinde de, “Sahur diğer ümmetlerin orucu ile bizim orucumuzun arasında ki farktır” buyurmuştur.
O halde sahura kalkmak ihmal edilmemeli, bereketli sahur yemeği yenilmeli, oruca niyet edilmeli, günün o ilk saatlerinde, fecir vaktinde Yaratana ibadet edilmeli, sabah namazı camiye giderek veya evde cemaatle kılınmalıdır. Bütün bunlar ayrı özelliği ve güzelli olan hareketlerdir, her birisi insanı Rıza-i Bari’ye ulaştırır.
Yine Peygamberimiz iftar zamanı hakkında da; “Oruçlu kimse için iftar zamanında reddolunmaz, makbul bir dua vardır” buyurmuşlardır. O halde iftar vaktinde yemeğe daha başlamadan, kendimiz, anne babamız, ailemizin diğer fertleri, akraba, dost ve arkadaşlarımız, büyük milletimiz, güçlü devletimiz ve mazlum Müslümanların kurtuluşu ve bütün insanlığın hidayeti için güzel dualar etmeliyiz.
İftar soframızda oruçlu misafirlerimizin bulunması da Allah'ın rızasını kazanmamıza vesiledir ve tavsiye edilmiştir. Nitekim Allah Rasulü (s.a.v.) bir hadislerinde; “Oruçlu kimseler sofranızda iftar etsinler. Yemeklerinizi iyi kimseler yesinler. Böylece melekler de size dua etsinler” buyurmaktadır.
Oruçluya iftar ettirmenin çok sevap olduğuna da işaret eden Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) başka bir hadislerinde de; “Bir kimse oruçluya iftar ettirirse, oruçlunun sevabı kadar sevap kazanır, oruçlunun sevabından da hiç bir şey eksilmez” buyurmuşlardır.
Orucun birçok faydaları vardır. Önemli faydalarından biriside zenginlerin fakirleri hatırlamasını, fakirlerin ihtiyaçları ile ilgilenmesini sağlamasıdır. Atalarımız “Tok açın halinden bilmez” demişlerdir. Oruç zengine açlığı, dolayısıyla devamlı aç olanları hatırlatır. Zenginler, Peygamber Efendimizin; “Komşusu aç iken, kendisi tok olarak sabahlayan bizden değildir” sözünü Ramazanda daha çok hatırlar ve düşünürler. Bu sebeple zenginler, sofralarında oruçlu olan fakirleri bulundurmayı veya fakirlerinde sofrasına bir sıcak çorba koymalarını temin için onlara yardımcı olmayı ihmal etmezler ramazanda.
Oruç tutmak sağlık yönünden de çok faydalıdır. Nobel ödüllü Fransız bilgin Dr. Aleksi Karel, “ Oruç tutan insan, vücudun eskide depoladığı enerjiyi tüketir, onun yerine yenilerini koyar, böylece vücut bir Revizyona uğrayarak yenilenir” diyor.
Ayrıca oruç insana daima Allah’ı hatırlatır, insanın ahlakını güzelleştirir, kalbi arındırır, başkalarına kötülük yapmayı önler, şefkat ve merhamet duygularını geliştirir, nimetlerin kıymetini öğretir ve sabırlı olmayı öğretir.
Milli birlik ve beraberliğimiz daim ve kaim olsun.
Sahurlarımız bereket, oruçlarımız makbul ve iftarlarımız mutluluk olsun.
Vücutlarımız sıhhatli, rızıklarımız bereketli, ömürlerimiz hayırlı ve uzun olsun.
Allah’ın Rahmeti, Peygamberin şefaati bizlerle olsun.
Ankara’dan selam saygı ve dua ile.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
20°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@