Küresel ısınma ve iklim dengesizliklerinden geçen haftaki yazımızda bahsetmiştik.

Havalar birdenbire öyle ısındı ki, “Bir türlü yaz gelmedi” diye şikayet edenler, bu kez sıcaklardan yakınmaya başladılar.

Aşırı sıcakların olumsuz etkileri, hayatın her safhasında kendini gösterdi, ama asıl tahribat ne yazık ki, ormanlarımızda yaşandı.

Haber bültenlerine, yurdun dört bir yanından orman yangını haberleri yansıdıkça, milletçe yüreğimiz yandı.

Kahrolduk.

*

Katılır mısınız bilmem ama, şehit haberlerinden, masum insanların ölümüyle sonuçlanan olaylardan, kadına şiddet, taciz ve çocuklara yönelik aşağılık istismarlardan sonra, en çok orman yangınları acıtıyor içimizi.

En büyük doğa katliamı çünkü, yüzlerce, binlerce hektar yeşil örtünün, bir anda yanıp kül olması…

Yemyeşil ormanın, yerini, insanlık utancı şeklinde bir yanık karasına bırakması…

Orman içindeki kimbilir nice canlıların da yanıp gitmeleri…

*

İstatistiklere bakacak olursak, orman yangınlarının yüzde 94’ü insanlardan, yalnızca yüzde 6’sı doğal afetlerden kaynaklanıyor.

Ormanda güvenlik önlemi almadan ateş yakmak, yakılan ateşi söndürmeden bırakmak, sönmemiş sigara izmaritini yere atmak, orman içindeki ya da yanındaki tarlada anız yakmak, gece aydınlatma için ormanda ateşle dolaşmak, cam kırıklarının ormanda bırakılması suretiyle, güneş ışığının camdan yansıyarak otları yakmasına neden olmak, çocukların orman içinde ateşle oynamaları…

*

Bir de kasıtlı çıkarılan orman yangınları var.

Orman içinde ya da yanında tarla veya otlak genişletmeye, yapılaşma için arsa kazanmaya çalışmak, yasadışı işleri gizlemek için delil karartmak…

Ve her türlü terör amaçlı kundaklama…

*

Orman yangınları, ülke adına büyük ekonomik kayıp anlamına geldiği gibi, bitki örtüsünü, canlıların yaşam alanlarını yok ederek, biyolojik çeşitliliğe zarar veriyor, erozyon, sel, hava kirliliği gibi doğal afetlere de zemin hazırlıyor.

Sonuçları itibariyle, o bölge için, ülke için tam bir felaket…

*

Bilimsel olarak orman yangınlarının nedenleri sıralanırken, yıldırım, kasıt ve ihmal ilk üçte sayılıyor.

Yıldırım düşmesi sonucu çıkan yangınlar, başta belirttiğimiz yüzde 6’lık “doğal afet” dilimine giriyor.

Geriye yüzde 94’lük “insan” kaynaklı yangınlar kalıyor ki, çıkarı için, keyfi için, nefret duygularını tatmin için orman yakanlara “insan” denir mi, orası tartışılır.

Hele de basit ihmalkârlıklar…

*

Nasıl yapılır?

Nasıl bu kadar duyarsız olunabilir?

Nasıl kıyılır güzelim ormanlara?

Yağmur mevsiminde sel haberleri…

Sıcaklarda orman yangınları…

Hani, havalar ısınınca güneydoğudan gelen haberler, “damdan düşme sezonu açıldı” diye verilir ya…

Hep kayıp, hep kayıp…

Nasıl bir kader bu?..

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol