Dünyanın neresine giderseniz gidin, şu gerçeği görürsünüz. Sıralayalım;

-Bu ülke gelişmiş ülkedir. Örnek USA, İngiltere... niceleri.

-Bu devlet gelişmekte olan bir ülkedir. Örnek: Türkiye (İslam dünyasında ilktir) Henüz gelişmişi yoktur. Brezilya ikincisidir. 2017’de üçüncüsü henüz yoktur.

-Bu ülke geri kalmış ülkelerden birisidir denir. Onlar da saymakla bitmez.

Buraya kadar okuduklarınız bir giriştir. Ama bugün geri kalmış ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler daha yukarıdaki düzeye ulaşmayı amaç edinmişlerdir. “Okumak” sözcüğünün arkasına takılmışlardır. Bir kısmı açıkça “oku”, çoğunluğu da “okuma” sözcüklerine sımsıkı sarılmışlardır. Bir yazar olarak bize de, okumak-oku-okuma sözcükleri üzerine bilgi vermek düşmüştür. İzninizle...

Okumak nedir?

Sözlüklerde geniş açıklamalar bulabileceksiniz. Ama biz en beğenilenine sarılıyoruz. Şöyle ki;

“Okumak” bir mastardır. Yazılı ya da basılı sözcüklere bakarak bunları seslendirmektir. Daha gerçeği, yazılmış olanı anlamında algılamaktır, kavramaktır, anlamaktır. Bu gerçekleri iy ibilen toplumlar, aileden, kreşlerden, anaokullarından, ilk, orta, lise ve üniversiteye kadar her vatandaşını okutmaya çalışmaktadır. Akıl, bilim, mantık, bir de vicdan yolundan gidenler ülkelerini geri kalmışlıktan gelişmekte olmaktan kurtarmanın uğraşısını vermektedirler.

Oku ne demektir?

Okumak bir eylemdir. Bu eylemin yapılması için verilen bir buyruktur. Yani bir emirdir. Ne yazıktır ki, bugün toplumlar emir ve buyruklar yerine inanarak, düşünerek, danışarak, okuyarak, araştırıp inceleyerek yollarını kendileri çizmeye çalışmaktadırlar.Bu nedenle de okumayı bilinçli bir şekilde yapanlar, yapabilen ülkeler çağdaşlık yolunda aşamalar yapabilmektedirler.

Okuma:

Bugün okuma sözcüğü iki anlama gelmektedir.

-Elindeki kitabı, eser,i yazıyı okumana gerek yok, okumazsan daha iyi olur anlamına gelmektedir. Ama, insanlar merak ederler, yasak olan yazıları da okuyabilirler. Gelişmiş ülkeler de yasaklamalar hemen hemen yok gibidir. Geri kalmış ülkelerde yasaklar hala yaşatılabilmektedir.

-Okuma sözcüğü, beğenilen, seçilen bir yazılı metnin genel adı olan okuma parçasıdır. Okuma parçaları da ders, yardımcı ders, kaynak kitaplarında yer alabilir. Okuma parçalarından unutulamayanlar dün vardı, bugün var, yarın da kesinlikle olacaktır.

Okumaya önem veren ülkeler ile bizdeki durumu anlayabilmek için istatistiki bilgilerin üzerinde durmak gerekir. Çünkü gerçekler insanı uyarır, onların düşünmelerini sağlar. Dünyayı da düşünenler şimdiki aşamaya getirmişlerdir, dedik. İstatistikleri sizlere sunuverdik.

İnsanların düşünmesini sağlayan istatistikler çizelgesi:

1.Türkiye’de gençler arasındaki kitap okuma oranı:

Okumuşlar: %13.4

Okumamışlar: % 61

(Japonya’da bir kişi yılda 25 kitap okur. Günde 47 dakikasını ayırır. Türkiye’de altı kişide biri kitap okur. Günde 17 saniye ayırır.)

2.Dünyada ve bizde basılan kitap sayısı:

ABD: 85.211 kitap

Japonya: 42.217 kitap

İngiltere: 64.761 kitap

Türkiye: 6.151 kitap

3.Dünyadaki gazete okuma oranı:

Japonya: % 62

Almanya: % 48

Türkiye: % 5

4.Türkiye’deki kütüphane ve kahvehane sayısı:

Kütüphane: 1412 (Birisi de Osmancık-Çampınar Köyü’nde)

Kahvehane: 570.000 (Çampınar’da iki çayevi var)

5.Gallup firmasının kitap okuyanların nüfusca oranları:

Japonya: % 14

ABD: % 12

Almanya: % 11

İngiltere: % 11

Türkiye: % 0,01

Kaynakça: Çorum Haber (Prof. Dr. Ahmet Samsunlu, Arasıra köşe yazarı)

Bu yazıyı okuyunca paniğe kapılmayınız. Türkiye Cumhuriyeti’nde ezberleyen değil, okuyan ve düşünebilen bir gençlik yetişiyor. Yeter ki bizler, bize düşen görevi anlamında içtenlikle yapalım ve kendimizi insanlarımıza adayabilelim!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner251