Bir köy çocuğu idim. Ailemin ve devletimin sayesinde 5 yıl yatılı okudum. 20 yaşında Fizik-Kimya öğretmeni oldum. İnternetten özgeçmişimi öğrenebilirsiniz.

2016 yılı Öğretmenler Günü 24 Kasım Perşembe günü kutlandı. Osmancık ile Gümüşhacıköy öğretmenler gününe katıldım. Birbirinden farklı çok güzel birer kutlama gösterisi izledim.

Osmancık ve Gümüşhacıköy Kaymakamlıklarını, Milli Eğitim Müdürlerini, bu programı uygulayan iki okulumuzu candan, içtenlikle kutluyorum. Her iki törenden çok şeyler öğrendim. Bundan sonraki köşe yazılarımda kaynağını vermem ama izlenimlerimi dile getirebilirim. Şöyle ki;

-Eğitim nedir?

-Öğretim nedir?

-Okullarda hangisi ön planda işleniyor?

-Okumak nedir?

-Düşünmek nedir?

-Bunlardan hangisini anlamında öğretebiliyoruz?

-İleri gitmiş ülkelerde neden kreşler ve anaokullarının yönetimini devlet yükleniyor. Özel sektöre niçin yer vermiyor.

-Fizik-Kimya, Biyoloji gibi derslerde deney yapma zorunluluğu var mı, yok mu? Zorunlu olursa yararı nedir?

-Anadilimiz Türkçeyi, anlamında öğretebiliyor muyuz?

-20 harfimizin okunuşunu bırakıp Tİ-Vİ-EN-EM diye öğretiyoruz. Hele bunu TEVE (Televizyon kanalları) TİVİ diye durmadan reklam yapabiliyor. Uzatmadım. Burada noktaladım. Hoşgörüle..

Tüm konulardan sonra, bir emekli öğretmen, eğitimci-yazar olarak öğretmenler günümü kutlayan, kutlamak için bana ulaşamayan, beni sevenlere (100’den fazla arayan olmuştur) sonsuz esenlikler diliyorum. Bu, dilek değil, kalpten gelmedir!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner155