İşletmeler normal ticari faaliyetlerini sürdürürken, işleri ile ilgili çeşitli nedenlerle tazminat ödemek zorunda kalabilirler. Bir ihaleye iştirak eden ve ihale makamına teminat yatıran işletmenin şartlara uygun hareket etmemesi halinde teminata ihale makamınca el konulabilmekte veya işten çıkarılan çalışanlara kıdem tazminatı adı altında bir para ödenmesi söz konusu olabilmektedir.Yada işletmeye ait bir araç kaza yapmış karşı tarafa tazminat ödemek zorunda kalması gibi muhtemel tazminatlar ortaya çıkabilir.
Gelir Vergisi mükellefleri ticari faaliyetleri ile ilgili olmak şartı ile ödemek zorunda kaldıkları zarar, ziyan ve tazminatlar vergi kanunlarımız uyarınca kanuni defterlere gider olarak yazılabilmektedir.
Ancak tazminat ödemelerinin mükellefler tarafından gider olarak kanuni defterlerine kayıt edebilmesi için aşağıda özelliklerin tamamını bir arada taşımaları gerekmektedir.
*Zarar,ziyan ve tazminat ödemesi,ticari işletmenin faaliyetleri ile ilgili olmalıdır.
Ticari faaliyetlerle ilgili zarar, ziyan ödemesi; normal ticari faaliyetin devamı sırasında doğmuş olmalıdır.Ticari faaliyetin normal icaplarına uygun olmayarak ödenmiş zarar, ziyan ve tazminatlar kanun, mukavelename veya ilama bağlı olarak ödenmiş olsa dahi gider olarak dikkate alınamaz.
Örneğin; meşhur bir marka olan (x) markalı spor ayakkabılarının ,orijinalini bir Avrupa topluluğu ülkesine satmak üzere anlaşmış bulunan bir vergi mükellefi, ihraç etmiş olduğu;spor ayakkabıları taklit olduğu için daha evvel yapmış olduğu sözleşme gereği tazminat ödemek zorunda kalmış olsun. İhracatı gerçekleştiren mükellef taklit ayakkabıları ihraç ederek bir anlamda ithalatçı ülkeyi dolandırmıştır.Bu durumda taklit ayakkabıları satan mükellef bu tazminat ödemesini sözleşmeye göre yapsa bile,gider olarak dikkate alamayacaktır.Çünkü mükellefin bu fiili hileli bir faaliyet sonucu doğmuştur.
*Kanun hükmüne, mukavelenameye veya ilama göre yapılmış bir ödeme olmalıdır.
İşletmenin faaliyet konusu ile ilgili tazminat ödemesinin gider olarak dikkate alınması için kanun hükmüne, mukavelenameye veya ilama dayanması gerekmektedir. Kanun hükmüne, mukavelenameye veya ilama dayanmayan tazminat ödemeleri gider olarak kanuni defterlere kayıt edilemez.
Nakliyeci firmaları taşıdıkları malın hasara uğraması nedeni ile mal sahibine ödedikleri tazminatlar bir mukavelenameye veya mahkeme kararına dayanması şartı ile gider olarak dikkate alınabilir. Dolayısı ile nakliye işi ile uğraşan firmalar eşya sahibi veya yolculara ödemek zorunda kaldığı tazminatları gider yazabilmek için; daha önceden mukavelename yapmak veya tazminatı mahkeme ilamına göre ödemek zorundadır.
*Tazminat ödemesi işletme sahibinin suçundan doğmamalıdır.
İşletme sahibinin şahsi suçundan doğan tazminat ödemeleri gider olarak dikkate alınamaz Tüzel kişilerde teşebbüsün sahibi kurumun kendisidir. Ancak tabidir ki kurum gerçek kişiler tarafından idare edilir. Bu nedenle tüzel kişiliği temsil eden kişilerin tüzel kişilik adına yaptıkları ve kanunlara göre suç sayılan işlemler o tüzel kişiliğin işlemiş olduğu bir suç sayılır. Dolayısı ile tüzel kişiliği idare edenler tarafından işlenmiş şahsi bir suç nedeni ile bir kanun hükmüne veya mahkeme kararına göre tazminat ödemesi yapılmış ise, bu tazminatta gider olarak dikkate alınmayacaktır.
İşletme sahipleri yukarıda sayılan 3 ana unsura dikkat etmeleri kendilerine en azından bir vergi avantajı sağlayacaktır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol