CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'da katıldığı şehit cenazesinde saldırıya uğradı. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın da katıldığı cenazede, Kılıçdaroğlu'nu protesto eden bir grup CHP liderine tekme ve yumrukla saldırdı. Kılıçdaroğlu köyde güvenli bir evde yaklaşık bir saat tutulduktan sonra zırhlı araçla çıkarıldı.

Önce bakalım buraya nasıl gelindi. Ülke gerilim içinde, bu gerilim tüm ülkeye ve herkese büyük zarar veriyor. Gerilimin yaratılmasına sebep ise daima kışkırtıcı ve kendisi gibi düşünmeyenlere karşı savaş ve şiddet dilinin kullanılmasıdır. Örnek mi? Karşıt görüştekilere ‘illet’ve Millete ‘zillet’ denmesi. Kendi dışındakilerin ‘terörist’ ilan edilmesi. CHP’lilere “çöp, çamur, çukur” diye hakaret edilmesi. Sayın Meral Akşener’in hapse atılmakla tehdit edilmesi. Daha da önemlisi İçişleri Bakanı’nın “CHP’liler hiçbir şehit cenazesine alınmasın” gibi talimat vermesi. Ortamı geren ve ‘kızgın demir’ haline getiren nedenlerdir.

Ülkemizde bir şehit varsa bu 82 milyon vatan evladını üzer. Sahip çıkan, cenaze törenine katılan, katılamayıp taziyede bulunan herkese de saygı duyulması gerekir. Hiç kimse kendisini bir diğerinden daha yurtsever görmesin. İşin garibi askerlik görevini bile çeşitli alavere, dalaverelerle yapmayanlar, yapanlardan daha yurtsever rollerde. Şehidin de, şehit cenaze törenlerine katılanların da, Alevisi, Sünnisi, Kürdü, Çerkezi, Lazı olmaz. Bu duygu, coşku, tasa, keder hiç kimsenin ipoteğinde olmamalı.

Şehit cenazesinde CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na atılan yumruk; Türkiye'nin bütünlüğüne, barışına, kardeşliğine, demokrasiye yapılmış alçakça bir saldırıdır. O yumruk Türkiye’ye atılmıştır. Devlete atılmıştır. Devlet vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlamaktan sorumludur. Teröre destek veriyor denen Kılıçdaroğlu’na daha önce de terör örgütü PKK Artvin Şavşat’ta silahlı saldırı düzenlemiştir. Bu ne ‘yaman çelişki’ böyle.

MSB Sayın Hulusi Akar’ın saldırganlara “Değerli arkadaşlarım, şu ana kadar mesajlarınızı verdiniz. Tepkilerinizi gösterdiniz” diye seslenmesi hayret verici ve düşündürücüdür.

Yine Sayın Devlet Bahçeli’nin Kılıçdaroğlu’na “% 9 oy aldığın yerde ne işin var” sözleri tam bir garabettir. Ana muhalefet lideri şehit cenazelerine pasaportla mı gidecek? Bu nasıl mantık?

Sayın Kılıçdaroğlu’na saldırıyı kınıyor, kendilerine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu yumruk Türkiye’ye ve demokrasiye atılmıştır. Sorumlular meydana çıkarılmalı, gerekli güvenlik önlemini almayanlar istifa etmiyorsa, görevden alınmalıdır.

Ülkede ve dünyada barış dilini meşru kılmalıyız. Çözüm barışta, demokraside, unutmayalım ki ‘Ateş; ateşi bulanları da yakar’. Ateşle oynamayalım.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner155