01.06.2017, 00:52 354

NİHAYET YAZ GELDİ !

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

İstanbul’da insanlar pek ilkbaharı yaşayamıyor. Mayıs ortalarına kadar süren soğuklar yerini birden bire sıcak havaya bıraktı.

Lale Bayramı için dikilen LALELER yağan yağmurdan etkilendiği gibi erken açan meyve ağaçlarının çiçekleri de soldu. Hava bir parça ısınınca herkes kendini parklara ve deniz kıyısına attı.

Biz de oğlumun önerisine uyarak geçen hafta sonunu Bolu’da geçirdik. İstanbul’a çok yakın olmasına ve bugüne kadar çeşitli gezi imkanları olmasına rağmen “Yedigöller”i görememiştim. Bolu’dan çıktığımızda hava çok güzel idi. Yavaş yavaş arazinin kotu yükseldikçe etrafımızı sis sardı. Kendimi Kırkdilim’de hissettim. Bu durumda araba kullanan oğlum zorlandığı anda biz orman denizini andıran yüksek boylu ve düzgün gövdeli çam ve gürgen gibi ağaçların arasından geçerken, sanki kendimi cennette hissettim ve sakince etrafı hayranlıkla izledim.

Batı Karadeniz Bölgesi’nde Bolu’nun 42 km. Kuzeyinde 1642 hektar büyüklüğündeki Yedigöller Havzası, 1965 yılında milli park olarak korumaya alınmış. Havza kayan kütlelerin vadilerin önlerini kapatması sonucu oluşan, yüzeysel ve yeraltı akışlarıyla birbirine bağlı, kuzeyden güneye 1500 m. mesafede sıralanmış 7 gölden (Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl) oluşuyor. Bu gölleri tanıtan bir tabelanın önünde fotoğraf çektirdim.


Bu göller aralarında 100 m. yükselti farkı bulunan iki plato üzerindedir. Ortalama 780 m. yükseklikte olan platodaki göllerin en büyüğü Büyükgöl’dür. En derin yeri ise 15 m’dir. Büyükgöl’ün güneydoğusundaki Deringöl, 20 m. uzunluğundaki akan bölümü ile Büyükgöl’e bağlıdır. Bu iki gölü bağlayan suyun kenarında ailece fotoğraf çektirdik.

Çok sayıda bitki türünü içeren milli park, yurdumuzun en güzel, karışık doğal ormanlarına sahip. Burası görülmesi gereken bir doğa harikası. Biz ailece bu güzeliklerden çok etkilendik. Büyükgöl ve Deringöl etrafında yürüdük. Bu göllerin yakınında bulunan piknik alanında çay içtik ve yörenin meşhur sucuk ekmeğini yedik.

Ertesi gün oğlumun bir arkadaşının davetlisi olarak işletimi Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından Bolu Belediyesi’ne verilen Bolu’ya 12 kilometre mesafedeki Gölcük Tabiat Parkı’nda göl kenarındaki bir restoranda kahvaltımızı yaptık ve gölün etrafında yürüdük. Oradan sonra daha önce bir kaç defa gördüğüm Abant Gölü’ne gittik. Hakikaten orası da bir doğa harikası. Gölün kenarında yürüdük. Daha sonra göl kenarında bir lokantada insana huzur veren suyu ve yeşillikleri izleyerek yemek yedik. Buradan ayrılmayı istemedik ve uzunca bir süre oturduk. İstanbul yolunun kalabalık olduğunu düşünerek fazla gecikmeden İstanbul’a hareket ettik.

* * *

Çoğunluğu İstanbul Teknik Üniversitesi emekli öğretim üyelerinden oluşan küçük grubumuzla her ay bir defa İTÜ Vakıftepe restoranında bir araya gelerek öğle yemeği yiyoruz. Yaz aylarında hepimiz farklı zamanlarda tatil yaptığımız için geçen haftaki yemekte ekim ayında bir araya gelmek üzere vedalaştık.

* * *

İstanbul’da Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu tarafında ayda bir verilen konserleri kaçırmıyorum. Eşim ve kızımla birlikte izliyorum. Birbirinden güzel eserlerin icra edildiği bu konserlerde ben çok mutlu oluyorum ve bu müziğin etkisiyle kendimi huzur içinde hissediyorum. 42 yıldır yaşamını sürdüren koronun 2016-2017 sezonu kapanış konseri “KÖÇEKÇELER” başlığı ile sunuldu.

Dinlediğim eserlerden Dede Efendi’ye (1778-1846) ait Gül’izar şarkısının (köçekçe,aksak) güftesini sizlerle paylaşmayı istiyorum.

Nazlı nazlı sekip gider

O güzel ceylân, o şirin ceylan

Dönüp dönüp bakar gider

O güzel ceylân, o şirin ceylan

Dağlar bana dağlar bana

Bahçe sana bağlar bana

Kalmışım gurbet ellerde

Kimsem yoktur ağlar bana

Aldanmaz, avlanmaz

Serkeş olmuş ava gider

O güzel ceylân, o şirin ceylân

* * *

Her yıl olduğu gibi bu yıl da eşimle seyahate çıkıyoruz. Bu sene, beş günlük bir ziyaret için Malta’ya gidiyoruz. Malta denince aklıma Malta şövalyeleri, Kanuni zamanında yapılan Malta kuşatması (1565), bu kuşatma sırasında kaleden atılan bir mermi ile şehit olan Turgut Reis, I. Cihan Harbi sonunda İngiltere’nin 1919-1920 yılları arasında 145 Türk’ü sürgün ettiği ve İnglizce öğrenmek için oraya gidenler aklıma geliyor. Bu gezimde daha fazlasını görüp ve öğrenip köşemde sizlerle paylaşacağım.

* * *

Yaz gelince bazı faaliyetler sona eriyor ve diğer taraftan hareketli bir dönem de başlıyor. Hepinizin Ramazan ayınızın ve yaz döneminizin arzuladığınız şekilde sağlık, mutluluk ve huzur içinde geçmesini temenni ediyorum.

İstanbul, 28 Mayıs 2017

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
24°
parçalı bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 25 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@