05.01.2021, 23:22 163

NEDEN, NİÇİN, NİYE YAZIYORUM?

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

(Karanlığa Kızacağıma, Mum Yakıyorum...)

Bir yazara, özellikle de bizim gibi amatör yazarlara keyif veren en güzel şey, “okunduğunu” bilmesidir.

Tanımadığı, yüzünü bile görmediği okuyucularından gelen olumlu tepkiler; amatör, profesyonel her yazara moral olur, onun yazma azmini kamçılar... Güzel sözler içeren iletiler, amatör, profesyonel her yazarı mutlu kılar...

Bazen de bunun tersi olur...

Elektronik posta kutunuza, maganda üsluplu iletiler gelir...

Tehdit dolu, hakaret dolu telefonlar alırsınız... Yanıt verseniz bir türlü, vermeseniz bir türlüdür...

* * *

Geçtiğimiz hafta elmeğimde; (felsefesini ve duygularını tam olarak sezemediğim) bir okurumun, oldukça uzun bir iletisini buldum...

Okurum iletisinde, özetle şöyle diyordu...

“...Siz kim için, kimler için yazıyorsunuz?... Neden yazıyorsunuz?... Demokrat olduğunuzu söylüyorsunuz ama demokrasinin olmazsa olmazı partileri küçümsüyorsunuz... Yazdıklarınıza katılmamak elbette mümkün değil, ama bana kalırsa siz, boşa kürek çekiyorsunuz.... O nedenle zahmet edip, hiç yazmayın, çünkü yazdıklarınız yere basmıyor, havada kalıyor... Eğer yazmaya devam edecekseniz, hiç değilse “uygulanabilirliği olan şeyler”, yazın!... (...)

Buza Yazılan Yazılar Kitabınızı okudum... Siz aslında buz üzerine de değil, su üzerine yazıyorsunuz!...”

Yazı bu minvalde (Alanya deyimiyle beni yumcalaya yumcalaya) devam edip gidiyor...

* * *

Okurlarımın şunları bilmesini, (özellikle) isterim...

Ben, şimdilik kaydıyla “buz üzerine yazdığımı”, zaten kabul ediyor ve bunu da sıkça dile getiriyorum...

Ancak sevgili okurum; yazdıklarımın, “buzun erime süresi kadar da, etki bırakmadığı”, kanaatini edinmiş... Olabilir... Saygı duyarım...

Bağnazlık, yobazlık düzeyinde olmadığı sürece, her türlü görüşe, her türlü düşünceye saygım var. Herkes inandığını söylemeli ve inancını savunmalı... Ama bunu yaparken, bunun doğruluğu, bunun mantığını da araştırmalı... Kişisel kaprislerin, kişisel beklentilerin esiri olunmamalı...

Önce bilgi, sonra fikir sahibi olunmalı...

Ben hep böyle yaptım...

* * *

Ben doğayı ve tüm canlıları seven bir çevreciyim…

Bizden sonra gelecek kuşaklara, aldığımız emanetleri bozmadan hatta daha da mükemmelleştirerek, teslim etmemiz gerektiğine inanan, bir insanım…

Tüm insanları seven, alt kimlikleriyle ilgilenmeden onları kucaklayan bir hümanistim...

Ülkesini, ulusunu seven, bilinçli ve gerçekçi bir yurtseverim… Bunlar benim felsefemin, olmazsa olmazları...

Tüm yaşamım boyunca hep bunun, hep bunların mücadelesini verdim…

Yazmak da, bu savaşımımın bir parçası…

Ben yazar değilim, gazeteci de değilim. Ama iyi bir okurum.

Ben üççeyrek asrı devirmiş, emekli bir bankacıyım.

Yazmak ne benim işim, ne hobim.

Yazmaktan hiç hoşlanmadığım halde, inatla “yazmaya” gayret ediyorum...

Yazmaya gayret ediyorum, çünkü “karanlığa karşı boşu boşuna söylenip durmaktansa, hiç değilse (yazarak) bir mum yaktığıma...” inanıyorum...

Yıllardır, okuyup araştırıp, doğruluğuna kanaat getirdiğim bilgileri; önceki bilgilerimle birlikte, aklımın potasında eritip, beynimin imbiğinden geçirip damıttıktan sonra; hiç kimseden takdir ve ulufe beklemeden, dürüstçe yazmaya çalışıyorum...

“Sen kimsin?... Kim oluyorsun?... Sana mı kaldı?” sorularına kulak asmadan, dogmaların, tabuların arasına sıkışıp kalmadan, ucuz kahramanlıklar, ucuz halk dalkavukluğu yapmadan, yalakalığa düşmeden yazıyorum...

bunu yaparken de, “insanlar beni sevsinler, beni beğensinler, bana ‘…Aferin / bravo, nasıl da döktürmüş ama… Helal olsun...’ desinler” diye de yazmıyorum...

Gazetedeki köşemi, küçük hesaplara alet etmiyorum...

donkişotluk da yapmıyorum...

Tüm sorunlarımızın, eğitimsizlikten kaynaklandığına; tüm insanlarımızın, bilinçli olarak “eğitimsiz” bırakıldığına; diplomalılarımızın da diplomasızlarımız kadar, “eğitimsiz” olduğuna, inanıyorum...

Yazılarımla, pek çok insanın tepkisini çektiğimi, onları kızdırdığımı da biliyorum....

Eğitim düzeyi 3,5 öğretim yılı olan bu toplum; sıra dışı insanları, sıra dışı söylemleri kolay kabul etmiyor. Yadırgıyor...

İstiyor ki, kimse kendisini sallamasın, silkelemesin, uyandırmasın!... Kendisini, uslamlama (muhakeme etme), düşünme, karşılaştırma, değerlendirme zahmetine sokulmasın...

Görmek istediğini görsün, duymak istediğini duysun, işine geleni istediği yerde, isteği şekilde yapsın...

Ben de istiyorum ki; kafamda günlerce kurgulayıp, saatlerce toparlamaya uğraştığım, bir o kadar süre de, noktasıydı, virgülüydü diye kafa patlattığım yazılarımın; her bir sözcüğü ve her bir tümcesi; insanları düşündürsün, ırgalasın, silkelesin... Uslamlama yeteneğini devindirsin...

Bunun için de istiyorum ki; yazılarımı her görüşten, her düzeyden, herkes okusun. Ama okurken de (görüşlerime katılmasa bile) sıkılmasın...

Bu nedenle tek bir yazımın üzerinde, günlerce çalıştığım oluyor... Yani yazmış olmak için yazmıyorum...

İstiyorum ki okurlarım; “...Bize farklı bir şeyler söyle. Biz bunları zaten ulusal gazetelerin köşe yazarlarının köşelerinde de okuyoruz...” demesin...

Ve en önemlisi, istiyorum ki; Yeni Alanya ve Çorum Haber Gazetelerinde, Alanya’da ve Çorum’da yaşayanlar için yazdığım bir yazı; Marmarisliyi de, Bodrumluyu da; Tokatlı, Kayserili, İzmirli, Erzincanlıyı da ilgilendirsin... Konyalı, Karslı, Adanalı, İstanbullu da, kendinden bir şeyler bulsun... Aynı tazeliği, aynı lezzeti alsın... Bundan bir pay, bir ders çıkarsın...

Nitekim çıkarıyorlar da.

Kırşehir’in, yerel gazetesi Arena Gazetesi’nden arıyorlar örneğin; falanca yazınızı gazetemizde yayımlayabilir miyiz?” diye…

Erzincan’ın, Bolu’nun yerel gazetelerinden arıyorlar…

… …

Kısacası ben, bu çerçeve içerisinde, inandıklarımı kâğıtlara döküyorum...

Haa döküyorum da ne oluyor?...

Doğru!... Yazdıklarım, (şimdilik) buz olup eriyor...

Doğru!... Yazdıklarım, (şimdilik) su olup, toprağa karışıyor, buhar olup uçuyor...

Doğru!... Yazdıklarım, (şimdilik) bazı insanları rencide ediyor, bazı insanları rahatsız ediyor...

Doğru!... Dilim sivri, üslubum biraz kırıcı geliyor bazı insanlara...

Ama bu benim tarzım...

Ben, insanlarımızın üzerindeki ölü toprağını silkelemek, onları sarsmak uyandırmak için böyle yazmam gerektiğine inanıyorum...

Kimse kusura bakmasın ama böyle yazmaya da devam edeceğim...

Başka yazanlar da çıkacak...

Onlar da yazacak, onlar da söyleyecek...

Hep birlikte yazıp, hep birlikte söyleyip, hep birlikte anlatacağız....

Hep birlikte eğiteceğiz, hep birlikte eğitileceğiz...

Böyle böyle, “düzgün insan” sayımız artacak...

Böyle böyle, analar ana gibi, babalar baba gibi, en önemlisi öğretmenler, öğretmen gibi davranmayı öğrenecek...

Analar, babalar, öğretmenler el ele verip; kendini ve çevreyi sorgulayan, doğruyu yanlışı ayırt edebilen, dürüst, güvenilir, insanları, doğayı ve tüm canlıları seven, kan akıtmaktan, kan görmekten hoşlanmayan, çevresiyle barışık gençler yetiştirmeye başlayacak.

Böyle böyle, “namuslular da, namussuzlar kadar cesur olacak!...”

Böyle böyle, “eğitim aşısı” tutacak...

Ve gün gelecek; tüm ahlaksızlar, yobazlar, takiyeciler, nifakçılar, bölücüler ve de çevreci felsefeye ihanet edenler; eğitim aşısı tutmuş bu toplumu; artık kandıramayacaklarını anlayıp, bu kenti, bu toplumu, bu ülkeyi terk etmek zorunda kalacaklar.

Yani?

Yani ben, yani biz (şimdilik), şu an için; buz üzerine yazıyoruz...

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
parçalı bulutlu
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 22 51
2. Konyaspor 21 42
3. Fenerbahçe 22 36
4. Alanyaspor 22 35
5. Beşiktaş 22 35
6. Hatayspor 22 35
7. Başakşehir 21 34
8. Adana Demirspor 22 34
9. Kayserispor 22 31
10. Gaziantep FK 21 31
11. Sivasspor 22 30
12. Karagümrük 22 30
13. Galatasaray 22 27
14. Giresunspor 22 26
15. Kasımpaşa 22 24
16. Göztepe 22 24
17. Antalyaspor 22 23
18. Rizespor 22 21
19. Altay 22 18
20. Ö.K Yeni Malatya 21 15
Takımlar O P
1. Ümraniye 20 42
2. Ankaragücü 20 42
3. Erzurumspor 20 38
4. Eyüpspor 20 36
5. Bandırmaspor 20 33
6. Samsunspor 20 33
7. İstanbulspor 20 33
8. Adanaspor 20 32
9. Tuzlaspor 20 27
10. Gençlerbirliği 20 26
11. Manisa Futbol Kulübü 20 25
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 21 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 20 23
16. Altınordu 20 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 20 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 22 56
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 23 44
4. West Ham United 22 37
5. Tottenham 19 36
6. Arsenal 20 35
7. M. United 21 35
8. Wolverhampton Wanderers 20 31
9. Brighton 21 29
10. Leicester City 19 25
11. Crystal Palace 21 24
12. Southampton 21 24
13. Aston Villa 20 23
14. Brentford 22 23
15. Leeds United 20 22
16. Everton 19 19
17. Norwich City 22 16
18. Watford 20 14
19. Newcastle 20 12
20. Burnley 17 11
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 49
2. Sevilla 21 45
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 20 33
5. Real Sociedad 20 33
6. Barcelona 20 32
7. Rayo Vallecano 20 31
8. Villarreal 21 29
9. Valencia 21 29
10. Athletic Bilbao 21 28
11. Espanyol 22 27
12. Celta Vigo 21 26
13. Osasuna 21 25
14. Granada 21 24
15. Elche 21 22
16. Getafe 21 21
17. Mallorca 20 20
18. Deportivo Alaves 21 17
19. Cadiz 21 15
20. Levante 20 11

Gelişmelerden Haberdar Olun

@