İnsanın beşeriyet icabı işlediği günahlarla kazandığı kirlerinden temizlenmesi için yüce Allah (c.c.), insana çeşitli fırsatlar sunmuştur. İnsan, bu fırsatları iyi değerlendirerek, kazanmış olduğu manevi kirlerden (günahlardan) arınabilir.
Bu fırsatlardan birisi de her gün kılınan beş vakit namazdır. Gerçekten de usulüne uygun olarak hudu ve huşu içerisinde, şartlarına riayet edilerek kılınan beş vakit namaz, insanı günah kirlerinden arındırır. Çünkü; Namaz imandan sonra, mümine Allah’ın ilk emridir. Namaz dinin direği, imanın alametidir. Namaz ruhu diriltir, bedene sağlık, sıhhat ve kuvvet verir.
Namaz müminin miracı, gönlün ilacı, kalbin cilasıdır. Namaz; gönüllere huzur, kalplere sürur, yüzlere nur verir.
Namaz; kıyamında kulu Allah’ın huzuruna diken, kıraatinde Allah’ı zikrettiren, rükûsunda Allah karşısında tevazu ile bel büktüren, secdesinde Allah’ın huzurunda alnını huşu ile yere(secdeye) koyduran ve kulu Allah’a yaklaştıran, eşi ve emsali olmayan bir ibadettir.
Namaz, insanı günde beş defa Allah’ın huzuruna çıkaran, müminleri günah kirlerinden arındıran, Müslümanları camide buluşturan, kaynaştırıp kucaklaştıran çok ulvi ve sosyal bir ibadettir.
Namaz, insanın beşeriyet icabı işlediği günahlarından kaynaklanan manevi kirlerinden arınmasına vesile olan bir ibadettir.
Namaz insanı, önce günah olan fiil ve hareketlerden, eylem ve işlerden korur. Hatta namaz, kişi ile küfrün arasında, kişinin küfre düşmemesi için koruyucu bir engeldir. Efendimiz (s.a.v.) “ Kişi ile küfrün arasında, namazın terki vardır” buyurmuştur. (Müslim, salat) Yani bu, namazı terk edenlerin küfre düşmeleri ve şirke sapmaları ihtimali vardır demektir. Namaz, her şeye rağmen irtikap edilen günahlar olursa, onların kirlerinden de insanı arındırır.
Kerim kitabımızın Ankebut Sure’sinin 45. ayetinde; “ Namaz (insanı) her türlü hayasızlıktan ve fenalıktan alıkoyar” buyrulmaktadır.
Hakikaten bir insan namazı; farzlarına, vaciplerine, sünnetlerine uyarak, tadili erken üzere, hudu ve huşu içerisinde, bilinçli ve şuurlu olarak kılarsa, o namaz sahibini kötülük yapmaktan, küfre düşmekten ve şirke sapmaktan, Allah’a itaati bırakıp, isyana sapmaktan alıkoyar.
Peygamber Efendimiz de bir hadislerinde; “Kişi kendisini büyük günahları yapmaktan korursa, beş vakit namaz ve Cuma namazı da kendisi ile kendinden önceki namazın arasında işlenen, küçük günahların affına sebep olur” buyurmuştur. ( Buhari, salat)
Görüldüğü gibi asıl olan, her daim itaat üzere olmak esas olmakla beraber, beşeriyet icabı yapılabilecek kötülüklerden kaynaklanan günahlardan da insan, namazla arınabilmektedir.
Önemli olan insanın kendini; Allah’a şirk koşmak, anne babaya asi olmak, akrabalarla ilişkiyi kesmek, gıybet etmek, yalancı şahitlik yapmak, kul hakkına tecavüz etmek, yalan yere yemin etmek, başkalarının kusur ve kabahatlerini araştırmak, iki yüzlülük yapmak ve söz taşımak gibi günahlardan alıkoyması halinde, diğer küçük günahların affına namazın vesile olması sebebiyle namaz, insanı günah kirlerinden arındıran bir ibadettir.
Namazın insanları günah kirlerinden temizleyip arındıran bir ibadet olduğunu beyan etmek üzere Peygamberimiz (s.a.v.) sahabeleri ile birlikte otururken, onlara şöyle bir soru yöneltiyor.
“Ne dersiniz, birsinin evinin önünden suyu temiz ve temizleyici olan bir nehir aksa, o kişi de o nehirde günde beş defa güzelce yıkansa, o adamda kir namına bir şey kalır mı?”
Orada bulunanlar;
- “ Kir namına hiçbir şey kalmaz ya Resülallah” dediler.
Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v.);
- “ Her gün kılınan beş vakit namaz da böyledir. Beş vakit namazda sahibinde günah namına hiçbir şey bırakmaz ve onu günah kirlerinden arındırır” buyurdu.
Netice olarak; mümin imanının gereği olarak Allah’a karşı kulluk borcunu eksiksiz ifa etmeli, günah ve isyan namına bütün kötülüklerden uzak durmalıdır. Bunun içine de, kendisini günah ve isyandan koruyan, kötülük ve kabahatlerden muhafaza eden beş vakit namazı, kesinlikle ihmal etmeden ve zamanında usulüne uygun olarak kılmalıdır. Şayet bu konuda ihmali olmuş ve günah olan sözler söylemiş, fiil ve hareketlerde bulunmuşsa, onlardan kaynaklanan günah kirlerinden arınmak için de beş vakit namazı usulüne uygun olarak kılmalıdır.
Allah’a gerçek kul, Peygambere layık ümmet olamaya çalışan. Beş vakit namazı zamanında kılmayı ihmal etmeyen, beşeriyet icabı işlenen günahlardan namazla arınmaya gayret eden, Allah’ın huzuruna kul hakkıyla çıkmamaya özen gösteren, ölmeden önce ölmeye, hesaba çekilmeden önce kendisini hesaba çekemeye gayret eden, her işte Allah’ın rızasını amaç edinen ve insanları Allah rızası için seven kullardan olmamız dileğiyle.
Çorum’dan selam, saygı ve dua ile.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol