Çocuklara, bir şeyler öğretme telaşı içinde olduğumuz için sık sık unutsak da; aslında onlardan öğreneceğimiz çok şey var. Bunlardan en önemlisi de, çocuksu gözlerle dünyaya bakabilmek… Yaşamda, her şeyi ilk kez görüyor ve hayatı yeniden keşfediyor gibi merakla bakabilmek ve anın içinde bir çocuk gibi kaygısız olabilmektir önemli olan. Çocukken mutluyduk deriz genelde, asıl olan tekrar çocuk olmak değil.Çocuk bakışı ile hayata bakabilmekte ve hayatında olmayanlara, eksiklere değil; olanlara ve sadece o ana odaklanmaktır.

İnsan aklı her zaman iki imkansız şeyi yapmaya çalışır.Geçmişi ve geleceği yeniden düzenlemek!!!

Oysa geçmiş gerçekleşmiştir, olmuştur ve artık onunla ilgili bir şey yapılamaz. Zihni sürekli meşgul eden diğer düşünce, gelecek ise henüz oluşmamıştır, onunla da bir şey yapamazsınız.Maalesef ki insan, tek sahip olduğu içinde bulunduğu anı, sürekli geleceğe kurgulamaya ve geçmişe dönüp bakmayla harcar.Ne zaman bu iki imkansız şeyi yapmayı bırakırsa, özgürleşir insan… Geçmişi düşünmek, geçmişi şu ana getirmektir ve getirdiğiniz an şu anı yok edersiniz.Bir de bakmışsınız yıllar çarçabuk geçmiş gitmiş, saçlara aklar düşmüş, yüzümüzde kırışıklıklar vb..

Anda kalmak bulunduğunuz zamanı yaşayabilmek ; dünyanın en zor şeyidir, fakat farkında olduğunuzda anı yakalama yoluna girersiniz.Bunun adına uyanmak, tanık olmak da diyebiliriz.Böylelikle zihin sizi değil, siz zihninizi yönetmiş olursunuz. İşte böyle anı izledikçe, çok konuşan gereksiz düşünceleriniz yavaşlar ve farkındalığınız artar. Böylece daha mutlu, huzurlu, hayat dolu ve dingin olursunuz.Çünkü farkında olmak demek, uyanık olmak yaşamda var olmak demektir. Çocukluğunuzda size bir şeyler öğretildi, siz büyüdünüz hayat değişti, ama ailenizin, öğretmenlerinizin, çevrenizin öğrettiği şeyler hala orada… Zihninizde size öğretilen eski cevaplar var oysa, hayat sürekli değişiyor,yenileniyor, zaman ilerliyor.İşte bu nedenle hayat, öğretilenlerin yaşandığı zamandaki hayat değil. O yüzden elinizdeki tek gerçek şeye, şu ana sahip çıkmanız gerekiyor, hep mutlu olabilmek için.Size yine ancak siz yardımcı olabilirsiniz.Sorularınızı ve cevaplarınızı yine siz bulmalısınız.Eskileri, size uymayanları bilinçdışınızdan da çıkarıp, yerine kendi deneyimlerinizle, kendi özgür bilincinizle karar verdiğiniz cevapları koyarak format atmalısınız.

Bir bilgisayarın hard diski beyninize bir üst sürümünü yüklemeniz gerekiyor. Düşünün, bir uçak havada düşme tehlikesi altında iken Kule'den nasıl bir yardım geliyor? Uçağın kara kutusuna bakılarak değil mi? Uçaktaki kara kutu, Isıya ve suya dayanıklı Çarpma etkisine karşı özel koruma testlerinden geçen kutu 1100 derece ısıda bir saat, tuzlu suda 30 gün dayanacak şekilde yapılmıştır. Kara kutunun içerdiği bilgi çarpma sonrasında da kullanılabilir ve işe yarar olduğu içindir ki bu teknoloji bugün bile geçerliliğini koruyor.Bu bilgi sayesinde düşme nedeni tespit edilip yeni önlemler ve düzenlemeler için gerekli adımlar atılabiliyor.İşte her birimizin yaşamının devamı da böyle o içinizdeki kara kutunun şifrelerini çözebilmekte yatıyor. İşte bu yüzden kendi cevaplarınızı oluşturmanız için uyanık ve farkında, bilinçli olmalısınız…

Kendinizle bağlantıda olmak, geçmişe gitmek ve bilincinizle geçmişi iyileştirmek gerekir.Çünkü; geçmişini iyileştiren kişi artık geçmişiyle meşgul olmayacaktır. Bu da içinizdeki hurdalıktan kurtulmak, kafanızda acı veren bir albümle dolaşmamak demektir.

Şimdi ve anda olabilmek ancak; geçmişi çözüp, iyileştirerek mümkündür.

Sizi acıtan şeyleri, annenizden babanızdan, arkadaşlarınızdan, eşinizden, sevgilinizden hatta kanunlardan bile saklayabilirsiniz, ama kendinizden saklayamazsınız! Bilirsiniz ve acıtır… Tüm izlemeleriniz genellikle başkalarına yöneliktir ve bunun size pek yararı yoktur.O yüzden kendine iyi bak, başkalarına takılma, Unutma!! Su, akar yatağını bulur.Değişik şekillerde, bu acı veren duyguları bastırma yollarına gidebilirsiniz. Bu yollar, hiç yapmadığınız şeyleri yapmanın getirdiği geçici heyecanlar yaratmaktan, bağımlılıklara kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsayabilir. Fakat sağlıklı olan bilinçdışınızda neler yaşadığınızı bulup, bilincinizle bunlara farkındalık kazandırmanız gerekmektedir.Hayatınızın her anını doyasıya yaşamanız için, içinizde boşluğa ihtiyacınız var…Oysa içiniz artık olmayan bitmiş bir geçmiş ve gerçekleşmemiş,henüz olmamış gelecek ile dolu. Şimdiki an, dışarıda sizi bekliyor, ‘O’ na içinizde yer açmanızı…Koşulsuz sevgi, dürüstlük, sabır, hizmet, kalite, gelişme ve geliştirme ilke ve inançlarla hayata tutunmak zorundasınız.İşte yaşamımıza yön veren, daha doğrusu vermesi gereken ilkelerden bazılarıdır.Ancak yaşamınıza bu ilkeleri merkez alarak yön veren insanlar, bilincinin oluşmasına katkıda bulunabilirler. Sadece bu ilkelerden birkaç tanesine bile sahip çıkarak insan muhteşem şeyler yapabilir. Biz insanlar, iki özelliğimizle dünyaya geliriz. Umut ve merak… ‘Batsın bu dünya’ diyerek doğan bir çocuk yoktur.Biz öyle yapıyoruz.Umut hırsızı çok toplumda. ‘Senin nasıl düşüneceğine ben karar veririm’ şeklinde bir bakış açısı güçsüz hale getirilmiş arabesk toplum üyeleri yaratır.Bir insanın var olduğunun göstergesi duygularıdır. Kişi var olduğunu hissedince olumlu duygu (mutluluk), var olmadığını hissedince ise olumsuz duygu (üzüntü) hisseder. Tabii ki üzüntüyü, çoğu zaman öfke, korku, kaygılar ve stres örter.Mutluluk da farklı alanlara geçişlerle yaşanır. Bu alanlar ise; saadet, coşku,zevk,geçişlerdir.Bir kişi, sadece kendi boyutunu ve kendi boyutunun altındaki boyutları yaşayabilir.O anki bilinç düzeyi ile bir üstündeki boyutun duygusunu yaşayamaz.Kişiler üst boyuta çıktıkça, hem mutlu bireyleri hem de barış içinde yaşayan mutlu bir toplumu yaratmış oluruz.Bu da ancak, farkındalıkla olur.Kişi kendisinin farkına varırsa ve hayatı akışına bırakırsa , mutluluğun en üst boyutuna ulaşır. Bu herkesin yapabileceği bir şeydir.

Mutluluğun temel koşulları,yapacak bir şeye,sevecek bir şeye ve ümit edecek bir şeye sahip olmaktır.Bizim içimizdeki hazinede zaten hepsi var. Yeter ki oradan çıkaralım, önce kendimize sonra bir parfüm gibi tüm insanlara da mutluluğu yayalım.

Sevgi ile güzel farkındalıklara...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner251