Çorum’un tanınmış ailelerinden birisi olan Arapoğulları’ndan Uslu ile ilkokulu birlikte okumuştum. Ayrıca bu aile de bizim gibi Çorum’da Bahçelievler semtinde oturuyordu.

Uslu’nun iki ağabeyinden Mithat’ı ortaokula başladığım yıllarda lise son sınıf öğrencisi olmasından tanıyorum. En büyük ağabeyleri olan Avukat Mümtaz’ı ise 1956 yılında Baha Çorbacıoğlu’nun döneminde Çorum Belediye Başkan Yardımcısı görevinde bulunmasından hatırlıyorum. Küçük kardeşleri Yalçın ile ise İTÜ’de talebeyken karşılaşmıştım.

1956 yılında Almanya’ya tahsil için gittim. 1957 Şubat ayında tahsile gelen Kemal Poyraz’ı Münih’te karşıladım. Mümtaz ağabey ile ise 1957 yılında Hannover’e geldiğinde Kemal ile birlikte beni ziyaret ettiklerinde karşılaştım. İstanbul Hukuk mezunu olan Mümtaz ağabey Almanya’da doktora yapmaya gelmiş, lisan öğrenme döneminde ilk önce hukuk fakültesi bulunan Freiburg şehrine gitmiş ve orada Almanca öğrenmeye başlamış, fakat Fransız hududuna yakın bu yörede Almancanın diyalekt konuşulduğundan iyi bir Almanca öğrenemeyeceğine karar verince en iyi Almancanın konuşulduğu Hannover’e gelmişti. Bir müddet Hannover’de kaldıktan sonra doktorasını yapacağı Goethe Üniversitesi’nin Hukuk Fakültesi’nin bulunduğu Frankfurt’a gitmişti. Arkadaşım Yalçın Atalay ile Frankfurt’ta buluştuğumuzda Mümtaz ağabey ile de bir araya gelmiş, Frankfurt’un en tanınmış meydanı olan Hauptwache’deki bir kahvede oturmuştuk. Bu buluşmamıza Frankfurt’ta eğitim gören Çorumlu arkadaşımız Ülkü Gürkan da katılmıştı. Bu buluşmamızdan sonra ben Mümtaz ağabey ile bir daha bir araya gelememiş ve hiç görüşememiştim.

Birkaç aydan beri ailemizin köklerini ve hayat hikayelerini ihtiva eden bir kitap yazıyorum. Bu kitapta babamın Samsun’daki dostlarından da bahsettim. Bunlardan birisi de Samsun’da yaşayan ve un fabrikatörü olan Arapoğlu Ailesi’nin bir ferdiydi. Onun ismini öğrenebilmek için internette yaptığım araştırmada kendilerine ait Beş Göz Fabrikası’nın telefonunu buldum ve orada bu fabrikanın şu andaki yönetim kurulu başkanı olan Nevzat Arapoğlu’na ulaştım. Kendimi tanıtırken Nevzat Bey “Ben Ümit Kavukçu’nun kız kardeşinin oğluyum ve sizi dayımın kızı Aylin ile Rıza’nın düğününde tanımıştım” dedi. Konuşmamız esnasında ben kendisine Mümtaz ağabeyi uzun yıllardan beri göremediğimi, nerelerde olduğunu ve ne yaptığını sordum. Nevzat Bey bana Mümtaz ağabeyinin şu anda kış mevsimini geçirmek üzere İstanbul’da Ataköy’deki evinde olduğunu ve ayrıca kardeşi Mithat’ın da yine Ataköy’de kendi evinde yaşadığını bildirdi ve bana Mithat’ın telefonunu verdi.

Aldığım bu bilgi beni çok sevindirdi. Mithat’ı aradım. Kendisiyle sohbet ettim ve bu arada ağabeyinin telefonunu aldım. Mümtaz ağabeye ulaştım. Ve Cuma günü kendileri ile Mümtaz ağabeyin evinde buluştuk.

Mümtaz ağabey 1966 yılında Frankfurt’taki üniversitede doktora çalışmasını bitirmiş ve Türkiye’ye dönmüş. Döndükten sonra İstanbul Sanayi Odası Hukuk Şubesi Müdürlüğü yapmış. 1972 yılında tekrar Almanya’ya dönmüş. Almanya’da yaptığı evliliğinden iki kızı bir de torunu olmuş. İlk önce eşini kaybeden Mümtaz ağabey son yıllarda iki kızını da kaybetmiş. Kışlarını İstanbul’da geçiren Mümtaz ağabey, yaz aylarını Almanya’da geçiriyor. Şu anda en büyük hobisi sahibi olduğu karavanı (insanların genellikle tatillerini geçirirken barınak olarak kullandıkları, içinde yatak, masa ve sandalye gibi eşyalar bulunan tekerlekli araç) ile Avrupa ülkelerine seyahat etmekmiş.

Mümtaz ağabey, o tarihte Çorum’da lise olmadığı için, liseyi İstanbul’da, Şişli Terakki Lisesi’nde okumuştu.

Bir masanın etrafında oturup Alman usulü filtre kahvemizi içerken Mithat’ın da neler yaptığını öğrendim. 1949 yılında ilk mezunlarından biri olarak Çorum Lisesi’ni bitirmiş. Askerliğini yedek subay olarak yaptıktan sonra 1953 yılında ailece sahip oldukları un fabrikasında görev üstlenebilmesi için Almanya’nın Braunschweig şehrinde bulunan Değirmencilik Yüksek Okulu’na tahsil yapmak üzere gitmiş. 1956’da eğitimini bitirerek geri dönmüş ve yukarıda da bahsettiğim Havza’da bulunan Beş Göz Un Fabrikası’nda çalışmaya başlamış, bu fabrikanın yönetim kurulu başkanlığını yapmış ve bu dönemde fabrikayı tamamen yenileyerek günlük kapasitesini 25 tondan 200 tona çıkarmış. 2002 yılında eşini kaybedince emekli olmaya kara vermiş, o dönemden sonra kısa bir müddet Samsun’da kalmış, daha sonra İstanbul Ataköy’de yaşamaya karar vermiş. Mithat’ın kızı ve ailesi Samsun’da yaşamakta.

Bu ziyarette gördüğüm iki kardeşin çok iyi anlaştıkları ve aynı bölgede oturarak sık sık bir araya geldikleri ve mutlu oldukları izlenimini edindim. Ayrıca Mithat’ın zaman zaman ağabeyini Almanya’da ziyaret ettiğini ve ağabeyinin karavanı ile birlikte tatil yaptıklarını öğrendim. Bu arada Mümtaz ağabey bana Kemal Poyraz hakkında sorular sordu. Kendisiyle onun da uzun süredir görüşmediğini belirtti ve benden telefon numaralarını aldı.

Bu ziyaretim ile hem Çorum’daki hem de Almanya’daki günlerimi hatırladım. Gözlerimin önünden Bahçelievler’de yaşayan Arapoğlu Ailesi, Gürkan Ailesi ve Atalay Ailesi geçti. Yıllar nasıl hızlı geçiyor. Bu ailelerin büyükleri olan Mustafa Arapoğlu, Mümtaz Gürkan ve Naim Atalay’ı rahmetle hatırladım.

Bu ziyaretim esnasında çektiğimiz fotoğrafları sizlerle paylaşırken 50’lili yıllarda Çorum’un siyasi ve sosyal yaşamında yeri olan bir ağabeyi sizlere de tanıtmaya çalıştım.

İstanbul,

21 Şubat 2018

Prof.Dr. Ahmet Samsunlu, Mithat Arapoğlu ile (üstte) ve Mümtaz Arapoğlu ile (altta)…

Mümtaz ve Mithat Arapoğlu kardeşler…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol