Dinî literatürümüzde ve halk arasında “Üç Aylar” diye bilinen çok feyizli ve bereketli zaman dilimi, aynı zamanda bir maneviyat mevsimidir. Manevî hayatımıza Cenab-ı Hak tarafından ihsan edilen Recep, Şaban ve Ramazan aylarından bahsediyorum.Bizleri sağlık, mutluluk, milletçe huzur ve hürriyet içerisinde bu maneviyat mevsimine ulaştıran Allah’a sayısız şükürler olsun. Üç ayların ve kandil gecelerinin fazilet, bereket ve kutsiyetini müminlere anlatıp öğreten Peygamber Efendimiz Muhammet Mutafa sallalahü aleyhi vesellem Efendimize de sonsuz salat ve selam olsun

Keremi bol Rabbimizin ruhî/manevî hayatımıza olan bu ikramına müminler olarak; çölün suya, gönlün sevgiye, bülbülün güle, hasretlerin vuslata özlem duyduğu gibi hasret kalmıştık.

Üç Aylar; İlahî rahmetin coştuğu, gazab-ı İlahinin sustuğu, rahmet ve mağfiret dalgalarının sahilimize vurduğu, manevî huzur ve sükunun kalplere doğduğu, mübarek feyizli ve bereketli aylardır. Bu aylar gelmeden önce müminler maddî ve manevî hayatlarına çeki düzen vererek hazırlanırlar. Ev ocak, kap kacak temizlenir. Yiyecek içecek tedarik edilir. Günahlara tövbe istiğfar edilir, Yüce Allah’tan af ve mağfiret dilenilir. Böylece bu kutsal mevsime günah kirlerinden arınmış olarak girilmek istenir.

Bu aylara girince müminlerin manevî hayatı canlanır. Yeni bir dinamizm kazanır. Ruhları ulvî bir hava kaplar. Çünkü, bu ayların içerisinde Yüce Rabbimizin rahmeti ve mağfiretinin müminlerin üzerine sağanak gibi yağdığı çok feyizli ve bereketli geceler vardır. Müminler, bu gecelerin manevî kazanımına gönülden talip olurlar. İbadetlerinin karşılığında, bol bol alacakları sevabı, dualarının kabul olarak arzu ve isteklerine ulaşacaklarını, tevbelerinin de kendilerini günah kirlerinden arındıracağını, böylece manevî felah ve kurtuluşa ereceklerini düşünüp, ümit ederek heyecanlanırlar.

Üç ayların girmesi ile dokuz aydır her biri diğerine benzeyen tek düze hayatın yaşandığı günler artık geride kalmış, her biri madden ve manen değişik yaşanan ve yeni manevî kazanımlar sağlayan, günler ve geceler yaşanmaya başlanmıştır. Mümin gönüller, bugün ve gecelerde büyük bir coşku duyarlar, kendilerini Hakka, hakikate ve halka daha yakın hissederek büyük bir moral bulurlar.

Bilindiği gibi bu yıl,üç ayların birincisi olan Recep ayının ilk günü, 25 Şubat Salı günüdür. 27 Şubat Perşembe gününü 28 Şubat Cuma gününe bağlayan gece de mübarek REGAİB kandilini idrak ve ihya edeceğiz inşallah.

değerli okuyucularımın ve bütün müminlerin üç aylarını ve Regaib kandillerini tebrik eder, bu manevi zaman diliminin her türlü hayırların fethine ve her türlü şerlerin de define vesile olmasını Cenab-i Haktan niyaz ederim.

Recep Ayı, üç ayların birincisidir. Bu ayın manevî değeri çok büyüktür. Bu husus Kur’an-ı Kerim’in ayetlerinde ve Peygamber Efendimizin hadislerinde dile getirilmiştir. Nitekim Tevbe Suresi’nin 36. ayeti kerimesinde mealen; “Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylarıdır. İşte bu Allah’ın dos doğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin ” buyrulmuştur.

Haram aylarının hangi aylar olduğunu da Peygamber Efendimiz şu hadislerinde açıklamışlardır: “Muhakkak zaman, Allah’ın (c.c) yarattığı günkü şekliyle akıp gitmektedir. Sene on iki aydır. O aylardan dördü haram aylarıdır. Bunlardan Zilkade, Zilhicce ve Muharrem peş peşedir. Birde Cemaziyelahir ile Şaban ayları arasında olan ve Mudar kabilesinin ayı olan Recep’tir.” (Buhari, Ehadi, 5, Tevhid, 24; Müslim, Kaseme, 29; Ebu Davud, Menasik, 67; Ahmet b. Hanbel, Müsned, I/37,73)

Bu ayet ve hadise göre “Recep Ayı” haram aylardandır. İslam’dan önce de bu aya saygı duyulmuştur. O devirde Recep ayı girince Arap kabileleri ona hürmeten savaşmayı bırakırlar, kılıcını kınına, okunu torbasına koyarlar, düşmanını görseler bile görmemezlikten gelirlerdi.

Peygamberimiz (s.a.v.) üç aylar girince, “Ey Allah’ım! Recep ve Şabanı bizim için mübarek kıl ve bizi Ramazana kavuştur” (Ahmet bin Hanbel, Müsned 1/259) diye dua ederdi. Yine bu aylarla ilgili olarak, “Recep, Allah’ın ayı; Şaban, benim ayım; Ramazanda ümmetimin ayıdır” buyurmuştur. (Acluni, Keşf’ul Hafa, C.1, S. 423 No:1358)

(SÜRECEK)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol