Bilindiği gibi 22.12.2015 Aralık salı gününü 23 Aralık 2015 çarşamba gününe bağlayan gece, Yüce Allah’ın; “Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik” (1) hitabına mahzar olan Peygamberler zincirinin son halkası, Kuran diliyle (Bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı ve Allah’ın izniyle bir davetçi ve nur saçan bir kandil olarak) (2) gönderilen, “Hiçbir ırkın diğer bir ırka üstünlüğü yoktur” buyurarak insanlığı kavmiyetçilik ve ırkçılıktan kurtaran, insanların sosyal durumu ne olursa olsun bütün müminlerin kardeş ve eşit olduğunu ilan eden,“Cennet annelerin ayakları altındadır.” buyurarak, kadına üstün değer ve kıymet veren, Cenab-ı Hakk’ın sevgilisi, örneğimiz ve önderimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’in dünyaya teşriflerinin 1444. yıldönümüdür.
Mevlid sözlükte; doğum, doğuş, doğum anı demektir. Mevlid Kandili ise, sevgili Peygamberimizin doğduğu gece demektir. Peygamberimiz kameri aylardan Rebiu’l-Evvel ayının 12. Gecesinde yani miladi 571 yılının 20 Nisanında bir pazartesi günü sabaha karşı, Mkke-i Mükerreme de, Haşim Oğulları Mahallesinde ve Darüd Tababia denilen evde dünyaya teşrif etmiştir. Merhum Süleyman çelebinin dediği gibi;
“Ol Rebiu’l-vvel ayın nicesi,
On ikinci gece isneyn gecesi,
Doğdu ol saatte, ol Sultan-ı Din.
Nura gark oldu, semavat-ü zemin.”
Bütün kandiller; Allah’a en içten yakarış ve en samimi yönelişin, günah kirleriyle kapkaranlık hale gelmiş olan kalplerimizin arındırılmasının, hülasa bize kendimizi bulma ve bilmenin, nefsin ve şeytanın yanıltıcı arzu ve isteklerinden uzaklaşmanın imkanlarını sunan kutlu zaman dilimleridir. İşte Mevlid Kandili de, insanı insan yapan bütün güzelliklerin odaklandığı bir şahsiyet olan Hz. Peygamberin doğumunu kutlandığımız, onun hayatımızı aydınlatan insanlık ve merhametini, insaf ve adaletini ve insanlığa sunduğu değerleri anlayıp pratik hayatımızı onun ahlakı ile güzelleştireceğimiz bir yenilenme mevsimidir.
Kutsal kitaplar, Peygamber’imizin geleceğini haber vermişlerdir. Onun dünyaya geldiğinde; Kisra sarayının burçları yıkılmış, Ateş Perestleri ateşgedesi sönmüş ve Sava Gölü kurumuştur.
Hz. Peygamberin doğuşu ve insanlara yol gösterici olarak görevlendirilişi, Allah Teala’nın insanlara en büyük lütfüdür. Nitekim bu husus Kuran-ı Kerim’de şöyle ifade edilmektedir:
“Ant olsun ki içlerinden, kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan, onları (kötülüklerden ve inkardan) temizleyen, kendilerine kitap ve hikmeti öğreten, bir Peygamber göndermekle Allah, Müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. “ (3)
Hz. Peygamber; her fani gibi aramızdan ayrılmıştır. Ancak O’nun getirmiş olduğu ilahi mesaj, kıyamete kadar bakidir. İnsanlığın muhtaç olduğu bütün esaslar, insanî ve ahlakî bütün değerler bu mesajda mevcuttur. Bunalım içinde kıvranan insanlık bu tebliğe bugün her zamankinden daha çok muhtaçtır.
Bu tebliği bütün mü’minlerin ve hatta bütün insanların öğrenmesi için, biz Müslümanlara daha büyük görevler düşmektedir. Allah Resulünün açtığı pencereden, çağın adamı olarak Kurana, sünnete ve hayata bakmalı, Kuran’la çağın insanını buluşturmalıyız. Bir fazilet güneşi ve hidayet meşalesi olan Allah’ın elçisini, her yönüyle iyi tanımalı,O’nun yüce ahlakını, fikirlerini öğrenmeli, öğretmeli ve hayatımıza uygulamalıyız. Peygamberimiz, bizzat Kuran ifadesiyle en mükemmel insan olduğuna ve üstün bir ahlak üzere yaratıldığına göre, kemale ermek isteyen her insan, O’nu iyi anlamak ve örnek almak durumdadır. Bu bize aynı zamanda Cenab-ı Hakk’ın bir emridir. Yüce Allah bu hususta şöyle buyurmaktadır.
“(Resulüm) De ki; Eğer Allah’ı seviyorsanız, bana tabi olun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın” (4)
“Andolsun ki, Resulullah sizin için-Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ile Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir” (5)
“Peygamber size ne verdi ise onu alın, size neyi yasakladı ise ondan da sakının” (6)
“Çünkü O, kendi hevasından bir şey söylemez, O ancak kendisine vahye dileni söyler.” (7)
İşte Mevlit Kandilini bu anlayış içinde ve bu düşünce ile ihya etmeliyiz. Bu gece kandil gecelerine mahsus bazı adet ve gelenekleri icra etmek ve mevlit okumakla birlikte Allah’a imanımızı, Peygambere sevgi ve bağlılığımızı yeniden gözden geçirmeli ve O’nun getirdiği ilahi emir ve yasaklara ne kadar tabi olduğumuzun vicdani muhasebesini de yapmalıyız.
Bu gecede camilere gidilmeli, cemaatle namaz kılınmalı, yapılan vaaz-u nasihatler dinlenilmeli ve okunan mevlitler dinlenmeli, yapılan toplu dualara iştirak edilmelidir.
Evlerde büyükler elleri öpülerek, küçükler hediyeler verilerek, yoksul, yetim ve muhtaçlarda yardım edilerek sevindirilmeli, fakir fukara görüp gözetilmelidir.
Yine bu gece geçmiş ve nafile namazlar kılınmalı, Kuran-ı Kerim okunmalı ve geçmiş günahlara tevbe istiğfar edilmeli, kendimiz, ailemiz, milletimizin ve devletimizin bekası ve mazlum Müslüman milletlerin kurtuluşu için dualar edilmelidir
Bu duygu ve düşüncelerle bütün Müminlerin Mevlit Kandillerini kutlar, bu gecenin; güçlü devletimizin ve büyük milletimizin ebediyen payidar olmasına, kahraman ordu ve emniyet mensuplarımızın, din devlet ve millet düşmanlarına karşı karada, havada ve denizde daima muzaffer olmasına, ülkemizin ve İslam Aleminin her türlü bela ve musibetlerden özellikle savaş tehlikesinden mahfuz olmasına, İslam Âleminin birlik, beraberlik, ve kardeşliğine, insanlığın hidayetine, ailelerimizin saadetine ve milletimizin mutluluğuna, mazlum milletlerin de kurtuluşuna vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim.
Ankara’dan selam, saygı ve dua ile.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol