10.01.2014, 01:43 286

MEVLİD KANDİLİ

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Küfrün karanlığında İlahi yolu yitirerek, küfrün ve şirkin çıkmaz ve sapık yollarında debelenen insanoğlu için Yüce Allah’ın, “bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı, Allah’ın izniyle bir davetçi ve nur saçan bir kandil” olarak gönderdiği sevgili peygamberimiz Muhammet Mustafa sallallahu aleyhi vesellemin, doğum yıl dönümü bilindiği gibi 12 Ocak 2014 Pazar günüdür. Bu sebeple, pazar gününü pazartesi gününe bağlayan gece de “ Mevlid Kandili” dir.
“Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik” İlahi hitabına mazhar olan ve Peygamberler zincirinin son halkasını teşkil eden, Peygamber Efendimiz; “Hiçbir ırkın diğer bir ırka üstünlüğü yoktur” buyurarak, insanlığı kavmiyetçilik ve ırkçılık illetinden kurtarmış, “İnsanların sosyal durumu ne olursa olsun, bütün mü’minlerin kardeş ve eşit olduğunu” ilan ederek eşitliği getirmiş, “Cennet annelerin ayağı altındadır” buyurarak, kadına sosyal hayatta üstün değer ve yer vermiş olan, Cenab-ı Hakk’ın sevgilisi, örneğimiz ve önderimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)’nın dünyayı şereflendirmesi ile küfrün ve şirkin karanlık bulutları artık inanlığın ufkundan silinmiştir.
Bilindiği gibi 1989 yılından buyana, Peygamberimizin miladi takvime göre doğum günü olan 20 Nisan tarihini içine alan hafta,“Kutlu Doğum Haftası” olarak kutlanmaktadır. Bu haftanın gayesi, Peygamber Efendimizi (s.a.v.) bütün insanlara, anlatmak, öğretmek, tanıtmak, sevdirmek, dolayısıyla, O’nun şahsında İslam’ı öğretmek, tanıtmak, sevdirmek ve anlatmaktır. Bu vesile ile İslam’ın dünkü ve bugünkü problemlere bakış tarzını ortaya koymak, bu konuda araştırmalar yapmak ve yaptırmaktır.
Aynı zamanda çocuklarımıza ve gençlerimize örnek alınacak, bir üstün insan ve insanı kamil tipi olarak, Peygamber Efendimizi takdim etmek, yeryüzündeki geçmiş ve gelecek bütün insanlardan, velilerden ve şeyhlerden üstün bir kimse olarak sevilmesini, sayılmasını ve davranışlarının örnek alınmasını sağlamaktır.
Keza, bütün insanlarda; sevgi, merhamet ve adalet duygularını oluşturabilecek bir insan olarak da, Peygamber’imizin örnek alınmasını sağlamaktır. Peygamberi örnek almak Allah’ın emri olmakla beraber, riski olmayan bir davranıştır. O’ndan başka bir veli, bir şeyh veya herhangi bir din büyüğünü örnek almak demek, o kişinin yanlış, hata ve kusurlarına da ortak olmak demektir. Kul kusursuz olamayacağı için bu saygı değer insanlar da kusursuz olamazlar. Ancak kusursuz bir fani vardır. O da Peygamberdir, çünkü O, yanılacağı zaman bizzat Allah tarafından uyarılarak yanlış ve hata yapmasına meydan verilmemiştir. O’nu Allah terbiye etmiştir ve terbiyesini güzel yapmıştır. Peygamber’in öğretmeni bizzat yüce Allah’tır. Peygamber “ismet” sıfatına sahiptir, günah işlemez.
Hz. Peygamberin doğuşu, insanlara örnek oluşu ve yol gösterici olarak görevlendirilmiş olması, Allah Teâlâ’nın insanlara en büyük lütfudur. Nitekim bu husus Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilmektedir:
“And olsun ki içlerinden, kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan, onları (kötülüklerden ve inkardan) temizleyen, kendilerine kitap ve hikmeti öğreten, bir Peygamber göndermekle Allah, Müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. ” ( 3/164)
Hz. Peygamber; her fani gibi aramızdan ayrılmıştır. Ancak O’nun getirmiş olduğu ilahî mesaj, kıyamete kadar bâkidir. İnsanlığın muhtaç olduğu bütün esaslar, insanî ve ahlakî bütün değerler bu mesajda mevcuttur. Bunalım içinde kıvranan insanlık bu tebliğe bugün her zamankinden daha çok muhtaçtır.
Modern zamanların bunalımlı, gayri adil ve acımasız dünyasında, insanlığın kurtuluşu, huzur ve güven içinde yaşaması, ancak Peygamberin getirdiği Kitabın, “Sirati Müstakim” diye tariff ettiği Allah’ın yolunda gitmekle, O’nun emirlerine uygun olarak yaşamakla mümkündür.
Peygamberin tebliğini bütün mü’minlerin ve hatta bütün insanların öğrenmesi için biz Müslümanlara daha büyük görevler düşmektedir. Allah Rasulunün açtığı pencereden, çağın adamı olarak Kur’an’a, Sünnete ve hayata bakmalı, Kur’an’la çağın insanını buluşturmalıyız. Bir fazilet güneşi ve hidayet meşalesi olan Allah’ın elçisini, her yönü ile iyi tanımalı, tanıtmalı, O’nun yüce ahlakını, fikirlerini öğrenmeli, öğretmeli ve pratik hayatımızda uygulamalıyız.
Peygamberimiz bizzat Kur’an ifadesiyle en mükemmel insan olduğuna ve üstün bir ahlak üzere yaratıldığına göre, kemale ermek isteyen her insan, O’nu iyi anlamak ve örnek almak durumdadır. Bu bize aynı zamanda Cenab-ı Hakk’ın bir emridir. Yüce Allah bu hususta şöyle buyurmaktadır:
“Ey Rasulüm! De ki, Eğer Allah’ı seviyorsanız, bana tâbi olun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” ( 3/ 31)
“And olsun ki, Resûlallah sizin için Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ile Allah’ı çok zikredenler için çok güzel bir örnektir, çok güzel bir modeldir.” ( 33/ 21)
“Peygamber size ne verdi ise onu alın, size neyi yasakladı ise ondan da sakının.” ( 59/ 7)
“Çünkü O, kendi hevasından bir şey söylemez, O ancak kendisine vahyedileni söyler.” (Necm Suresi,164)
İşte Mevlid kandillerini bu anlayış içinde ve bu düşünce ile ihya etmeliyiz. Bu gecelerde kandil gecelerine mahsus bazı âdet ve gelenekleri icra etmek ve mevlid okumakla birlikte, Allah’a imanımızı, Hz. Peygamber’e (s.a.v.) olan sevgi ve bağlılığımızı yeniden gözden geçirmeli ve O’nun getirdiği ilahî emir ve yasaklara ne kadar tâbi olduğumuzun vicdanî muhasebesini de yapmalıyız.
Bu gecede, aklı yeten çocuklarımızla birlikte camilere gidilmeli, cemaatle namaz kılınmalı, vaaz, nasihat ve mevlidler dinlenmeli, topluca yapılan dualara iştirak edilmelidir.
Evlerde büyüklerin elleri öpülerek gönülleri alınmalı, küçükler hediyeler verilerek sevindirilmeli, yoksul, yetim, muhtaç, fakir ve fukaralar da yardım edilerek hoş tutulmalı, görüp gözetilmelidir.
Yine bu gece geçmiş ve nafile namazlar kılınmalı, Kur’an-ı Kerim okunmalı ve geçmiş günahlara tevbe istiğfar edilmeli, kendimizin, ailemizin ve milletimizin mutluluğu, devletimizin bekası ve mazlum Müslüman milletlerin kurtuluşu için dualar edilmelidir.
Bu vesile ile değerli okuyucularımın ve tüm müminlerin kandillerini tebrik eder, Mevlid kandilimizin her türlü hayırların fethine, şerlerin define, milli birlik ve beraberliğimizin pekişmesine vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim.
İzmir'den selam, saygı ve dua ile.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
19°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@